• BIST 97.583
  • Altın 145,649
  • Dolar 3,5726
  • Euro 3,9955
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 15 °C

NEREYE GELDİM ACABA yoksa PARİS mi?

Şenda Aksungur


Yaklaşık 1 aydan beri uzak kaldığım sevgili memleketime döndüm ama ne dönüş eve gidecek yolu zor buldum. Ana cadde tamamen kazılmış trafik yok insanlar geçebilmek için cambazlık yapıyorlar. Ortalıkta bir Şanzelize lafıdır gidiyor bir an şaka zannettim ancak değilmiş. İzzet Baysal Caddesi Paris'in ünlü Şanzelizesi olacakmış yanlış mı duyuyorum acaba… Yani bu ünlü cadde kadar güzel ve bakımlı bir görüntü arz edecekmiş diye anlatılmakta inanmak istiyorum. Her şey iyi hoş da zamanımı bu yol tamiratının, önümüz kış yağmurlar başlıyor müteahhide firma hava şartlarını gerekçe göstererek işi uzatırsa ne olacak. Bu arada Şanzelize hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum. Asıl adı Champselıssees olan bu cadde tam 1900 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde ve burada dünyanın en lüks mağazaları ve eğlence merkezleri bulunmakta her iki tarafı da ulu ağaçlarla boydan boya kaplı olan caddede özellikle gece manzaraları gündüzden bile daha çekici bir görüntü arz etmekteler. Ağaçların ışıklandırılması da tam bir ihtisas konusu adeta. Öte yandan çok da pahalı bir yer burası Bizim Bolu pahalılığı hemen kabul eder ama diğer konuları bekleyip göreceğiz. Birde caddenin adı herhalde değişmeyecektir. Saygıdeğer büyüğümüz İzzet Babanın adını değil caddemizden kaldırmak şehrimizin adını versek ancak belki şükranlarımızı ifade edebiliriz diye düşünüyorum. Bu arada kent meydanı projesinden vazgeçildiği söyleniyor doğrumudur bilmiyorum o zaman hemen valiliğin önünde kapatılan yol Kardelen Meydanı önü hemen trafiğe açılmalı bu trafik sıkıntısına biraz olsun ferahlama gelecektir. Şimdi faaliyette olan Cumhuriyet Caddesi de pek delik deşik görüntüde ve buda geçişlere ziyan vermekte burası da ince bir asfalt serilerek toparlanabilir hiç olmadı trafiğin akışı düzgünleşir kaldırımlarda berbat ancak bence şimdilik kalmalı birde kaldırımlar kırılırsa ortalık savaş meydanını geçer, düşene kalkana, yaralanana hastane yetmez. Bir şeyi anlamakta güçlük çekiyorum bu belediyenin bir planı programı yok mu? Bütün işler aynı zamana mı indeksli her taraf birden kazılıyor ve bu durum şehrin yaşayanlarını çok yoruyor ve üzüyor hatta incinmesine sebep veriyor. Belediyeler halka hizmet için vardır eziyet etmek için değil ve hiçbir hizmette eziyete dönüşmemelidir. Bunu hatırlatırım herkese ona göre planlama yapmasını temenni ediyorum.
Birde caddede yığılmış bir moloz tepesi var. Olmadı beyler yakışmaz bu kimseye. Unutmayınız Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey'e babası Ertuğrul Beyin nasıl seslendiğini. Artık Bey kimse hoşgörü onda olacak çalışma onda olacak affetme onda olacak değil mi herkes hata yapacak ama Bey yapmayacak yapsa da hemen düzeltecek gönül almasını da bilecek değil mi? Hemen kaldırınız o molozları oradan lütfen.
Gelelim Fırka tepesinin kazısına ben çok söyledim bu sütunlardan değil mi? Tedbir almazsanız durum felaket olabilir diye. Neyse sadece yol kimseye zarar vermeden kaymış ve geç de olsa yolun ve bir derecede binaların yıkılmasına mani olabilecek bir tedbir alınmakta fakat yinede tehlike sürüyor burada eğer kazı belediye binalarının seviyesine inecekse o zaman bu kazıklarda yeterli olmayacaktır. Bir kere daha söyleyeyim bu iş öyle lalettayin bir iş değil şakaya gelmez hangi yetkili kuruluş beklide ITÜ nün prof.lerinin kontrolünde ve projelendirilmesi ile yapılacak bir imalattır bu denli önemli kazıların stabilize edilmesi ve imalatı.
Gelelim bizim Gölyüzü mahallesine buranın caddeleri ve kaldırımları bitmiş. Eskiye göre daha düzgün gibi görünmekte. Kilit taşlar kaldırımlarda düzgün yüzeyler elde etmeyi sağlamış isabetli seçim fakat detaylar iyi değil evlerin kapıları kaldırımların seviyesinin altında kaldı bu evler yapılırken belediyenin verdiği kotlar kullanıldı ve bunlara harfiyen uyuldu. Peki, şimdi neden bu fark ortaya çıkıyor kaldırımlar evlerin ve işyerlerinin kotlarını dikkate alarak yapılmak zorundadır.
Ağaç sökmek ne demek efendim yenisi dikilecekmiş gerekçe olamaz bir ağaç kesmek bir insan hayatına son vermek kadar önem taşır bu kafa nasıl kafa ağaçları kökünden söktürüp atmakta bunun adı katliamdır. Fatih Sultan Mehmet Han'ın meşhur sözünü hatırlayalım.'Ormanlarımdan bir ağaç kesenin kafasını keserim' demişti.
Ağaçların çevre kirliliği ve estetik yönü dışında topraktaki suyu dengelemeleri yönüyle de çok görevleri var, nitekim 1999 depreminden sonra sulak bölgelerde ağaç dikiminin gerektiğini prof.'lar ifade ettiler. Yol tanzim çalışmalarında bundan böyle yetişmiş ağaçlar kesilmesin kaldırımda muhafaza edilsinler şimdi Karamanlı Mahallesi Mutlu sokağa girileceği söyleniyor burada yol kenarındaki yetişmiş ulu ağaçların milimine ekleşmeyiniz. Bu ağaçlar 50 yılda yetişmez. Asla KESMEYİN Orman teşkilatı nerede buna müdahale etmeleri gerek. İlgililerin konuya gereken alakayı göstermeleri dileğiyle hoşça kalınız.

Bu yazı toplam 706 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim