• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Ne oldu, nasıl oldu..

Serkan Erkan

Geçen haftalara kadar tel tel dökülen, gelen gidenden gol yiyen ama bir türlü istenilen futbolu sahaya yansıtamayan, ligde kendini kanıtlamış bir teknik direktörün gitmesine sebep olan, bu takımda oynayan futbolcular bunlar değiller miydi?

Nankör meslek dememişler boşu boşuna.

İsterseniz yaşanan olayları bir örnekle anlatayım.

Teknik direktör olarak geldiğiniz takımda bir hava yaratırsınız.

Bir bakarsınız omuzlarda taşınırsınız, bir bakarsınız taraftarın göz bebeği haline gelirsiniz.

Sırası geldiğinde futbolcuları korur, bütün sorumluluk benim dersiniz. Ya da davranışlarınızla bu durumu hak edersiniz, ikili oynarsınız, kayırırsınız. Öyle bir baskı kurarsınız ki, futbolcu “ben kimim, benden topçu bile olmaz” demeye başlar ve eli ayağı birbirine karışır, oynamak bile gelmez içinizden. İstenileni yapamaz hale gelir, kendi ipinizi kendiniz çekersiniz.

Diğer taraftan bakarsak,

Futbolcu ne yapar?

“Bu ne kardeşim, sahada oynayan biziz, havayı atan hoca.”

Ya da, durum kötü olduğu zaman da “klasik ilk hoca gider ne de olsa” derler, sonraki maçta da biz iyi oynadık mı, 3 puanı aldık mı hocadanmış derler. Olay böylelikle kapanır, günü de kurtarırız” diyerek planı yaparlar.

İpinizi çekerler.

Yönetim de sorumlu olarak ilk önce size kapıyı gösterir.

Nankörlük değil de ne bu?

Coşkun Hoca'nın da ipini çekti ya da çektiler. Çekenler kim diye sormayın, gülerler size.

Yaşanan olaylar ve saha çizgisi içersinde futbol oynayan ve bu sonuçlarda büyük pay sahibi olan futbolcu arkadaşlarımız ya da Coşkun Hoca'nın kendisi, iki sonucu olan bir denklem.

Bu senaryo bu hafta aynen uygulandı. Herkes rolünü iyi ezberlemişçesine görevini yerine getirdi. Akıl almaz bir mücadele ortaya koydular.

Ben yönetim ve Coşkun Hocanın dediği bir şeyi hatırlıyorum ve hak veriyorum.

“Biz bu ligin en iyi futbolcularına sahibiz” derken, bunu kastettiklerini şimdi daha iyi anlıyorum.

Meğerse bizde ne cevherler varmış ya da hoca bunları sumen altı yapmış, kafalarını bile kaldırmalarına izin vermemiş.

Koşan, mücadele eden aslan gibi bir on birimiz var ama, farkında değilmişiz. Ayak topuna kafa uzatan, canını dişine takan, galip gelerek olayı örtbas edip bak bizden kaynaklanmıyordu mesajı verip, Antalya kampında keyifli vakit geçirmek için ellerinden geleni yapanlar varmış.

Giden gitti, kalan sağlar bizimdir. Ama çıkarılacak dersler vardır.

Mustafa Uğur hocaya hoş geldin diyorum ve işinin zor olduğunun mesajını vermek istiyorum. Bunu kaldırabilecek güçte olması en büyük dileğim.

Sezona yeniden başlıyoruz diyerek, kendimizi biraz avutalım. Hataları en aza indirmek ve tekrar toparlanmak için Antalya kampını iyi değerlendirelim. Yan gelip yatmayalım, keyfimize bakmayalım, çalışalım.

Burada sizi bekleyen, destekleyen, sizinle yatıp kalkan taraftarın umutlarını hiçe saymayalım.

Bu durum içersinde yarası olanlar gocunacak, varsın gocunsunlar. Biz Boluspor'un başarısı için kaleme alıyoruz bu yazıları.

GÖNÜLLERİN HOCASI CÜNEYT HOCA

Diğer taraftan ise Cüneyt hocayı alkışlamak istiyorum. İyi günde, kötü günde Boluspor'u yalnız bırakmadı. Ailesinden, çocuğundan uzak kalıp bilgi ve birikimini, her şeyini verdi. Sonuçta ödül olarak yeni kadro içersine alınmadı, varsın alınmasın. Gönüllerimizde en büyük hoca o, teşekkürler kalbi Bolu için atan Cüneyt hoca.

Zamanı geldiğinde kıymet bilmeyenler ne dediğimi anlayacaklar.

Lütfen günü kurtarmayalım, ileriye dönük bir şey yapılacaksa bizler buradayız.

Her zaman olduğumuz gibi…

10.11.2009

Bu yazı toplam 808 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim