• BIST 1.552
  • Altın 442,316
  • Dolar 7,3665
  • Euro 8,9421
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -5 °C

NE FAZLA UZAK , NE FAZLA YAKIN

Suat Tosun

                  ( KİRPİ   MESAFESİ  )

En    son   ne      zaman    bir   kirpiye   rastladınız  ?

Benim  en son karşılaştığım  kirpi ; 2013 yılında  değerli  Yener Bandakçı Ağabey, doğa  aşıkları   Mete ve Metin Ferah Kardeşler  ve  Mustafa  Cop Bey’le Bolu-Saççılar Köyü Mezarlığında, şampiyon anıt ağaç Saççılar   Meşesini  ziyaretimizde   adeta bizi   karşılamıştı.

Esrarlı, tuhaf  bir  hayvan  olan kirpi, yüzyıllardır biyolog, filozof ve psikologların ilgisini çekmiştir. Mütevazi  kirpi,  dikenli dış görünüşüne  nazaran gösterdiğinden  daha kırılgandır.

Duayen  psikolog    Sigmund Freud’un “ kirpi saplantısı” çalışma masasına kadar uzanmıştı. Alman   felsefecisi  Arthur   Schopenhauer’in  “ kirpi  ikilemi” tezi,  insanların  benzerlik   kurduğu bir   durumlar silsilesidir. ” Kirpi mesafesi “ diye  adlandırılan  mesafenin  hem öğrenilmesi ve hem de muhafaza edilmesi zordur.

Bir yıla yakın korona mesafesi ile maske ve hijyen takıntılarıyla - deyim yerindeyse cebelleşirken –kirpilerde çok daha eskilere dayanan bir mesafe olduğunu  gündeme getirmek  sıkıcı mı olur, yoksa ilginç mi olur ?  doğrusu bilemedim.

Neymiş  bu  kirpi  mesafesi ?

Kirpiler kış mevsiminde donmamak için yeraltında önce birbirlerine  yaklaşırlar.  Fakat o anda dikenlerinin batmasıyla ayrılırlar. Üşüyüp  pek çok bir araya  geliş  ayrılış döngüsünden  sonra, nihayet kirpiler birbirlerine ne   fazla uzak, ne de fazla yakın olmanın ,hem soğuktan  ve hem de karşısındaki  kirpinin batan dikenlerinden korunmada  en uygun yöntem olacağını  keşfederler.

Kirpilerin  birbiriyle ilişki kurmayı öğrenmesi - deneme yanılma – yolundan geçer  .İnsanoğlu da galiba daha iyi  bir öğrenme yolunu keşfetmiş değil...

Uluslararası  ilişkiler öğretim üyesi Evren  Balta (2019);  kirpi mesafesini Suriye ‘deki Arap Savaşında  Türkiye ile Rusya’nın  ilişkilerini ,birbirlerine ne fazla uzak , ne fazla yakınlaşma olarak  benzetmekte  ve yorumlar yapmaktadır.

Peki ya , bir tehlike karşısında  kirpinin top halini alması  ,insanoğlunun  depremde alacağı  cenin vaziyetini taklit etmesini de  çağrıştırmıyor mu ?

Kirpi dünyasında neler oluyor ?

Mütevazi  kirpi ,2018 yılında İngiltere’de BBC Wild life Magazine  anketinde “İngiltere’nin ulusal türü “ ve Kraliyet  Biyoloji Derneği anketinde ise; “Britanya’nın en sevdiği memeli” olarak taçlandırılmıştır.

Halkın Tehlike Altındaki Türler Vakfı tarafından  son on yılda yürütülen iki vatandaş bilimi anketinden elde olunan  kanıtlar ,kirpi sayılarında önemli bir düşüşe işaret ediyor.Bu düşüşün arkasında  pek  çok  şüpheli var.

Kasabalar ve   köyler genişledikçe  habitat kaybı  ve  parçalanma  ,onları örtme ve yuvalama alanları sağlayıcı çalılıkların kaybı  ,kış uykusunu bozan  daha sıcak kışlar ve daha kuru baharlar ,böcek ilaçları,yol katliamları ve gelişen porsuk nüfusu…

Büyük yırtıcı hayvanların eksik olduğu coğrafyalarda ( örneğin kurtların olmadığı),onların  yerini orta  büyüklükteki  yırtıcılardan olan  porsuklar almıştır.

Hayvan  coğrafyacısı   araştırmacısı  Daniel Allen (2018)  ; İngiltere ‘de  kırsal da kirpi sayısının  20 yılda yarı yarıya  azalırken  ,kentsel  bahçelerde kirpi sayısının ise üçte bir oranında azaldığını ,bunun da suçlusunun insanlar olduğunu  belirtmekte. Değişen hayat  tarzları ve  zevkleri  ,tarım yöntemleri   ve yine bahçelerdeki çitlerin yerini geçilemez çitler  ve duvarların alması…

Diğer taraftan İngiltere’de  karayollarında  kirpi ölümlerinin yılda 100  bini aştığı tahmin ediliyor.

Şayet küçükte olsa bir bahçeye sahipseniz, kışın uyumak için  büyük  yaprak yığınlarını seven kirpiye mütevazi bir yatak hazırlayarak kirpi dostu olarak mutlu olabilirsiniz.

Bu gün  ÖĞRETMENLER  GÜNÜ

Mudurnu ‘da ilkokulda bana okuma ve yazmayı öğreten ,Bolu’nun değerli eğitimcisi, Rahmetli   Cahit Dinçtürk Öğretmenime Ulu Tanrıdan rahmetler diler,diğer tüm öğretmenlerime emeklerinden  dolayı sonsuz saygılarımı sunarım.

 

qq-214.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 4645 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim