eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 102.234
  • Altın 146,353
  • Dolar 3,5209
  • Euro 4,1790
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

MUTLU OLABİLMEK

Mustafa Namdar

Mutlu olmanın koşullarından birisidir .“Dertsiz baş kaygısız aş”. Dertlerden arınmış sağlıklı düşünebilen bir baş. Sağlık problemi yok. Mal mülk kavgası yok. Dargınlık kırgınlık yok. Cüzdan dolu, para sıkıntısı yok. Aşk ve sevda konusunda bir problem yok. Ocakta ateş üstünde tencere içinde aş. Çoluk çocuk birlikte paylaşılan mutluluk ve yerinde bir sağlık, dertsiz kaygısız bir dünya. Oh ne güzel bir yaşam ! tüm insanlar böyle olabilse. Şu sosyal adalet kapıları hiç kapanmaz. İşte eşitlik işte kavgasız bir dünya. Bütün bunlara karşın heyecansız bir yaşam.

Bu durum yaşam, madalyonun bir yüzü. Ya diğer yüzündeki hayatın gerçekleri. İki günün birbirine benzemesin buyruğundaki çalışmak gerçeği!!

Ev yok. Olsa da duvarları çatlak, çatısından su akıyor. Çocuk daha dünyaya açarken gözlerini başlıyor maceraya. Kimi toprağa düşüyor, ağıtlar yakıyor çaresizliğe. Bebeği sarmak için oyalı kundaklar yok. Ocakta ateş üstünde aş yok. Üstelik ucundan tutacak iş yok. Umut; komşudan ve devletten gelecek bir paket çay ve makarna. Tek sermayesi dua…

At kuyruğundaki sinek gibi yaşam. Böylesi bir ortamda mutluluktan söz etmek mümkün mü?

İşte yılın son sultanı denen Ramazan ayı, fakir fukaranın umudu, zenginlerimizin hayır kapılarını açması. Bu ayda yardım vanaları açılmış gürül gürül akıyor. Kurulan çadırlarda kurum, kuruluş, sivil toplum ve insanlarımızın yardım eli için eli cüzdanlarında.

Yaratılan sevgi yumağının açılımı, paylaşılan mutluluğunu görmek ne güzel... Ramazan ayının özelliği, güzelliği burada olmalı.

Akla gelen ve yaşanan bu güzellikler, insanca yaşam adına neden bir ay  her gelen Ramazanda fakir fukara sayısını işaret eden çadır sayıları artıyor da, eksilmiyor. Yoksa bizler fakirleşiyor muyuz ?

Bizim mutluluğumuz; geleceğin sahipleri gençlerimize üretimi arttırmakla mümkün olduğunu öğretmekle gerçekleşecektir.yardım çadırlarının yerini bacasından duman çıkan fabrikalarının çoğalmasıyla mümkün olacaktır. Bunun da yolu mesleki teknik öğretime verilecek önemdedir.MUTLU OLABİLMEK

 

Mutlu olmanın koşullarından birisidir .“Dertsiz baş kaygısız aş”. Dertlerden arınmış sağlıklı düşünebilen bir baş. Sağlık problemi yok. Mal mülk kavgası yok. Dargınlık kırgınlık yok. Cüzdan dolu, para sıkıntısı yok. Aşk ve sevda konusunda bir problem yok. Ocakta ateş üstünde tencere içinde aş. Çoluk çocuk birlikte paylaşılan mutluluk ve yerinde bir sağlık, dertsiz kaygısız bir dünya. Oh ne güzel bir yaşam ! tüm insanlar böyle olabilse. Şu sosyal adalet kapıları hiç kapanmaz. İşte eşitlik işte kavgasız bir dünya. Bütün bunlara karşın heyecansız bir yaşam.

Bu durum yaşam, madalyonun bir yüzü. Ya diğer yüzündeki hayatın gerçekleri. İki günün birbirine benzemesin buyruğundaki çalışmak gerçeği!!

Ev yok. Olsa da duvarları çatlak, çatısından su akıyor. Çocuk daha dünyaya açarken gözlerini başlıyor maceraya. Kimi toprağa düşüyor, ağıtlar yakıyor çaresizliğe. Bebeği sarmak için oyalı kundaklar yok. Ocakta ateş üstünde aş yok. Üstelik ucundan tutacak iş yok. Umut; komşudan ve devletten gelecek bir paket çay ve makarna. Tek sermayesi dua…

At kuyruğundaki sinek gibi yaşam. Böylesi bir ortamda mutluluktan söz etmek mümkün mü?

İşte yılın son sultanı denen Ramazan ayı, fakir fukaranın umudu, zenginlerimizin hayır kapılarını açması. Bu ayda yardım vanaları açılmış gürül gürül akıyor. Kurulan çadırlarda kurum, kuruluş, sivil toplum ve insanlarımızın yardım eli için eli cüzdanlarında.

Yaratılan sevgi yumağının açılımı, paylaşılan mutluluğunu görmek ne güzel... Ramazan ayının özelliği, güzelliği burada olmalı.

Akla gelen ve yaşanan bu güzellikler, insanca yaşam adına neden bir ay  her gelen Ramazanda fakir fukara sayısını işaret eden çadır sayıları artıyor da, eksilmiyor. Yoksa bizler fakirleşiyor muyuz ?

Bizim mutluluğumuz; geleceğin sahipleri gençlerimize üretimi arttırmakla mümkün olduğunu öğretmekle gerçekleşecektir.yardım çadırlarının yerini bacasından duman çıkan fabrikalarının çoğalmasıyla mümkün olacaktır. Bunun da yolu mesleki teknik öğretime verilecek önemdedir.

Bu yazı toplam 573 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim