• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Neler oluyor bize?

Mustafa Namdar

İşte 30 Ağustos geliyor. Millet olarak ayağa kalktığımız gün. Bir Mehmedin bir Mehmede omuz verdiği gün. “Can ile ödenir yurdun diyeti” diyerek kadını erkeği, genci ihtiyarı ile bir bütün olduğu gün. İnanmış insanlardan oluşan hürriyet aşığı bir ulusun gücünü görüyor tüm dünya. Bir savaş ki mert ölüyor, namert savruluyor. Bir savaş ki, “Herşey seni sevmekte. Elbet üstünde yaşamak kadar güzeldir uğrunda ölmek de” diye çekiliyor İzmir’de ay koynuna saklanan yıldızıyla işlenmiş al bayrağımız göndere.

Bizler yaşamadık bu olayları. Zaman zaman sakalının altına girip, yaşayanlardan dinledik işin özünü. Cumhuriyetin kurulmasına tanık olanlar anlattılar yaşananları. Buğulu gözlerden dökülen yaşlar ak sakalı ıslatırken, aynı heyecanı yaşıyor gibiydiler. Dinledikçe içimiz ürperiyordu. Anlaşılan o ki, üzerinde soluklandığımız vatan denen topraklara, buyurun oturun dememişti hiç kimse. Gözyaşı, alınteri, kan, can olmuş bu güzelim yurdun diyeti. Böylesine ucuza ödenmemiş bedel, böylesine ucuza harcansın diye...

Ölenler ölmüş! Kim için? Analar, bacılar, çocuklar, torunlar için! Neler oluyor bize? Sokağa çıkıyorsunuz, sokak karanlık. Radyoda haberler, televizyonda ekran karanlık. İnsanlarda güven yitirilmiş, karanlıkta göz kırpıyor gibi birbirine. Güveni yitirmiş sevginin adını unutmuşuz gibi...

Yılın her gününü özel günlerle doldurmuşuz da, sevgiyi düşürmüşüz üçyüzaltmışbeşte bire. Anababa diye, canımız, kanımız, ciğerimiz diye, yar, yaran, sevgili diye, sevelim, sevilelim diye bir güne sığdırmışız sevgiyi. Çevre demişiz, doğa demişiz bütün bir yılın pisliğini arıtmaya kalkmışız bir günde.

Hava demişiz, ağaç demişiz, orman demişiz de yakmadan geri durmuyoruz nedense. Trafik deyip bir gün de ona ayırmışız da ne çare ki, canavarını söküp atamamışız içimizden. Utancımızdan olmalı yılın kalan günlerine bir ad bulamamışız. Bir gün ayıramamışız çalışıp üretmek üzerine. Dostluk, güven, hoşgörü, üzerine. Affı unutmuşuz kin tohumlarını yeşertmekten. Rahatımız, huzurumuz, güvenliğimiz için ne sunulduysa talan ediyoruz kalan günlerde.

Dün; hürriyet için, bağımsızlık, özgürlük için omuz omuza tetik çekenlerin torunları, namluları birbirine çevirmişler kan kusuyor güzelim vatan topraklarında. Dost, düşman birbirine karışmış, ayırmak zor. Ne mutlu Türk’üm demek, sanki zul geliyor insanlara. Cephede siperi paylaşanlar, sofrada ekmeği paylaşanlar oturmuyor aynı sofraya. Dostluk adına uzanan her elin avucunda bir hançer saklı, vuruluyorsunuz can evinizden.

Düşüncelere itibar yok, yaşa, yaşlıya saygı yok. Usta çırak ilişkisi soğuk. Amir memuruyla, memur halkıyla barışık değil. Söyler misiniz neler oluyor bize?...

İşte 30 Ağustos göründü geliyor bütün coşkusuyla. Şehitlerimizin ruhları aramızda dolaşıp paylaşacaklar bu coşkuyu. Her seferinde adlarını gönüllerimize yazdığımızı söylediğimiz şehitlerimize sunacağımız bu fotoğraftan, ne kadar mutlu olurlar merak ediyorum. Aynı amaca yönelik birlikteliği nerelerde bıraktık, merak ediyorum. Bütün bunlar sonunda neler olurun cevabını bulmakta doğrusu zorlanıyorum.

25.08.2008

Bu yazı toplam 422 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim