• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Müftümüzün konferanslarında tatil bitti -2

Mustafa Namdar

            26.08.2004

DOĞAL AFETLER VE SORUMLULUK:

-İnsana aklını kullanma ve seçme hakkı verildiği için, insan sorumlu bir varlıktır.

-İnsan, yaratıcısına ibadet etmekle, hak sahiplerine adaletli davranmakla görevlidir.

-İnsanın Allah’a ait görevini ihmal etmesi halinde, bunun Allah tarafından affedilebilineceğini, ancak kul hakkının affedilmeyeceğini ifadeyle en önemli konunun, doğal afetlerden korunmak için bilimadamları ve uzmanların önerilerini dikkate almak gerektiğini söyledi.

DOĞAL AFETLER, DEPREM VE DİN:

Deprem gibi doğal felaketlerin zaman zaman dini bir perspektifte tartışılması İslam dünyası ile sınırlı değildir. Batıda Hıristiyan aleminin de geçmişte bu konularda daha dinsel tavırlar sergilediği görülmektedir. 1 Kasım 1955 Lizbon depremi ahlak bozulmasına örnek gösterilmiştir.

İSLAM DÜNYASINDA NE OLMUŞTUR?

İslam dünyası, bulunduğu coğrafi konumu nedeniyle depremi en çok yaşayan ve tartışan toplumlardandır. Bu tartışmalarda din görüntüsü gündeme geldiği gibi, fiziksel anlamdaki değerlendirmeler de ihmal edilmemiştir.

Tarihin derinliklerinde gömülü kalan depremleri, din ile bağdaştırmalar hep olmuş. Tanrı’nın insanları cezalandırmak için gönderdiği ilahi bir belirti olarak algılamışlardır.

DEPREM VE DİĞER AFETLER İLAHİ BİR CEZA VE İKAZ MIDIR?

Şurası bir gerçek ki, "Yüce Allah kullarına zulmetmez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler." Deprem olayını ancak bu Kur’ani bakış açısıyla sağlıklı bir çerçevede değerlendirebiliriz. Öncekille bilmeliyiz ki, depremin acı bilançosunun altında ağırlıklı olarak beşeri ihmaller yatmaktadır. Allah tabiat olayları için bazı kurallar koymuştur. Bu kurallara uyan insanlar dere yataklarda konut yapmaz fayların geçtiği yerlerde imar faaliyeti olmaz.

Bütün olanlar karşısında deprem ve doğal afetleri Allah’ın bir kesime cevabı veya cezası olarak görmek hem son derece yanlış, hem de dayanaktan yoksun bir iddiadır. Bu noktada İslam, konuyla ilgili uzman bilimadamlarının söylediklerine itibar etmemizi telkin eder.

İslam dininde suç ve cezanın şahsiliği prensibi vardır. Kur’anı Kerim’de herkesin kendi işlediği suçlardan dolayı ceza göreceği ifade edilmektedir.

"Herkesin kazandığı kendisinedir. Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez." (En’am 164)

"Kim kötülük yaparsa, cezasını görür. Kendisine Allah’tan başka ne dost, ne de yardımcı bulunur." (Nisa 123-124)

Bazı durumlarda cezanın genel oluşu. Müslümanlar birbirini kontrol etmelidirler. Birinin diğerine gördüğü hatayı, onu kırıp incitmeden düzeltmeye çalışmalıdır. "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın anlatışı yanlıştır."

Deprem için yapılması gerekenler: İşi ehline vermek-Depreme hazırlıklı olmak-İrade ve yetkiyi doğru kullanmak.

İşi ehline vermek: Yüce Allah Kur’anı Kerim’de çok açık bir şekilde Allah size emanetleri ehline vermenizi emrediyor.

Depreme hazırlıklı olmak: Yapılanma yapılacak her bölgenin durumuna göre ilim ve fennin teknik imkan ve uyarılarına dikkat etmek.

İradeyi ve yetkiyi doğru kullanmak: Allah herşeyi insanların kullanması için emrine vermiş. Deprem uc afetlerden korunmak için çözüm bilim adamlarınındır. Dinin bu noktadaki fonksiyonu sadece genel ilke ve hedefleri belirlemektir.

Bu yazı toplam 237 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim