• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Öğretmenin evinde ilk ders - 1

Mustafa Namdar

    Elindeki simidi alınıp da, karşısına geçerek yemenin acısını, simidini kaybedenler çok iyi bilir ve anlar. İşte öyle bir şeydi yıllar öncesi alınteri ve emeğimizle yapıp içinde huzur bulduğumuz öğretmenevimizin, elimizden alınışının neden olduğu gönül yarası. Bolu Öğretmeninin yüreğine oturan bu taş gibi acıyı söküp aldı Sn. Solmaz ve Ahmet Baysal ailesi. Minnet ve şükranlarımızla bir kez daha teşekkür ediyor, sağlık içinde uzun ömürler diliyorum.

    Resmi açılışı 24 Kasım 2005 tarihinde yapılacak olan, “Solmaz ve Ahmet Baysal Öğretmenevi ve Eğitim Merkezi”nde deneme hizmetleri başladı. Bu hizmetin içinde yerini alan ilk dersin anlamı bir başka olmalı. Hele de bu ilk ders eğitim öğretimde geleceğe yönelik başarı projesine ait ise.

    Çoğu illerimize göre altyapıdaki zenginliğimize karşın, yurt genelindeki başarısızlığımız gündemden hiç düşmedi. Birbirimizi suçlamaktan güvenimizi yitirdik, çalışanlarımızın moral motivasyonunu bozduk. Velilerimizin devlet okullarına karşı güvenlerini zaafa uğrattık. En çok da hayırların efsane ismi İzzet Baysal’ın yaptıklarının karşılığını veremediğimiz için onun kemiklerini sızlatmaktan üzüldük, öfkelenip tartıştık. “Biz bunu hak etmiyoruz! Yerimiz bu olmamalı!” dedik. Çözüm için doğru yerde durup, doğru zamanda doğru akılla, doğru sonuca ulaşamadık...

    Şartlı bakış; doğru düşünce önünde bariyer, öfke; doğru düşünceyi yok eder oldu. Kafamızı kaldırıp çevremizde kimler ne yapıyor diye gözlem yapamadık. Sorun sistemde ise, başarılı olan illerimizdeki okullarımız da aynı sistemin içindeydi. Sorun, öğretmen ve onun yetiştirilmesindeyse, her yerde aynı kaynaklardan gelen öğretmenlerimiz görev yapıyordu. Sorun, siyasi ise bunun da ciddi anlamda araştırılması gerekiyordu. Sorun velimizde ve öğrencilerimizde ise, bunun da rehberlik hizmetleriyle araştırılması lazımdı.

    Bütün bunlar yapıldı da, başarı konusunda yaprak kımıldamadıysa kurum içlerinde barışıklık, yöneten-yönetenler arasında güven duygusunun zedelenmiş olmasını giderecek reçeteyi mi yazamadık? Sanki; birlikte mesai yaptığımız insanların çalışmalarından mutlu oluyor, onlara bu memnuniyetimizi kanıtlamak için “dileyin benden ne dilerseniz” diyoruz da hemen arkasından da “şunu alacaksınız haa” diyerek hevesleri kursaklarında bırakıyoruz. Ağız tadı için tepsi tepsi çeşitli tatlı, kadayıfından revanisine, baklavasından dilberdudağına, kaymaklı kabağından kazan dibine, akla ne gelirse ikram için açık büfe oluşturuyoruz da, arkasından “herkes kabak tatlısı yiyecek haa” dayatması mı var? İnsanlara sunulan ikramda damak tadına göre seçme hakkı tanınmıyorsa, gönülleri hoş etmek olası değil.

    İşte bu ilk derste eğitim öğretim camiası içinde bulunanlara öyle bir projeyle ikram yapılıyor ki, herkes yaptığı işin mutluluğunu yaşayacak. Herkes gelecek kuşakların başarısında payının olduğunu düşünüp gururlanacak. Herkes hoşlanıp zevk alacağı biçimde bir parmak alıp tadına bakacak.Bu projenin adı BMS. Açılımı Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü Soru Bankası. Ne getiriyor takip edin yazacağım.

21.11.2005

Bu yazı toplam 283 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim