• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Mustafa Kemaller 20 yaşında

Mustafa Namdar

Anne babasını trafik kazasında kaybettiğinde henüz 3 yaşındaydı. O kazada otomobilden fırlamış. Yol kenarındaki hendekte çalılıklar içinde bulmuşlardı. Mucize diyorlardı kurtulmuş olmasına. Anneannesi bakıyordu o gün bugün. Dedesini de kaybetmiş, ondan kalan emekli maaşıyla sağlıyorlardı geçimlerini. Çok iyi olmasa da kimseye muhtaç olmadan gelip geçiyordu zaman. Yıllar ne çabuk da geçiyordu. İşte lise son sınıfa gelmişti. ÖSS sınavlarına çalışıyordu var gücüyle. Başarılı bir öğrenciydi, takdir teşekkürle gelmişti son sınıfa...

Okuyup elektrik elektronik mühendisi olmaktı tüm arzusu. Sınavı kazanmakta tereddüdü yok, kendinden çok emindi. Tek kaygısı, bir aksilik olup sınava giremezse ne olacağıydı. Umut bu, gün doğmadan neler doğardı. Bir şeyi istemek önemliydi. Hedefi belli değilse, adrese ulaşmak olanağı yoktu.

Onu çok iyi biliyordu. Onun için de bütün olasılıkların hesabını yaparak, hazırlanıyordu sınavlara....

Ne olduysa yılbaşı gecesi oldu. Gecenin ikisinde ninesi hastalandı, onu gecenin karanlığında 112 Acil servisle hastaneye kaldırmıştı, kafası karma karışıktı. Şimdi ne olacaktı? Ya köyü birşey olursa! Ya ninem iyi olamazsa?! Bir şey olmaz, bir şey olmaz diyordu bir yandan. Hem geçen yıl yılbaşında dua etmemiş miydik birlikte. Gelecek yıl sağlık içinde geçsin. Ben başarılı olayım diye olmamış mıydı dualarımız...

Ninemin ani rahatsızlığı benliğimi sarmıştı. Şu anda tüm dünya insanları yeni yılı coşkuyla karşılarken, ben ninemin başındaydım. Onun derin derin nefes alışverişini izlerken, benim de darlaşan göğsüm inip çıkıyordu sanki. O anda içten gelen duygularımla tıpkı anneannem gibi dua ediyordum. “Allah’ım, ne olur onu bana bağışla. Sıcak nefesini üstümden eksik etme” diye...

Bir umuttu içimde yanan. Tüm insanlık alemi belli bir umutla girmiyor muydu yeni yıla. Kimbilir kaç evde insanlar benim yaşadığımı yaşıyordu. Kimbilir kaç insan çaresizdi ıssız yollarda. Kimbilir kaç bebek yeni dünyaya gözlerini açabilmek için çırpınıyordu ebesiz, doktorsuz çaresizlik içinde. Bense şanslıydım, ninemi önce Allah’a, sonra doktorlara teslim etmiştim.

İnsanlar eğleniyormuş, eğlensinler. Herkes mutlu geçirsin bu özel geceyi. İnsanlar sevdikleriyle mutlu olsun. Ben de sevdiğimin yanında değil miyim!

Hem o bana demiyor muydu “Oku adam ol! Elin ekmek tutuncaya kadar seninleyim. Kendi ayaklarının üzerinde durmasını öğren.” Elleri ellerimdeydi.

Avuçlarının sıcaklığını hissediyordum. Bir ara sanki ellerimi sıktı “Hadi üzülme, daha nice seneler beraberiz. Yeni yılın mutluluklar getirsin” der gibiydi...

***

ESPRİLERİ İLE İÇİMİZDEN BİRİ ATATÜRK

Bir akşam kendisine nazı geçenlerden biri:

“Düşünmelisiniz ki eğer ölürseniz; heykelinizi parça parça ederler. Yaptıklarınızın hiç biri ayakta kalmaz. Çok yaşamaya bakmalısınız” dedi. Ben de sofradaydım. Güldü, işte o zaman bize gönlünün sırrını açtı:

“Unutmayın ki, Mustafa Kemaller bugün 20 yaşındadır” dedi.

(İlknur Göktürkün Kalıpçı’nın kitabından alınmıştır.)

2008 yılında kimbilir kaç bin Türk genci, bugün 20 yaşında. Kimbilir kaç milyon insan 2008 yılının sevgi, barış, hoşgörü yılı olması dileğiyle dua etmekte. Mutluluk içinde sevdiklerinizle nice yıllara.

03.01.2008

Bu yazı toplam 350 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim