• BIST 99.216
  • Altın 277,108
  • Dolar 5,7683
  • Euro 6,4156
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 22 °C

O vazo gelecek Sayın Ceylan...

Yüksel Gültekin

16 Nisan 2007 tarihi. Yani Cumhurbaşkanlığı için adayların müracaat tarihi yaklaştıkça, tansiyon gittikçe artmakta. Hem AK Parti mensupları arasında, hem de AK Parti dışındaki tüm siyasi partilerde bu konuda çok farklı alternatifler ve spekülasyonlar yapılmakta.

Çünkü herkes bilmekte ki, Sayın Başbakan aday olup, yerine Sayın Abdullah Gül AK Parti Genel Başkanı olduğunda hem AK Parti içindeki dengeler, hem de AK Parti’nin bulunduğu konumdaki dengeler değişecek. İşte bu nedenle, şimdi herkesin gözü kulağı 16 Nisan’da...

Benim şahsi kanaatim, Sayın Recep Tayyip Erdoğan hem Cumhurbaşkanlığına aday olacak, hem de Cumhurbaşkanı olacak. Ama daha önemlisi, mutlaka hem aday olmalı, hem de seçilmeli. 70 yıllık cumhuriyetin geldiği olgunlukla artık demokrasinin önündeki son anlamsız engeller de kaldırılmalı.

Hep söylene gelen haliyle, eğer Cumhuriyet gerçekten tüm fertlerinin yasalar önünde eşit olduğu bir yönetim şekli ise, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmeli.

Eğer Cumhuriyet söylene gelen haliyle, bir demokratik yönetim şekli ise ve demokrasilerde de yasalar hakim ise, Recep Tayyip Erdoğan da yasal şartları taşıyorsa, Cumhurbaşkanı seçilmeli.

Eğer, bugün adeta ikinci bir yasama organı gibi faaliyet gösteren ve aynı zamanda yürütmenin de önünü tıkayan bir Cumhurbaşkanı sayesinde 1800’e yakın Cumhuriyet Türkiyesinin genel müdürlüğü vekaletle yönetiliyor, bu ülkede birileri devlet bakanlığı yapıp, Cumhurbaşkanlığı vetosu sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı yapamıyorsa, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmeli.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, parlamenter demokrasinin kökleşmesi, Cumhuriyetin gerçek anlamıyla demokratikleşmesi için zaruridir. Sanıyorum bugüne kadar milletine hizmet noktasında hiçbir görevden kaçmamış olan Sayın Başbakan, bu onurlu görevden de kaçmayacak ve Cumhurbaşkanlığı’na aday olup, seçilecektir. Gerisi laf-ı güzar...

Bu tespitten sonra, gelelim yerel meselelere...

Sayın Umut Oran, Köroğlu Otel’deki bekleneni vermekten çok uzak olan cılız çıkışından sonra, bir anda ortadan kayboldu. Halbuki kamuoyu kendisinden çok ciddi bir şekilde bir açıklama beklemekte. Gerçekten halkın ekseriyetinin arzu ettiği gibi, önümüzdeki dönem kendisini parlamentoda görebilecek miyiz? Göreceksek kendisini göreceğimiz parti hangisidir? Bu parti CHP ise, niye bugüne kadar bu partiden bu konuda olumlu ya da olumsuz bir açıklama yapılmamıştır. Yürekli olduğunu iktidara karşı yaptığı cesur çıkışlarından bildiğimiz Sayın Umut Oran’ın suskunluğunun sebebi, umarız Yüksel Ceylan’ın hışmından korkmak değildir.

Sayın Yüksel Ceylan tarafından Deniz Baykal’a verilen tarihi vazodan henüz ses seda yok. Ama bu köşenin okuyucuları bilsinler ki, bu tarihi vazo yerinde, yani CHP Bolu İl Binasında çok yakında yine sevgili Bolulular’la buluşacaktır. İsterim ki bir tarihi yanlıştan dönülsün ve tarihi eser vasfındaki bu vazo, yanlışı yapanlar tarafından yerine konsun. Yoksa iş başka mecralara intikal ettikten sonra yerine gelse de bu arkadaşlar açısından çok hoş olmayacaktır.

Ne vazoyu unuturuz, ne de unuttururuz, Sayın Ceylan...

Saygılarımla...

02.04.2007

Bu yazı toplam 953 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim