• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 23 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 27 °C

NEREDESİNİZ GÖZLERİMİZ ARIYOR SİZİ…

Mustafa Namdar

13.04.2013 Cumartesi günü Kültür Turizm İl Müdürlüğü salonunda başkanlık sistemi konuşuldu. Saat 16:00'da başlayacağı duyurulan toplantı alışık olduğumuz gecikmeyle başladı. Uludağ Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Sn. Bekir Parlak konuşmacıydı. Son günlerde özellikle siyaset arenasında konuşulan başkanlık sistemi, her geçen gün biraz daha ısıtılarak gündemde yerini almaya başlamış olarak kamuoyunda değerlendiriliyordu. Hani her platformda, ağzı olan konuşuyor deniliyor ya, işte öyle bir şeydi konuşulanlar. Kimi bilgi birikimiyle akıl süzgecinden geçiriyor kimi mideden…
Göçebe yaşamı, aşiret, devlet oluşumu, imparatorluk ve son olarak Cumhuriyet yönetimiyle gelen devlet yönetimi şekli ve başkanlık sistemi tartışmaları. Her geçen gün artan bir ivmede gündemdeki yerini almaya başladı.
Normalde siyaset hukukuyla ilgili bilim adamlarımızın siyaset ve ideolojik düşüncelerin tarafı olmadan, Cumhuriyet dönemi yaşanan olumsuzlukları ve dünyadaki gelişmelerin analizlerini yaparak doğru olan modelin çerçevesini çizmesi gerekirken sanki; konu işporta tezgahlarında pazarlama durumuna düştü.
Devletler hukuku bilinsin bilinmesin. Tarih bilgisi olmuş olmamış, yeni dünyada devlet yönetimlerinin bu konudaki uygulamaları ve sonuçları hakkında bilgi olmuş olmamış başkanlık sistemi ağızlarda sakız olarak çiğnenir oldu.
Cumartesi günü düzenlenen Türkiye Başkanlık Sistemini konuşuyor konferansı dağıtılan kitaplardan anlaşıldığı kadar AK PARTİ AR-GE Başkanlığı tarafından organize edilmiş. Bu konuda bütün siyasi parti temsilcileri keşke bir araya gelseler de açık oturum şeklinde masaya yatırabilseler…
Sn. Bekir Parlak konuyu geçmişten günümüze gelen devlet idare şekillerini sade bir dille anlattı. Bugün bir çok ülkenin bu sistemi benimseyip uyguladığını söyledi. Sn. Parlak AK PARTİ sempatizanı olup olmadığını bilmiyorum. Onu bu konunun uzmanı olarak dinledim. Soru sorabilmek için en az anlatana yakın bilgi birikimi olması gerektiğine inanıyorum. Çizmeden yukarı çıkmamak amacıyla sorum da olmadı. Yalnız bir şeye takıldım. 1. Çok önemli konuda salonda yer yer boşluklar vardı, dolu olması bekledim. 2. Yanlı yansız ilimizdeki tüm siyasi partilerimizden temsilcilerin bulunmasını, ilgi göstermesini bekledim.
Dünyadaki hiçbir şeyin ilk günkü gibi kaldığını kimse iddia edemez. Hızla gelişip değişen teknolojiler gibi nüfus yoğunluğu arttıkça devlet yönetmedeki idari şekillenmeler de değişmekte. Bizim için başkanlık sistemi gereksiniminde ortaya atılan iddialar, gerekçeler ne kadar doğru ne kadar geçerli, iş sokağa dökülmeden uzmanları arasında değerlendirilmeli.
Bu konuyla ilgili bir yerden geçiş yapılmalı derken o yol ayrımına gerçekten gelindi mi? Bu düşünceye yürütme sisteminden kaynaklanan hükümet değişiklikleri sonucu mu gelindi? Devletin esas görevi “bireyi özgürleştirmektir” derken buna kim engel olmaktadır? Konuşulan sistemin “Türkiye modeli olacağı söyleniyor” nasıl? Yerel yönetimler güçlendirilecek derken günü getirmiş olmayacak mıyız? Mehter marşı için söylenen iki ileri bir geri söylemini, İzmir Marşı gibi iki ileri bir geri derken ne anlatılmak istenmiştir?..
Konuşmacıya teşekkürler. Bilgilendik.

Bu yazı toplam 543 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim