• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • Bolu 29 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C

Neslihan’la Çorlu Yollarında (6)

Hüseyin KAYA

Trakya Üniversitesinde Adnan Tekay adında bir arkadaşım var.

Çorlu Meslek Yüksek Okulunda Öğretim görevlisi kendisi…

Hem Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm İşletmeciliğinde benim alt sınıflarımdan hem de Bursa’da aynı mahalleden arkadaşlığımız var…

Çok sevdiğim bir kardeşimdir kendisi ve eşi…

***

Adnan bir gün telefonla aradı beni…

Karşılıklı yaptığımız çalışmalardan bahsettik…

Geçmişte, 1989 yılında Adnan Çorlu’da Asteğmen olarak askerlik yaparken, 5nci Kolordu’nun farklı birimlerinde (Bendeniz Çerkezköy 3.ncü zırhlı tugayda asteğmen) askerlik yaptık ve çoğu zaman görüştük…

Laf lafı açtı konuşmalarımızda ve…“Hz İsa’nın 2000nci doğum yıldönümü ve Hıristiyanlık-İnanç Turizmi “konulu bir konferans vermemi istedi…

O sene Bolu Lions Kulübü “2000 Yılında Hıristiyanlık ve İnanç Turizmi” konulu ikinci kitabımın İngilizce-Türkçe basımına sponsor olmuştu…

Yıl içinde çokça konferanslarım oldu ve konuyu detaylı olarak işlemiştim farklı ortamlarda…

Ben de “Tamam, gelirim” dedim Adnan’a…

Tarihlerde anlaştık ve resmi davet gönderdiler üniversite adresime…

Resmi davetin izin yazısını getiren görevli Mehmet Altun bey ofisimin kapısından çıkarken Neslihan içeri girdi…

Elimde yazıyı görünce durumu açıkladım kendisine…

Neslinin gözleri güneş gibi parladı birden…

“Yaşasın Çorlu’ya gidiyoruz”

***

Konferans gününden bir gün önce Bolu’dan yola çıktık…

Otobandayız ve Zühal Olcay’ın kasedinden “Ankara’da aşık olmak” parçasını defalarca dinleyerek yola koyulduk.

Nesli her zaman olduğu gibi Alcatel telefonunu torpidonun üzerinde aramızda olacak şekilde bıraktı…

Mübarek telefon telefon değil de, sanki mikrofon…

Bizi kimler dinliyor acaba?

Gölköy kampüsünde Neslihanla yakın olan ve ne tesadüf ki Alcatel telefon kullanan bir hoca hanım da var...

Onları bir yerde fiskos durumunda gördüm, onlar beni görmedi...

Genel de sol görüşlü hocalarla yakın ilişki içinde olan hoca hanım başka bir fakültede...

Dikkatimi çekti ama Nesli'ye söylemedim bu durumu da...

Her neyse... 

Dikiz aynasından bakıyorum ara sıra beyaz minibüs peşimizde mi diye, ama yok…

Allah Allah! Yeni bir durum mu var merak ediyorum doğrusu…

Gözüme çarpan minibüs değil ama bir ara yavaşlayıp en sağ şeritte düşük hızla gittiğim sırada bir beyaz Mercedes’inde yavaşladığını fark ettim…

Otobanda süratimi 90 dan aşağıya indirdim ama Mercedes bizi bir türlü geçmiyor…

Şansıma beyazlar bana düşmüş galiba diye düşündüm ister istemez…

Kefen gibi…

***

Moralimi hiçbir şey bozamaz.

Yolda Neslinin, öğrenci olayları, sağ sol olayları, benim üniversite yılarımda neler yaptığımla ilgili olarak meraklı soruları oldu ve mehter yürüyüşü tarzında cevaplarını da aldı.

Çorlu girişinde bir alış veriş merkezinde durduğumuzda 1.85 boylarında hafiften kıvırcık-dalgalı saçlı biri belirdi ve Nesli ona doğru yöneldi…

Bizim geleceğimizden haberi olduğunu anladığım kişiyle biraz uzakta biraz konuşup yanıma geldiler ve Nesli beni tanıştırdı…

Dayı oğluymuş, Çorluda bir tekstil fabrikasında müdürmüş, yeğenleri falan varmış orada ve çok özlemiş onları bu nedenle de onun yanında kalacakmış…

Ben de senaryoda ne yazıldıysa yemiş gibi davrandım ve “Tabi iyi olur yeğenlerini gör Nesli” diyerek oradan ayrıldım.

***

Konferans Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası salonunda yapıldı…

Yarısı dolu salonda verdiğim konferans sonrası asteğmen olarak askerlik yaptığım Çerkezköy’e doğru direksiyon çevirdim.

İşte tam o sırada beyaz mercedesi  tekrar gördüm dikiz aynasından…

Bir kavşakta düz giderken aniden dönmek için hareketlendiğimde Mercedes şoförünün nasıl telaşla peşime düştüğünü tahmin edemezsiniz…

Neden peşime takıldı Nesli, ve bu adamlar?

Tam organize bir iş bu…

Hem tedirgin ediyor beni hem de nedenini merak ediyorum?

Eğer devletin emniyet birimlerinden birisi ise bu kişiler, hangi birim?

Ben ne yaptım da peşime düştüler ve amaçları ne?

Oyuna devam edip mutlaka bulacağım nedenini...

***

Çerkezköy’e tam 10 yıl sonra tekrar gitmiş oldum. ..

Gece Çorlu’da Adnanlarda kaldım ve konferans ve Çerkezköy sonrası tek başıma Bolu’ya döndüm…

Bolu’dayken gece yarısı Nesli’den gelen bir mesaj…

“Yolculuk nasıl geçti, özledim seni, muck muck muck”

Cevap verdim benim takoz Eriksonla…

“Ben de seni muck”

Bu yazı toplam 1755 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim