• BIST 94.571
  • Altın 209,415
  • Dolar 5,3365
  • Euro 6,1092
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 13 °C

NİYE HEP İSPAT İSTİYORSUNUZ ?

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bir haftalık kısa bir aradan sonra herkese merhaba, işte yine cebimde soru işaretleriyle başlıyorum yazmaya. Niye güldünüz sizin cebinizde soru işaretleriniz yok mu?  Durun durun bende fazladan bir iki soru işareti var. Vereyim sizlere. İlk soru işareti, “Günümüzde teknoloji değince aklımıza ne geliyor?” Hadi gelin biraz düşünelim. bakalım bu soru bizi yeni soru işaretlerine ulaştıracak mı?

Günümüzde Teknoloji değince insanların çoğunun aklına cebindeki telefon, internet ve sosyal medya gelir. Ancak bilindiği üzere bunlar teknolojinin verdiği nimetlerden sadece bir kaçıdır. Yani teknolojiyi sosyal medya ve internet ile sınırlarsak yanlış olur. Peki, “ Teknoloji neye var? “ İnsanların hayatını kolaylaştırmak ve daha kaliteli yaşamamız için değil mi? zaten insanlık tarihine baktığımızda yapılan tüm icatlar ve teknolojinin bu kadar ilerlemesi bu yüzdendir

Durum böyle olunca kafamda “ Biz Türk halkı olarak teknolojiyi yeterince kullanabiliyor muyuz? ” Sorusu belirdi. Etrafımdaki insanları ve yaşadığım olayları gözümün önüne getirince maalesef bu soruya “hayır” cevabını veriyorum. Çünkü biz hala teknolojiyi tam anlayamadık ve anlayamadığımız içinde gerekli yerlerde kullanamıyoruz.

Örneğin: biliyorsunuz engellenen insanların en önemli sorunlarından biride şu ya da bu nedenle sağlık raporu almaktır. Bundan yaklaşık 12 yıl önce engellenen arkadaşlarımıza rapor çilesini sona erdirmek için devlet tarafından engellenen arkadaşlarımıza engellilik oranları yazan kimlik kartları dağıtıldı. Bu kartları kaç kişi aldı onu bilmiyorum ama bu özel kimlik kartlarının çıkartılmasındaki amaç dediğim gibi rapor çilesini bitirmekti. Devletinde bizi tanımasıydı. Amaçlar ne güzel değil mi?

Peki, geçtiğimiz süre zarfında engellenen arkadaşlarımıza verilen bu özel kimlik kartları amaçlandığı gibi sağlık raporu çilesini bitirdi mi? Devlet bu kimlik karlarına sahip olan kişileri tanıdı mı? Bu soruları kimlik kartına sahip bir engellenen olarak “ Hayır “ diyorum. Bu hedeflere ulaşılamadı. Peki niye? Çünkü bu hedeflere ulaşılması için kartların banka kartı gibi dijital bantları ya da çipleri olması lazımdı. Yani sahip olan kişi ile ilgili her türlü bilgi kartın üstünde olmalıydı. Bize verilen kimlik kartlarında engellilik oranı yazıyor. Ancak bu kişinin engeli ne? Rahatsızlığı ne? hangi ilacı kullanır? Tedavi gördü mü? Gibi bilgiler olmadığı için her şey bir birine karışıyor.

Bunun için de devlet kurumları bile benim engelli kimliğimi kabul etmiyor. Adeta sen önce hastaneye git engel sahibi olduğunu kanıtla sonra gel işlemini yapalım deniyor. İyide benim elimdeki kimliğini kim verdi? Mesela iki hafta önce seçim vardı. Seçimlerde yaşlıların ve engellenenlerin yaralansın diye “ seyyar sandık uygulaması vardı “ ama önce doktora ya da hastaneye git bize engelli olduğunu ispatla sonra seyyar sandık uygulamasından yararlanabilirsin dendi. Bu bizim için “ ya git rapor çilesi çek, onu istemiyorsan sandıkta çile çek, iyide benim elimde engelli kimliğim var. O kimliği bakkaldan almadım. Rahatsızlığımla ilgili tüm bilgileri alarak siz verdiniz. Aslında beni tanıyorsunuz. Niye hep engelimi ispatlamamı istiyorsunuz?

Şimdi birde yeni çipli nüfus cüzdanları çıktı. Ama onları almaya kalktığımda bile başta biyometrik fotoğraf olmak üzere önüme bir sürü engel çıktı yani onları tasarlayanlar bile benim gibi fiziksel engellenen insanları düşünmemişler. “Hiç kimse bir engellinin o kimlikleri nasıl alabileceğini bilmiyor” Hatta engel sahibi bir kişiye kimlik lazım değil diyenler bile var. Biz Türkiye Cumhuriyetinde yaşamıyor muyuz o kimlikler tasarlanırken alacak kişinin engel sahibi bir insan olabileceği aklınıza gelmedi mi?

Evet, kusura bakmayın sinirliyim. Çünkü bu kadar gelişmiş teknolojiye sahipken en ufak bir işlem sırasında doktor raporu istenmesinden sağlıklıyken hastanelerde rapor için çile çekmekten bıktım. Yetkililerden hatta sesimi duyan bu yazıları okuyan Bolu Milletvekillerinden ricam ne olur gerekli yerlerde bu dediklerimi dile getiri. Herkese anlatın. Bakın bu kadar teknolojiye sahibiz dolayısıyla teknolojiyi kullanıp anlattığım problemleri kolaylıkla çözebiliriz. Yeter ki isteyelim ve birazcık düşünelim üstesinden gelemeyeceğimiz sorun aşamayacağımız engel olmaz…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem gazetesi…   

Bu yazı toplam 1002 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim