• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 2 °C

O şimdi sanat danışmanı

Mustafa Namdar

Bir Cengiz Alabaş geçti Bolu Anadolu Güzel Sanatlar Lisemizden. 1998 yılında İzzet Baysal’a Şükran Günleri’nde açılan resim sergisinde tanıdık onu. Sergiyi gezen kalabalık, öğrencilerin tablolarını ilgiyle izlerken, trafik bir yerde takılıp kalıyordu.

O dönemin Valisi başta olmak üzere üst yönetimden hemen herkes tablolarını ilgiyle izliyor, övgü dolu sözcüklerle kutluyorlardı Cengiz Alabaş’ı. Anadolu Güzel Sanatların üçüncü sınıfında olan Alabaş’ı arkadaşlarından ayıran, bir kolunun omuz altından olmayışıydı. O sergideki bir tablosu, Cumhurbaşkanına armağan edilmişti. 2006-2007 eğitim-öğretim yılında herkesin başarı dilekleriyle öğrencilere şans dilerken, aklıma düştü Cengiz Alabaş.

O daha doğarken, bedensel özürle merhaba demişti yaşama. Bir kolu yok varolanda da, bazı parmakları yapışıktı. Yaradan öyle bir yetenek bahşetmiş ki çizgi ve renklerle yeni bir dünya oluşturup ayakta durabileceği gücü vermiş.

Tek koluna rağmen hiç düşünmemiş duygusal sömürüyü. Kendine acındırmak hiç aklına gelmemiş. Yetenekse yetenek demiş tek kolla. Zeka ise zeka! Yeterli olmayan yerde çok çalışır kapatırım, inancı ve kendine güvenle yetenek sınavını birinci olarak aşmış.

Okul Müdürü Sn. Çetin Akkaş’la girdiğim diyalogda, kolundaki protezin değişmesi gerektiğini öğreniyorum. Kendisinin bedensel gelişme çağında olması nedeniyle çocukluğunda takılan protez can acıtacak şekilde sıkmaya başlamıştı kolunu. Protezin değişmesi gerekiyordu, ama nasıl?.. Baba Karabük Belediyesi’nde işçi, aile kıt kanaat konacak bir sıcak yemeğin, bir dilim kuru ekmeğin hesabı yapılırken, nereden nasıl bulacaktı adı geçen milyarı aile.

Bir formülü bulunmalıydı. Ufak tefek yardımlarla küçük ihtiyaçlar okulda karşılanıyordu ama, bu olay boyu aşıyordu. Kampanya açalım dedik. Valilik’ten müsaade alalım, Milli Eğitim camiasıyla bu işi kendi içimizde çözeriz dedik. Aklımıza yatmıştı Sn. Akkaş’la başladık girişimler, epey yol aldık. Bu arada Alabaş okulu bitirmiş, ailesinin yanına gitmişti...

Üniversite sınavını mutlaka kazanır diyordu Okul Müdürü. Dediği gibi oldu, AİB Üniversitesi Resim Bölümünü de başarıyla kazanmıştı. Üniversitedeyken birkaç kez görüştük. Mutluydu, yeni proteziyle bulduğu moralle, birbirinden güzel eserlere imza atıyordu...

Cengiz Alabaş, Allah’ın verdiği yeteneği ortaya çıkarmasını bilmişti. O yeteneğini, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde pekiştirip, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde geliştirmiş, şimdi Karabük Belediyesi’nde Sanat Danışmanı olarak görev yapıyormuş.

O yalnız kendi yolunu değil, bedensel özürlülerin de önünü aydınlatmış olmalı. O, başarılı olmak için başaracağım diyebilmenin örneğini vermiş olmalı. O, çeşitli olumsuzlukları mazeret olarak almayıp başarı inancını göstermiş olmalı...

Geçenlerde karşılaştığım değerli kardeşim Sn. Çetin Akkaş’a sordum, bizim Alabaş ne oldu diye. O şimdi Karabük Belediyesi’nde Sanat Danışmanı dediğinde mutlu oldum. Bu yazımı da okulların açıldığı şu günlerde bilemediğimiz sıkıntılarla iç içe olan öğrencilerimizin olabileceğini düşünerek yazmaya çalıştım.

İnsanoğlunun mutlak bir sıkıntısı vardır. Zorluklar karşısında asıl olan erdemlik, pes etmek değil, dirençli olmaktır. Acılara göğüs germesini biliyorsak, zorluklar aşılır, deneyimli olunur.

26.09.2006

Bu yazı toplam 214 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim