• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

NEREDEN NEREYE

Hasan Dinç

AKP iktidarının kendini başarılı bulduğu iki konudan biri ekonomi diğeri ise dış politikadır. Bunu sözcülerinin ve de Sayın Başbakanın konuşmalarından sıkça duymaktayız. Bu hükümetin kendini başarılı saydığı ekonomik konular hakkındaki düşüncelerimi saklı tutmak şartıyla, yazımı son dönemde takip edilen dış politikamız ve sonuçlarını tartışmaya ayıracağım.

AKP’nin iktidar olduğu 3 Kasım 2002 tarihinde 1950’li yıllardan beri halledilememiş ama takip edilen MİLLİ KIBRIS POLİTİKALARI ile hayli mesafeler alınmış ve 1974 tarihinden beri sınırları belirlenmiş bir KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ kurulmuştu. Taraflar henüz nihai bir anlaşmaya varamadığı için devletimizin öncelikli bir dış politika problemi olarak karşımızda bulunuyordu. Bir de doğumuzda bizden toprak taleplerini her düzeyde dile getiren ve 1915 yılında meydana gelmiş Ermeni tehcir hareketini SOYKIRIM olarak kabul ettirmeye çalışan Ermenistan’la dış politika gerginliğimiz vardı. Bunun haricinde cumhuriyetin benimsediği “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” ilkesi ülkemizi bölgesinde bir barış adası haline getirmiş, ufak tefek anlaşmazlıklar ve zaman, zaman parlayan bazı gelişmeler dışında önemli dış politik problemlerimiz yoktu. Kuzeyde Komünist Rusya çökmüş ve bünyesinden birçok bağımsız devlet çıkmış kendi meseleleriyle meşgul, doğuda Gürcistan’la olumlu ve sıcak ilişkilerimiz var, Azerbaycan ise “TEK MİLLET, İKİ DEVLET” anlayışıyla kardeşliğin de ötesinde dostluk bağları gelişmiş, İran’la 1639 da yapılmış Kasr-ı Şirin antlaşmasından buyana savaşmamış bölgenin iki  büyük Müslüman  devleti olarak münasebetlerimizi sürdürmekte, Irak Saddam Hüseyin’in kontrolünde İran’la savaşmaktan yorgun düşmüş bizimle şartlar gereği iyi geçinmeye çalışan ve Suriye de ağır tazyik ve tehdidimizden dolayı 1999’ dan beri düşmanlık politikalarından vazgeçmiş ve dostluk ilişkilerini geliştirmeye çalışan bir durumda idi. Ayrıca kurulan KARA DENİZ BÖLGESEL EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI  ile Balkanlardan Kafkaslara kadar politik güç alanımız içine girmekte, Batılı devletler ORTA ASYA’YA  EKONOMİK VE SİYASAL ilişki için Türkiye’nin aracılığını istemekte, ülkemiz bu derece dünya ve bölge politikalarına etkili güç olarak bulunmakta idi.

AKP iktidarı 3 Kasım 2002 de iş başına geldiğinde “Çözümsüzlük çözüm değildir” diyerek Milli Kıbrıs Politikasını değiştirmekle işe başladı. Önce çözümsüzlüğün tarafı olarak gördüğü Kıbrıs Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş ve ekibini devre dışı bıraktı. Adada ne kadar Türkiye düşmanı ve Milli Kıbrıs Politikası karşıtı kişi ve kuruluş varsa onlarla ittifak yaparak onları iş başına getirdi. “Kazan, kazan” politikası izleyerek AB’nin ve ABD’nin dümen suyuna girmiş, sonunda bugün Kıbrıs politikamız başladıkları noktadan çok gerilere ve avantajlarımızı kaybetme noktasına gelmiştir. Suriye ile savaş noktasında bulunuyoruz. Irak’ta kırmızıçizgilerimiz yok olmuş ve Türkiye’deki terörü tetikleyen bir Kürt devleti kurulmuştur. İran kendisinin tehdit edildiği iddiası ile bizi hedefe oturtmuş, Azerbaycan Ermenistan politikaları sebebiyle küstürülmüş, İsrail Filistin nedeniyle bölgedeki en büyük düşmanımız haline gelmiştir. Sovyet Rusya, Suriye politikalarımız nedeniyle bölgeye donanma göndermek suretiyle gerginliklerimizin arttığı bir ülke durumuna gelmiştir. Ermenistan’la Azerbaycan’ı darıltmamıza rağmen gergiliğimiz azalmamış, aksine daha da artmıştır. Orta Asya Türk Devletleriyle münasebetlerimiz gevşemiş, o bölgelerdeki gücümüzden eser kalmamıştır. Büyük Orta Doğu politikalarında ABD’nin taşeronu gibi görünmemiz, bölgede saygınlığımızı azaltmış, Kuzey Afrika’daki kardeş Müslüman devletler tek, tek emperyalizmin kontrolüne girmiştir.

Bu konuda daha çok değerlendirmeler yapılabilir. Ancak, son haftada basınımız düşmüş önemli haberleri buraya almak suretiyle yorumu okuyucularıma bırakmak istiyorum.

“Son dönemde karşılıklı üst düzey ziyaretlerle Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilişkilerini Derinleştiren İsrail, Akdeniz’de yeni bir eksen oluşturuyor. İsrail Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın enerji alanında ve su kaynaklarının yönetimini de kapsayan bir KARŞILIKLI ANLAYIŞ MAMERANDUMU’na imza atacağı iddia edildi. İddiayı ortaya atan Rum Fileleftheros gazetesi, bu konudaki mutabakatın İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Danny Ayolon’un hafta içinde yaptığı Atina ziyareti sırasında sağlandığını yazdı. Mamerandomun  2012 yılı başlarında imzalanacağını kaydeden gazete “TÜRKİYE’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ PLANLARINA CEVAP olduğu yorumunu yaptı.”

“İran’ın MEHR ve SNN ajanslarında yer alan habere göre, Harremebad şehrindeki Devrim Muhafızlarına bağlı Besiç Milislerinin toplantısında konuşan Tuğgeneral Hacızade, Türkiye’de kurulacak NATO füze kalkanı sistemi üzerinden Türkiye’ye yüklendi. İran’lı komutan BİZ KENDİMİZİ HAZIRLAMIŞIZ. İRAN’A KARŞI BİR SALDIRI OLUŞURSA İLK ADIM OLARAK TÜRKİYA’DEKİ FÜZE KALKANI SİSTEMLERİNİ VURACAĞIZ VE DAHA SONRA DİĞER HEDEFLERE YÖNELECEĞİZ. diye konuştu. Tuğgeneral Hacizade TÜRKİYE’YE YERLEŞTİRİLECEK FÜZE KALKANI SİSTEMİ, NATO’NUN DEĞİL ABD’NİN İSTEĞİ ÜZERİNE İSRAİ’İ KORUMA AMCIYLA YAPILIYOR. ONLAR, BAŞTA TÜRK HALKI OLMAK ÜZERE DÜNYA KAMUOYUNU KANDIRMAK İÇİN NATO’NUN BU İŞİ YAPMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYORLAR. GÜNÜMÜZDE SİYONİST REJİM (İSRAİL) İŞLERİNİ ABD ADINA, ABD İSE İŞLERİNİ NATO ÖRTÜSÜ ALTINDA YÜRÜTÜLMEKTEDİR. BUNA RAĞMEN TÜRK HALKI BİLİNÇLİDİR. BİZ İNANIYORUZ Kİ BU AKILLI MİLLET BU KOMPLOYU ÖNLEYECEKTİR. MÜSLÜMAN TÜRK HALKI, ZAMANI GELDİĞİNDE BU SİSTEMİ PARAMPARÇA EDECEKTİR. İfadesini kullanmıştır.”

“Suriye füzelerini Türkiye’ye çevirdi. Suriye lideri Esad, yakın zamana kadar ABD ve İsrail’in korkulu rüyası olan Rus yapımı SCUD füzelerini Türkiye sınırında Kamışlı ve Ayn Diwar’a konuşlandırdı.”

“Rus haber sitesi Voice of Russia’nın iddiasına göre, ABD donanmasının en yeni uçak gemisi USS George H.W. Bush öncülüğündeki Amerikan filosu, Basra körfezinden Suriye’ye kaydırıldı. Söz konusu iddia, Rusya’nın üç savaş gemisini Suriye’ye gönderdiği yönündeki haberlerin ardından geldi. Her iki iddiada ABD’li ve Rus yetkililer tarafından doğrulanmadı.”

Yukarda son hafta basınımızda çıkmış bazı haberlerden örnekler seçtim. Dokuz yıllık AKP iktidarında ülkemizin geldiği nokta bu haberlerden net anlaşılmaktadır. Barış adası olan Türkiye maalesef ateş çemberi içine alınmıştır. Bölgesel güç olduk teranesiyle ülkemiz NEREDEN NEREYE. Bütün vatandaşlarımızın dikkatine sunulur.

29.11.2011


Bu yazı toplam 1062 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim