eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 0 °C

Nelere tanık oldum(Birkaç anekdot)

İlhami Candemir

 

Yaşım 78.Uzunca bir ömür. Bir okul arkadaşımı gördüm,selamlaştık,nasılsın? iyi misin? dedim, yaşlılığın getirdiği sıkıntılardan söz etti. Arkadaşım,bir yaşında ölen var,5 yaşında ölen var,tanrı sana bu kadar uzun bir ömür bahşetmiş önce şükret ve sonra bu kadar ömrün de bir bedeli olur onu da sineye çek dedim. Düşündü,düşündü,galiba haklısın Allaha şükür olsun dedi.

 Bu78 yıllık ömür içersinde neler gördüm neler;

 İlk okulumuz 3 yıllık idi. Eğitmen tarafından okutuluyorduk. Birinci sınıfa kaydolanlar üçüncü yılın sonunda mezun olduktan sonra birinci sınıfa yeni kayıtlar yapılabiliyordu. 3 yılın sonunda mezun olamayanlar yani sınıfta kalanlar tekrar birinci sınıftan başlıyordu.Nitekim bir arkadaşımız bu duruma düşmüştü. Kayıtlar 3 yılda bir yapılabildiği için üç yaş grubu birlikte okuyorduk. Örneğin 6,7 ve 8. yaşında olanlar birlikte kaydolup birlikte okuyorlardı. Bu nedenle ben 8 yaşımda ilkokula başlayabildim.

Bolu’da lise yoktu, Kastamonu lisesinde okudum Hukuk fakültelerine sınavsız kayıt yapılabiliyordu, Ankara Hukuk Fakültesine kaydoldum ve oradan mezun oldum. Şimdi emekliyim. Bunları neden yazıyorum; 93 harbinden(1877-1878)  Kurtuluş Savaşına kadar 21 savaş ve iç isyanlarla boğuşan  Osmanlı Devleti ve Genç Türkiye Cumhuriyeti ekonomik olarak ayakta zor duruyordu.İşte bu koşullarda genç cumhuriyet hükümetleri devletin hem  yaralarını sarmaya,hem Osmanlı’dan kalan dış borçlarını ödemeye ve hem de geleceği inşa etmeye çalışıyordu..İşte bu durumu idrak edemeyen bazı siyasiler o dönemin yöneticilerine yüzleri kızarmadan çamur atabiliyorlar.Yukarıda anlatmaya çalıştığım ağır koşulları  yaşamayan genç nesillerde bu çamur atmaları ne yazık ki  alkışlıyorlar.

Bu girişten sonra gelelim gördüklerime, duyduklarıma ve yaşadıklarıma;

Bugün güneş tutulması vardı,bu vesile ile aklıma küçüklüğümdeki  ay tutulmaları geldi, sizlere masal gibi gelebilir ama gerçektir.Ay tutulduğu zaman herkes ya teneke  ile veya başka bir şeyle gürültü çıkartır,(o zaman kabahatler kanunu yoktu)veya silah atardı, kimileri de dua okurdu. Büyüklerimiz bunun nedeni olarak bizlere şunu söylerlerdi; onu yani ayı, cinler-periler yakalamış, onları korkutmak için gürültü yapılması gerekir derlerdi.

 Sonra biz küçükken top oynardık, büyüklerimiz bize “top oynamak günah” derlerdi, Nedeni olarak da “Yezidiler Hazreti Hüseyin’in kafasını kesmişlerde onunla top oynamışlar derlerdi.

 Hatta dünya tepsi biçiminde öküzün boynuzunda duruyor,öküz kımıldadıkça deprem oluyor derlerdi.( o zaman deprem demezlerdi Allah emri derlerdi)

Bizler bu hurafeler atmosferinde yani dünyanın karanlığında  büyüdük.

Çok şükür Atatürk’ün muasır medeniyet seviyesine çıkarmak için yaptığı  devrimler ışığında gözlerimiz açıldı ve bu günlere geldik.Geldik ama ne hazindir ki bu karanlık düşünceler zaman zaman hala karşımıza çıkmaktadır.Örnek mi istiyorsunuz,mesela Çanakkale Savaşları kutlamaları  sırasında bu kafalar yine önümüzü kestiler.

 Nasıl mı; Büyük önderimiz, askeri deha Mustafa Kemal’i yıpratacaklar ya önce şunu dediler;efendim Çanakkale savaşlarının baş komutanı Mustafa Kemal değil Alman generali Liman VON SANDERS miş.Yahu kardeşim biz İngiliz ve Fransız donanmaları boğazlarda ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası üzerinden Arıburnuna asker çıkardıklarını,bu sırada burada Mustafa Kemalin komutasındaki 19.tümenin bulunduğunu ve bu tümenin Conkbayırında düşmanın çıkarmasını durdurarak büyük bir başarı sağlayıp,bu başarısından dolayı da Albaylığa terfi ettiğini ve Çanakkale savaşının kazanılmasının birinci faktörünün bu olduğunu tarihin burada yazıldığını söylüyoruz(Okuduğumuz yerli ve yabancı tarihi eserlerden öğrendiğimiz kadarı ile) İşte bu kahramanın kazandığı zaferi gölgelemek için şunu da söylüyorlar,neymiş, güya Çanakkale Savaşları sırasında” gökten bir ışık belirmiş,gökten, başlarında sarık,suratlarında iki karış sakal,bedenlerinde kefen olan elleri kılıçlı evliyalar inmiş,önde onlar arkalarında Türk askerleri düşmanı perişan etmişler!Yani onlara göre sözün özü zaferi kazanan Mustafa Kemal değil evliyalarmış.

Gel de inan. Hani bazen “Allah”mı söyletti derler ya şimdi ben de öyle diyorum. Neden öyle diyorum.Varsayalım rivayet doğru.Peki o zaman ben de derim ki;Sevgili Peygamberimiz Mekke’den Medine”ye göç ederken onu öldürmek isteyen müşriklerden korunmak için SEVR mağarasına sığınmış,mağaranın girişine örümcek ağ örmüş, mağaranın giriş kısmında bulunan ağacın dallarına da güvercinler yuva yapmışlar ve yuvaya da yumurta bırakmışlar.Bu durumu gören müşrikler de mağarada kimse yok diyerek ayrılmışlar.Bu sırada sevgili peygamberimiz de yanında bulunan  Ebubekir”e “korkma biz ikimiz bir de Allahımız varken bize bir şey olmaz” demiş.

Görüldüğü gibi Allah sevdiği kişilere bu şekildeki mucizelerle yardım ediyor. Demek ki askeri deha Mustafa Kemal”e de “savaşı kazanmasında” yardımcı olmuş, Mustafa Kemal de Allahın sevdiği kullardanmış desem ne deresiniz.

Bu arada aklıma bir başka olay takıldı. Cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet;”ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim” dememiş mi,demiş. Ak Parti hükümetleri ormanlardan dal kesiyorlar mı, hayır,peki ne yapıyorlar,milyonlarca ağaçları  kökünden kesiyorlar.Şimdi onlara .sorsak “ padişah dal kesenin başını keserim dediği halde siz neden böyle yapıyorsunuz desek,cevapları ne olacak ”biz dal kesmiyoruz ağacı kökünden kesiyoruz” diyecekler..Peki bunu niye yazıyorum,izah edeyim,Sayın Cumhurbaşkanımız tarafsızlık yemini etti mi etti,peki her gün meydanlara çıkıyor,400 milletvekili istiyor,tarafsızlığını ihlal etmiyor mu desem alacağım cevap şudur” parti adını söylemiyor ki”.İşte dal kesme olayındaki çarpıtma  ne ise bu cevap da o.

Ne diyelim, geldi başa,gitmiyor hoşa başlar örtüldü, kulaklar duymuyor  ne söylesek boşa.

                                

Bu yazı toplam 2723 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim