• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

NURETTİN TEKİNDOR’ un KİTABI

Kemal Alemdar

Kitap tam bir Bolu kitabı. Bolu’nun UĞURLUNAİB (URNİB) tekkesinin son şeyhi Mustafa SABRİ Efendi’ nin çocuklarının ve torunlarının  ROMANI.  

Kitabın ADI; HAYAT YARININI BİLMEZ-Anılarımdan Öyküler.

Kitabı tanıtırken nasıl bir başlık atacağıma karar vermekte zorlandım.Önce AYRILIKLARIN HÜZÜNLÜ TÜRKÜSÜ başlığını atmayı düşündüm, daha sonrada BOLU / SEBEN / KASTAMONU ÜÇGENİNDE AYDINLANMA  başlığında takılıp kaldım. Ama kitabı bitirip Nurettin beyin ÖNSÖZ yazısı “ Baştan  diyeceklerim “ i  tekrar okuyunca son cümlesinde ki vurgulayıcı ‘  YALIN, PIRILTISIZ, İÇTEN..’  deyişine  uyarak; yazı başlığımı NURETTİN  TEKİNDOR’un KİTABI olarak seçtim.

Kitap tanıtımında ki güçlük bence şu; öyle uzun uzadıya yazamıyorsunuz.Bu nedenle de özeti sanki yazı başlığında iletmek ihtiyacı doğuyor.Yukarıda ki yazı başlığı seçmedeki zorluğumda buradan kaynaklandı. Hele yıllarca uğraş verilerek ortaya çıkarılmış bir eseri tanıtma yazısı olunca bu iş çok daha zor oluyor.Kısaca emeğe saygım özetlemeye saygımı artırıyor.

 Seben ilçemizin kuruluş yıllarında ilköğrenimini Seben’de yapan yazarımızın  SEBEN ANILARI ve SEBEN’deki AİLESİNE bir kış günü VARIŞ  yada KAÇIŞ  hikayesi çok etkiledi beni. Sebenli dost okurlara özellikle söylemek isterim, bu kitapta Seben ilçemizin kuruluş yıllarına dair çok  hatırat  var. Sanki; Cumhuriyet sonrasının SEBEN’inin  İLK KAZANIMLARININ ROMANI gibi.

Kitabı okuyan, Ülkemizin değerli edebiyatçı ve  gazeteciler’in den bazı yorum ve notları aktarmak hem  işimi kolaylaştıracak hem de KİTABI tanımamıza yardımcı olacaktır. Bu yorumlar kitabın arka kapağında okurlara sunulmuş.Bende onları aşağıda aktarıyorum:

“ Eski deyimle bir ŞAHESER. Yeni deyimle BAŞYAPIT. Masal gibi başlıyor, roman gibi sürüyor, anılarla tamamlanıyor. Aynı zamanda, Osmanlı’dan  Cumhuriyete uzanan dönemin bir toplumsal tarih  kitabı.Bolu’lu bir tekke şeyhi ailesinin çağdaşlığa geçişinin öyküsü….” Altan ÖYMEN

“Hayat Yarınını bilmez’i severek okudum. Öykülerin zenginliği dikkat çekici.Hem anlatılan dönemlerin insanlarına ve onların dünyalarına ilişkin ilginç şeyler öğrendim hem de   yeni bir yazar tanıdım.Bundan sonra yazacaklarını merakla bekleyeceğim bir yazar……”  Ülkü TAMER

“…..çöken bir imparatorluktan, doğmakta olan bir ışığın büyüsüne kapıldım. Devrimin kök salmasını sağlamak, Anadolu köylerine yaymak, Cumhuriyeti yaşatacak yeni nesiller yetiştirmek yine bu insanlarla, aynı insanlarla olacaktı. Sıradanmıydılar, sıra dışı mıydılar.Bilmiyorum…Bildiğim, onları ve öykülerini sıra dışı yapanın, o değişimi gerçekleştirecek olmaları, o değişim gücüne, kaçınılmaz olana inanmaları… O değişimi gerçekleştirmek için verdikleri mücadele…”  Zeynep ORAL

Bolu’nun isyanlı yıllarından, annenin acılarından, 1926 yılında GEREDE’nin Çoğullu köyünde 17 yaşında öğretmenliğe başlayan -Okulunu kendi yapan, öğrencisini kendi bulan- babanın; Cumhuriyetin ilk yıllarındaki zorlu eğitimcilik çalışmalarından yola çıkan bir ANILAR DEMETİ. KIBRISCIK ‘ın Yazıca Köyünde kuşpalazından kaybedilen bir kardeş ve bu acıyı                                   HİÇ UNUTMAYAN bir ailenin  SEBEN  ilçemizde devam eden SERÜVENİ. Hüzünlü, kederli ama dirençli ve onurlu bir yaşamın HİKAYESİ  yada  ANILARIN ROMANI.

Nurettin ağabey, yıllarca süren gazetecilik serüveninden sonra kaleme aldığı bu kitabını 2007 de  İZMİR’de GRAMER  Basım-Yayın-Tanıtım  Matbaasında  yayına hazırlamış.Firmanın Tam adresi: KARACAOĞLAN MAH. 171/1 Sk.No: 2/4 IŞIKLAR ÇARŞISI – IŞIKKENT/ İZMİR. Telefonla ulaşmak isteyenler  0.232/ 472 19 00 nolu telefondan yararlanabilirler.

Okumanın, edebiyatın ve tabii  BOLU’ muzun geçmişinden notlara ulaşmanın tadına doyamayacağınıza inandığım bu kitabı sizlere  HARARETLE  önerirken, yazarın 1957 yılında       Ankara’da DİL ve TARİH COĞRAFYA FAKÜLTESİ’ndeki eğitimi sırasında acı bir haberle şehre dönüşünde ki  BOLU’ yu  anlatan cümleleri  ile sizleri baş başa bırakıyorum:

“ Bolu o gün soğuk ve dilsizdi. Gelişlerimin daha ilk adımında beni çocukluğuma döndüren Arnavut kaldırımlarının, birlikte serpildiğim akasyaların, ara yollar boyu taş duvarların, güvercin yuvası ahşap saçakların, cihannümaların, rengarenk sardunyalarıyla eli belindeki balkonların dili tutulmuştu sanki; alışık olmadığım bir suskunluk içindeydiler.”

Hoşça kalın efendim. KİTABI VE OKUMASI BOL iyi bir hafta dileklerimle.

08.10.2011

Bu yazı toplam 1309 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim