eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.918
  • Altın 146,879
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C

Nesliyle Gölcük’te…(7)

Hüseyin KAYA

Öğle sonrası ofisimde işlerimi yapıyorum…

Aslında öğrenci grubuma danışmanlık saatindeyim ama kimsenin geldiği yok…

Sıcak sayılır bir havada açık pencerelerden gelen oksijenle moralim de yerinde…

Birden dışarıdan gürültüler duydum, bağırıp çağırma derken, sesler daha yakın gelmeye başladı…

Kulak kabartınca “Faşistler saldırıyor, polise haber verin” diye yüksek sesli heyecanlı konuşmalar duydum…

Tam bu sırada Nesli kapıyı açıp odama girdi…

“Hocam sağ-sol kavgası başladı galiba, çocuklara yardım edin ne olur”

Hemen koltuğa kendini atarcasına oturdu Nesli, çok heyecanlıydı…

Gözleri büyümüştü.

***

Az sonra…

Danışmanı olduğum öğrencilerimden biri olan Sinan hızla odama girdi…

“Hocam Faşistler saldırıyor polisi aramam lazım, çabuk telefonunuzu verin”…

Demesiyle birlikte elini uzattı ve peşinden gelen var mı diye ikircikli bir şekilde geriye doğru baktı…

Yerimden kalktım ve kapıya doğru giderek dışarıdan biri geliyor mu diye baktım.

“Bir dakika Sinan merak etme bir şey olmaz, yan taraf bölüm başkanlığı oradan arayalım”

Sinan yerinde duramıyordu. Gözü kapıdaydı, her an biri peşinden gelecekmiş gibi tedirgindi.

“Adamlar saldırıyor hocam, çabuk verin telefonunuzu polisi arayalım hemen”

Yanına doğru iki adım attım “Gel benimle bölüme geçelim oradan arayalım” dedim tekrarla…

Cep telefonumu vermedim diye Sinan’ın yüzü değişti, hışımla kapıdan çıktı gitti.

Peşinden uzun uzun baktım, anlamaya çalıştım.

***

Nesli çok şaşırdı davranışıma.

“Hocaam neden telefonunuzdan polisi aramadınız, faşolar solcu çocuklara saldırmışlar işte” dedi şaşkın bir şekilde…

Şöyle bir yan gözle baktım Nesli’ye ne kadar samimi diye, sonra da cevap verdim…

“Tamam ama, benim telefonumdan aramam halinde onlara destek oluyormuşum gibi algılanır. Bu benim özel telefonum sonuçta, ayrıca bölüm telefonu da hemen yan tarafta ”

Nesli, Mona Lisa tablosu gibi hafiften tebessüm etti.

“Hocam  çok zekisiniz, ben hiç öyle düşünmedim.”

Masanın arkasına geçip, yerime oturdum

“Bak Nesli, beni kendi taraflarında göstermek için bir senaryo da olabilir bu olay, bilemezsin”

“Baştan öyle düşünmedim ama, olabilir tabi ki hocam, akşama doğru bir yere gider miyiz?”

***

Akşam saatlerinde buluştuk Nesliyle…

Her zaman olduğu gibi atladık benim arabaya Aladağlara doğru yollandık…

Gölcük diye bir yer var ki Aladağların eteklerinde, ülkenin en güzel yerlerinden biri…

Amacım Neslihan’a  “neden peşime takıldın ve hep yalan söylüyorsun, sebebi ne” diye sormak…

Leman Sam’ın İlla İlla kasedinin “Memedim” türküsü eşliğinde tırmanmaya başladık ve Göl kıyısında bir yerde durduk…

Arabadan indik ve göl kıyısında sohbete başlamışken, tam konuya gireceğim ki…

Gölcük girişinde restoran’ın yanına bir partel mavi Renault Toros araç geldi ve içinden üç kişi indi…

İnenleri gördüğüm gibi hemen Nesli’ye döndüm…

“Bil bakalım kim bunlar?”

***

Gelenler polis…

O günlerde Bolu Emniyet Müdürlüğünde kuzenim ekipler amiri olarak görev yapıyor…

Kuzenim dediysem hayatımda daha önce hiç görmediğim, ilk kez burada ailece tanıştığım babaannemin kız kardeşinin torunlarından…

Bolu Emniyet Müdürü ise 37 kişinin öldüğü 1 mayıs 1977 İstanbul Taksim olayları sırasında, sular idaresinin çatısında güvenliği sağlayan resimleriyle hatırlanan ve namı kendinden önde giden meşhur polis şefi Uğur Gür…

Teşkilatın hacı müdürü Gür, kuzenimin üst amiri durumunda…

Şarkı sözü yazarlığıyla da ansiklopedilerde yer alan bir polis şefi Uğur bey…

Gölcük’e gelen üç polisten biri Kuzenimin ekibinde görev yapıyor ve oradan tanıyorum kendisini…

Beyaz minibüs başka bir görevde anlaşılan diye düşündüm ister istemez…

Nesli’nin cevabını beklemeden konuyu değiştirdim..

***

“Biliyor musun Nesli senin için bir şiir yazdım” dedim göl kıyısında…

Akşam esintisiyle serinlerden ezberimden okudum kendisi için yazdığım şiiri…

Çok beğendiği, içercesine baktığım kahve gözlerinden belliydi…

Şiirimin adını gözlerine bakarak tekrarladım.

“Prenses”

Biraz kırıtıp teşekkür ederek kuşlar gibi kollarını açtı Nesli...

O gün kararımı verdim aslında.

Gelecekte bir GÜN Neslihan’la yaşadıklarımı yazıp, kitap olarak bastıracağım.

Adı da "ACEMİ AJAN NESLİ" olacak. 

Bu yazı toplam 2357 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim