eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.769
  • Altın 152,486
  • Dolar 3,7110
  • Euro 4,3659
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

Ne mutlu Türk’üm diyene

Bülent Dinçtürk

Geçen hafta suikaste kurban giden gazeteci Hrant Dink’in ölümü, bir hafta süre ile ülke gündemini işgal etti. Bu hazin cinayet, ülke olarak bazı şeyleri yeniden sorgulamamız gerektiğini ortaya çıkardı.

Cenaze merasiminde ortaya konan birlik ve beraberlik, ülkemizin gururu ve onuru konusunda iftihar edilecek bir tablo ortaya çıkardı. Ancak bunun yanında sorgulanması gereken garip durumlar da açığa çıktı.

Dink cinayetinin azmettiricisi olarak gösterilen Yasin Hayalin, Trabzon’daki bombalama eylemi nedeni ile yargılandığı davada “İYİ HAL” indiriminden yararlanarak cezasının 3 yıl azaldığı belirlendi.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

Ve bu olayda 6 kişi yaralanıyor. İşyeri tahrip oluyor. Maddi zarar büyük. Toplumun huzuru bozuluyor. Üstelik sabıkalı. Adam 11 ay yatıp çıkıyor. Daha işin gariplikleri bitmedi. Şimdi Yargı ve Adli sistemimizin ülkenin kaderinde ne denli etkili ve yetkili olduğunu görüp herkesin ve bilhassa TBMM’nin çok acil olarak bazı şeylere el atmasının gerekli olduğunun kanıtıdır.

Yargıtay’da aylardır bekleyen karar, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nce 17 Nisan 2004 tarihinde alınıyor. Şimdi Bombacı Hayalin alınan kararını açalım.

SABIKALI olan Hayali’yi mahkeme 9 yıl 8 ay hapse mahkum ediyor. Ancak sabıkalı olan Hayali cezasında İYİ HAL’den 3 yıl indirim yapılarak 6 yıl 8 aya indiriliyor. (İşte bu noktanın üzerinde durmak gerekir. Mahkeme hakimi Kaya Güleç’e sormamız lazım: Adam bir işyerine bomba atıyor ve 6 kişi yaralanıyor. Üstelik sabıkalı. Sayın Hakim şaşırmış herhalde, iyi ile kötüyü ayırmakta zorluk mu çekiyorsunuz? Eğer ülkede cinayetler, bombacılar, kapkaççılar çoğalıyorsa, bu çorbada tuzu olan iyi hal düşkünü bazılarının da sorgulanması gerekmez mi?

Ayrıca bombacı hayal düğünlerde ve maçlardan sonra havaya ateş açan magandaların yargılandığı maddeden yargılanmış. Buna da pes doğrusu diyor insan. Düğünde adam sevinçten, coşkudan kasıt olmadan havaya ateş ediyor. Peki bombacı Hayal ne yapıyor? Kasten, planlı olarak çevreye, insanlara, topluma zarar veriyor. Arada dağlar kadar fark var beyler.

Cezanın sadece 10 ayını “Patlayıcı madde atmak” suçundan alıyor. Bu ceza caydırıcı değil, adeta teşvik eder mahiyette. Her bir mağduru yaraladığı için de 3’er aydan alıyor. Yargıtay’da patlattığı mekanizmanın “Bomba” olup olmadığı da tartışma konusu olması bekleniyor. Ondan sonra kalkıp polisi sorguluyoruz. Toplumu suçluyoruz. Herkes şapkayı önüne koyup iyice düşünmeli. Ülke hepimizin. Bu gemi batarsa, bu geminin içinde olan herkes zarar görür.

En azından TAKDİR haklarımızı ülkenin menfaatleri yönünde kullanırsak, vatandaşlık görevini yapmanın huzuru içinde yaşarız.

Bombacı hayal daha fazla ceza almış olsa idi, bugün içerde olacaktı ve bu cinayet de işlenmemiş olacaktı.

Yazımızın başında belirttiğim gibi, Türklüğümüzle iftihar etmemiz gerekir. Ancak bazı şaşkınlar yağcılık ve yalakalığı huy edinmiş olacaklar ki, hepimiz Ermeniyiz diye slogan attılar. Yadırganacak bir durum. 1980-1990 arasında 30 tane diplomatımızı ASALA denilen Ermeni örgütü şehit etmedi mi? Cenaze merasimi günü Erivan’da Ermeniler Türkiye aleyhine slogan atmadılar mı?

Yine aynı Ermeniler bütün dünya devletlerinde soykırım kararları aldırarak ülkemizi ve insanlarını sıkıntıya sokmadılar mı? Fransa’da soykırım yoktur derseniz, 45 bin Euro ceza alır ve hapis yatarsınız. Şimdi Amerikan Senatosu’ndan soykırım kararı çıkarmak için tepinmiyorlar mı?

Hrant Dink’in cenazesinden büyük üzüntü duydum. Olmaması gereken bir olaydı. Bu cinayeti Türk milleti olarak kınıyoruz. Ancak hepimizin Ermeni olmasına, yalakalığa gerek yok.

Ama Ermeni olmak isteyenlere kapı açık. Arkanı dön ve çık. Erivan’a kadar gidebilirler.

Bu memlekette azınlık olarak yaşayan Ermeni vatandaşlar, hayatlarından memnun. Sorun bakalım onlara, Ermenistan’a gitmek istiyorlar mı?

Herkes benliğinin, vatanının, bayrağının kıymetini bilsin. Bu cinayet bir defa daha göstermiştir ki, vatanımızı bölmek isteyen, bizi dışarıya jurnalleyen içimizde satılık ve ülke düşmanları ile işbirliği içinde olan hainler var. Bu insanlara dikkat edelim.

İSMAİL CEM’İN ARDINDAN

Beyefendi kişiliği ve seviyeli üslubuyla hatırlarda kalacak olan değerli politikacı İsmail Cem, geçtiğimiz hafta vefat etti. Allah rahmet eylesin. Ülkemizin yetiştirdiği ender insanlardan biriydi. Bilhassa Yunanistan-Türkiye münasebetlerinde göstermiş olduğu yoğun çaba takdire şayandır. Seviyeli üslubuyla politikayı çirkinleştirmeyen nadir yetişen bir devlet adamı niteliklerine sahip, kişilikli ve kaliteli bir insandı. Onu rahmetle ve iyilikle anacağız. Ruhun şad olsun. Allah rahmet eylesin.

SELİM KADER de vefat etti. Sevdiğimiz bir arkadaşımızdı. Kibar ve beyefendi kişiliğiyle toplumumuzun beğenisini kazanan ve sevilen Selim Kader’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum. Ruhun şad olsun değerli kardeşim Selim Kader.

İyi haftalar dileğiyle. 

Bu yazı toplam 743 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim