• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

NE DERSİNİZ DERS ALDIK MI?

Mustafa Öz

İktidar 11 yıldır ülkeyi yönetiyor. Bilim insanları diyor ki; Tesadüfen bir çizgi çekin bu çizgi mutlaka iki doğru noktadan geçer. İktidarın 11 yıllık icraatının içinde hiç doğru bir şey yok demek hem objektif olmaz hem de çoğunluğun iradesine saygısızlık olur.
İktidar bu 11 yıllık süreçte MUKTEDİR olmak için harcadığı enerji-tavır tutumu kendine oy vermeyenleri kazanmak içinde bir miktar harcasa bu olanların hiç birisi olmaz YOL KAZASI MEYDANA gelmezdi.
Bir önceki yazımda yazdım. Gerilimden fayda temin etmekte bir yoldur. Ancak ülke geleceği için uzun vadede kalıcı bir politika olamaz. Ülkeye ve bu siyasi yolu benimseyene zarar verir.
Bu ülke hepimize lazım ( Pasaportu cebinde olup anında koşacaklar hariç) Siyaseti de, ticareti de, çocuk büyütmeyi de yaşamayı da ecdadımızın bize emanet ettiği bu topraklarda yapacağız- yapmalıyız.
Bu nedenle önce BEN-BEN demeyim: Ülkem ve insanım diyeceğiz. Ne oldum değil ne olacağız diyeceğiz. Demokrasilerde çoğunluk azınlığı Tahakküm altına almadığı gibi azınlıkta çoğunluğa karşı hukukun içinde kalarak demokratik tepkilerini koyacak. Vurmadan kırmadan birbirimize karşı saygılı olarak taleplerimizi- eleştirilerimizi ortaya koymalıyız.
İktidar ise her ağzını açanın ağzını kapatmak, kapattırmak, manipülasyon yapmak, öç almak, nefret psikolojisi oluşturmak, ayrıştırmaktan, uzak durmalıdır. Ben iktidarım ben ne istersem o olur. Benim arkam da çoğunluk var anlayışını artık 3. Dünya ülkeleri bile YEMİYOR!
Tüm erkleri (Yasama-yürütme-yargı hatta 4. Kuvvet Basın) elinde tutsan bile TOPLUMSAL tepkinin önünde durulamaz. Duramazsın. Öyleyse 76 milyonu kucaklamalısın.
Toplumdaki iç dalga ve devinimi bir iktidar iyi okumalı idi… Maalesef TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ ve sonuçları toplumu dip dalgalarının ne öncesin de ne de sonrasında okunamadığını gösteriyor.
İktidarın bu yanlış okuması TEHLİKELİ AYRIŞMAYI hızlandırıyor. Olan ülke insanına ve ülkemize değerlerimize (Ekonomik-İnanç-Kültürel) oluyor.
SÜREÇ DOĞRU YÖNETİLSEYDİ SONUÇ BU MU OLURDU!
Şayet iktidar CEBERRUT yönetim anlayışını toplumu kutuplaştırdığını var olanı NEFRETE dönüştürdüğünü görebilse; Yeni nesil gençliğin taleplerini-sıkıntılarını kısaca ruh halini anlayabilse gezi parkı olayları hem bu sonuca gitmez hem de iktidara ve bilhassa başbakana karşı toplumsal bir direnişe kesinlikle dönüşmezdi.
17 günlük süreçte Yerel Yönetim- iktidar yetkilileri toplumsal algıyı kötü yönettiler. Farklı açıklamalarla kaşıdılar. Orantısız güç ile tahrik ettiler. Pusuda bekleyen her türlü marjinal grubun oraya üşüşmesini sağladılar. İç ve dış kötü niyetlerin iştahını kabarttılar.
İktidar gelişmeleri iyi okuyamadığı gibi iyi de yönetemedi. Tansiyonu düşürmek bir yana daha da arttırdı. 5 can- onca tahribat belleklere kazınmış NEFRET…
Peki olayların siyasi ve ideolojik yanı var mı? Olayları tertipleyenlerin sosyal medyada organize olmak biçimi olaylardaki başlangıç tutumları bildiğimiz JARGON dan farklı bir tepki ve gençlikle karşı karşıya olduğumuzu bunların taleplerinin dinlememiz gerektirdiğini gösterdi.
Ancak olay bir asayiş olayı gibi algılanıp çığırından çıkınca pusuda bekleyen o bildik tortular ideolojik tavırla yaktılar, yıktılar ülkeye ve insanımıza zarar verdiler. AKP iktidarını köşeye sıkıştırmak için çizgisinden çıkardılar. Ekonomik zarar gördü. Endişe arttı. İktidar sertleştikçe onlarda sertleştiler. Olmadık taleplerle isyana yeltendiler.
İktidarın nutku tutulmuş mu okuyamıyor. Okuduğunu anlayamıyordu. Çıkış yolu olarak meydanı seçti devam dedi.
Oysa eylemlerin başlangıcında yer alan binlerce gencin ve halkın talepleri bize ne anlatıyor ona bakılmalı idi. Onların sosyal, psikolojik, ideolojik, alt yapıları iyi analiz edilmeliydi.
Eğitim sisteminin YAP-BOZA dönüştürülmesi. Gen üniversiteli işsiz oranının %37lerde olması.
Üniversitelerde – YÖK ile ilgili düzenleme yapılmaması. Olaya sadece üniversite sayısı ve kredi seviyesinden bakılması YÖK'ün ele geçirilmesi ile yetinilmesi.
Dine ağırlık veriliyor görüntüsü ile bazı okullara ayrıcalık tanınıp gençler arasında ayrım yapılıyor havasının yaratılması kutuplaşmalarca artmasına yol açtı.
OLAYLARDA DIŞ FAKTÖRLERİN ROLÜ NEDİR?
Türkiye bulunduğu coğrafya – Jeopolitik durumu ve tarihi geçmişi ile komşuları ve dünyayı tanzim eden güçlere daima KISKANILAN VE KIŞKIRTILAN bir ülke olmuştur. Bizi birbirimize düşürmek, sorun icat etmek geçmişimizle geleceğimiz hakkında köprü kurmak hep engellenmiştir.
Bu olaylarda da bu yönüyle dış bağlantılar düşünülebilir. Orta doğudaki algılar, ülke ile ilgili iktidarın verdiği kısmen doğru, kısmen yanlış algılar ülkemizle ilgili kötü niyetleri kıpraştırmış olabilir.!
Ancak SİYASET: Bugünü, yarını, geleceği planlama sanatıdır. Kendi insanını anlamayan onun nabzını ölçemeyen SİYASET dese ne derece anlamlı olur. İktidar 11 yıllık yönetim tecrübesini EHLİYETE ÇEVİREMEMİŞ ve olaylar şirazesinden çıkmıştır.
Hukuka hem iktidar, hem de itirazları olanlar saygı göstermeli. Meydanlar hesaplaşma yeri haline getirilmemeli demokrasinin gereği sandıkta yapılmalı. Ülkeye insanımıza daha fazla zarar verilmemelidir. Özellikle iktidar 100.000-bir milyon hesabından vazgeçip iyi bir muhasebe yapmalıdır. SÜKÜNET HERKESİN HAYRINADIR..!

Bu yazı toplam 1175 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim