• BIST 81.865
  • Altın 148,841
  • Dolar 3,8026
  • Euro 4,0554
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Nevruz (21 Mart-Baharın uyanışı)

Mustafa Öz

Nevruz Farsça’da yeni gün anlamına gelmektedir. Türkler arasında değişik adlarla tarihin derinliklerinden beri kutlanmaktadır.

Azerbaycan'da: NOVRUZ

Kazakistan'da: NOVRIZ

Kırgızistan'da: NOORUZ

Batı Trakya'da: MEVRİS adında kutlanmaktadır.

Nevruz Çin'den Avrupa içlerine kadar uzanan kuzey yarım küre insanlarının ortak bayramlarıdır.

Baharın gelişi ve doğanın uyanışını temsil eden bir kutlamadır. Türk kavimleri M.Ö 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Martta nevruzu kutlamışlardır.

12 hayvanlı Türk takviminde ve Divan-ı Lügati Türk' de 21 Mart yılbaşı olarak kabul edilir. İlkbaharın başlangıcı olarak belirtilir. Edebiyatımızda ve musikimizde nevruza yer verilmiştir. Selçuklu ve Osmanlı'da milli bayram olarak kutlanmıştır. Cumhuriyet döneminde de kutlanmış son yıllarda resmi bayram olarak kutlanmaktadır.

Nevruz kutlamalarında; At yarışları, cirit oyunu, kılıç sallama, güreş, at üzerinde güç gösterisi, sinsin oyunu, huntu oyunu, yazma kapma oyunu oynanır.

Seyirlik halk tiyatroları, orta oyunları oynanır. Gençler arasında şiir okuma, mani söyleme, halk oyunları, yumurta boyama ve tokuşturma şeklinde kutlamalar yapılır.

Anadolu'da “sultan nevruz” Mart bozumu gibi adlarla kutlanan nevruz gelenekleri ile bütün Türk toplumu içerisinde yaşamakta ve yaşanmaya da devam ettirilmektedir.

Türk insanı daima tabiatta kucak kucağa yaşamış toprağı “ANA” olarak vasıflandıran bir görüş ve düşünce felsefesi oluşturmuştur. O nedenle toprağın uyanışı, baharın gelişi onun ruh bütünlüğünde ayrı bir yere sahip olacaktı. “Yüce Gök tanrının ilk defa gürlediği, yağız yer altmış türlü çiçeklerle ilk defa bezendiği, altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği ve melediği zaman TÜRK'ÜN ATASI (sen) yaratıldın.”

Bu güzel gelenek bizi biz yapan değerler bütününün bir parçasıdır.

Bu bayram; İslamiyet'i kabul etmiş olan Türklerde de aynı coşku ve heyecanla kutlanmaktadır. Bu bayram bir din, mezhep, etnik yapı adına mal edilip istismar edilecek, bir ayrılık, aykırılık unsursu olarak gösterilip kabul edilecek bir bayram değildir. Aksine tarihi geçmişten günümüze bu ortak coğrafyada kutlana gelmesiyle insanlar arasında kültür ve anlayış birliği doğuran güzel bir kutlamadır. Anmadır.

Nevruz Türk insanını birbirine kenetleyen: Ergenekon'dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan ateştir. Bu ateş hiç sönmeden binlerce yıl yandı. Gelecekte de oluşturduğu kıvılcımla ORTAK KÜLTÜR OCAĞINDA binlerce ruhu ısıtacak ve kavrayacaktır.

Küresel güçler emperyalizm bizi biz yapan değerlerimize saldırıya devam etmektedir. Nevruzu ortak kültürümüzün (RUHLARIMIZI ISITAN) coşkusunda birlikte kutlamamız gerekirken, ayrılık ateşi haline getirip hepimizi yakacak kavuracak; sevinç yerine gözyaşı seli oluşturacak bir kutlama yaptırmak üzere kışkırtıcılık yapması bundandır. Bu coğrafyada birlikte yaşayan herkes güzellikleri paylaşarak bu coşku seli ile büyüyebilir. Gelişip serpilebilir. Ayrılık ateşi seni de beni de çevreyi de yakar. Ders çıkarmasını bilene çevremizde olup bitenlerden çıkarılacak güzel dersler var.

Avrasya'nın, Anadolu'nun halkımızın bu bayramı kutlu olsun. Nevruz gülleri, çiçekleri geleceğimize umut ve mutluluk taşısın. Milletimiz daima mutlu ve huzurlu kalsın. 

23.03.2007

Bu yazı toplam 669 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim