• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

MUHALEFET

Mustafa Namdar

Düşünce farklılığından meydana gelen ayrılıklar insanlığın oluşumuyla birlikte başlamış. Öyle olmasaydı topluluklar, kavimler, ırklar, dinler ortaya çıkar mıydı? Adem ile Havva'dan türeyen birbiriyle kan bağı olan insanlar bugün birbirine tetik çeker miydi? İnancımızda melek var şeytan var. Biri iyilik, biri sapkınlık için insan aklını zorluyor. Düşüncemizin karşıtı görüş belirtilen her olayda diklenip karşı görüşü dışlamak yerine harmanlayıp içinden zararlıları ayıklamak dururken neden kavga tercih edilir? Günlük öğünde soframıza gelen ekmeğin kökünde bir buğday denesi var. Toprağın karanlığında hayat bulan buğday denesi bir başakta çoğalarak toplanıyor. Yapılan işlemlerden sonra özünden un, kabuğundan kepek yapıyoruz. Kepek; sen işe yaramazsın diye çöpe mi atılıyor? Özün korumasını yapan kabuğu parçalayıp kepek yaparken sağlık için diyet ekmek yaparak sofralarımızın bir başka köşesinde yerini alıyor. Biri var diye diğeri yok sayılmıyor. Her ikisi de birbirinden ayrılmış olsalar da nasıl ki yaşam için gerekliyse siyaseten muhalefet de, insanların yaşam kalitelerini yükseltmek, mutlu olmalarını sağlamak adına vazgeçilmezdir. Öyle mi? Görünen köy kılavuz istemiyor.Bakın çevrenize görün olanları...

Kimimiz gözlük takarız, uzağı ve yakını daha rahat görmek ya da ışıktan korunmak için. Kimimiz gözlük takarız , baktığımız yeri belli etmemek için. Kimimizde taraf gözlüğü takar olduk, yalnız kendi düşüncelerimizdeki insanların hazırlayıp ortaya koyduklarına bakabilmek için. At gözlüğü gibidir, tek istikameti görür sağda solda ne var göremezsiniz ama kulağınıza gelen seslerden tedirgin olur, ürker, şaha kalkarsınız. Gerçeği görme, gerçeği düşünüp değerlendirme olanağı vermez taraf gözlüğü. Şartlandırır doğru karar veremezsiniz.

Karşı olma davranışı olarak ortaya çıkan muhalefetle kavga, hep birinci sırayı mı alır? Ya da almalıdır? Son dönemlerin ''ortak akıl'' söylemi dillerden düşmemesine karşın uygulamada, hep sınıfta kalıyoruz. Çok sesliliğin demokrasi olduğu bilinmesine karşın, tek sesin hakimiyeti hep devam etsin zorlaması, barışık olmayı hep engeller hale geliyor. Huzur ve güvenin yolu iletişim kurmaktan geçiyor. Meramımızı anlatamama sonucunda işi yumruğa döküyoruz. Sağlıklı iletişim, güven duygusunu pekiştirir. İnsanları tek kulvarda koşmaktan, şartlanmışlıktan kurtarır.

İnsanlar muhalefet ediyor diye eleştirmek, yumruk sıkarak gardımızı alarak beklemek yerine; el uzatıp kucaklaşarak daha güçlü olmanın yollarını bulmak, insan aklının gücünde saklı olduğuna inanıyorum. Yara kaşımak yerine, aklımızın örtüsünü kaldıralım. Ortak payda güzelliklerde, dostluklarda buluşalım.

05.10.2011


Bu yazı toplam 789 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim