• BIST 109.111
  • Altın 367,664
  • Dolar 6,7333
  • Euro 7,5613
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

O MÜZİĞİ DUYMAYI ÖĞRENMELİYİZ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bazen düşünüyorum da biz insanlar bir şeyleri değiştirmeye, bir şeyleri kendimize uydurmaya ne kadar meraklıyız. Örneğin doğal şeyler güzel diyoruz. Organik yani doğal yetişmiş meyvelere sebzelere bir sürü para veriyoruz. Sonrada gidip kendimiz estetik yaptırıyoruz. saçımızı başımızı doğal olmayan renklerle boyuyoruz. bir şekilde doğallıkların bize uygun kalıba girmesi için müdahale ediyoruz.  

Sadece bu kadarda değil “ fikirleri düşünceleri bize değişik gelen insanlara da müdahale edip onları da değiştirmeye bir bakıma kendimize uydurmaya çalışıyoruz. “ evet, belki de bu durum insanın doğasında var ancak insanlar arasında çıkan çoğu kavga o niye beni anlamıyor niye benim gibi düşünmüyor diye sebeplerden dolayı çıkıyor.

Aslında karşımızdakinin farklı olduğunu ve doğal olarak bizden farklı düşüneceğini kabul etsek inanın dünyadaki birçok sorun kendiliğinden çözülecek. Çünkü anlatmaya çalıştığım problemleri insanların kendisi doğal olanı kabul etmeyerek kendileri çıkarıyor. Hele hele bu kabul etmeme sorunu yaşadığımız modern dünyada oldukça fazla ancak hiçbir şekilde değişmeyen kendini topluma doğallığı ile kabul ettiren içinden geldiği gibi yaşayan insanlarda var

Bu insanlara en güzel örneklerden biride Malatya’nın simgesi haline gelen geçtiğimiz hafta sonu hayatını kaybeden Mercedes kadirdi. Kadir kavak ağacından yaptığı 3 metre uzunluğundaki sopaya bir Mercedes araba gibi davranıyordu. Hatta onunla sokaklarda geziyordu. Evet, belki görenler ilk başta yadırganmıştı evet belki zihinsel olarak hiç kimseye benzemiyordu. Ancak deli denilen o adam sopasıyla birçok insandan daha mutluydu.

Toplum onu öyle sevmişti. Koskoca bir şehrin simgesi olmuştu. Aslında benim burada ve yaptığım her işte özel gereksinimi olan arkadaşlarımıza ve ailelerine anlatmaya çalıştığım “ siz dünyaya uymaya çalışmayın. Bırakın dünya size uysun” sözünün tamda karşılığı kadir gibi insanlardır. Şimdi ne yani hepimiz Kadir gibi sopaya mı binelim diyecek arkadaşlar olabilir. Hayır, tabi ki sopaya falan binmeyin ayrıca o sopa değil kadirin Mercedes’i düşünsenize hangimizin öyle son model binince mutlu olduğu arabası var.

Evet, biraz değişik açıdan anlattım. Ancak okuduğum kadarıyla Mercedes Kadir gibi doğal kendiyle ve çevresiyle barışık bir insan ne olursa olsun afif bir tebessümle anlatılmalı müsaadenizle ona buradan bir selam çakalım çünkü eminim şimdi bir yerlerde Mercedes’ine oturmuş bize gülümseyerek bakıyordur.

Şimdi şöyle bir şey var özel gereksinimi olan birçok arkadaş farklılıklarıyla barışık değildir. Ben niye böyleyim derler ve hep içten içe kendileriyle kavga ederler. halbuki Kendileriyle barışıp bazı farklılıkları önce kendilerinin kabul etmesi sonrada etraftakilere kabul ettirmeleri gerektiğini hep unuturlar

Tabi birde kıyaslama olayı vardır bu kıyaslamayı en çok engelli bireyin aileleri ve yanındaki insanlar yapar. “O bunu yapıyor sen niye yapamıyorsun. Bak o yürüyor sen niye yürüyemiyorsun, bak o şu oyunda başarılı sen niye değilsin”  gibi sözlerle bir bakıma engelli bireyi değiştirmeye çalışırlar. İstenenleri yapamazsa bu seferde engelli bireyi küçük görmeye başlarlar. Halbuki böyle zorlamalar ve kıyaslamalar hiçbir şeyi değiştirmez. Engelli bireyi izleyip yeteneklerine göre oyunlar kendini geliştire bileceği aktiviteler yapılmalıdır. Hiç kimse size göre başarılı birine benzemek zorunda değildir.

Her insan özeldir ve kendine has yeteneklerle dünyaya gelir. Modern toplum ve ülkemizde uygulanan eğitim sistemi bunu göz ardı edip insanları tek bir kalıp çerçevesinde yetiştirmeyi hedefler. Tanımlanan kalıba giren insanlar başarılı girmeyen eğilmeyen bükülmeyen kendi bildiğinden vazgeçmeyen insanlar başarısız, hasta, hatta deli olarak tanımlanır. Bu sistemlerde farklılıklara yer yoktur.  Buda bence toplumların en büyük hatasıdır. Bu sistemler tekrar gözden geçirilmeli başarı ve başarısızlık kriterleri tekrar belirlenmelidir  “Müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanırmış” kalıpların dışında kalan doğal insanlara bakarken o müziği duymayı öğrenmemiz gerek eğer biz bunu başarabilirsek birçok engel kendiliğinden ortadan kalkar.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

      

Bu yazı toplam 2296 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim