mecidiyeköy escort mersin escort bayan bodrum escort adana escort adana escort seks hikayeleri türk porno izmir escort bayan hatay escort

  • BIST 108.863
  • Altın 154,185
  • Dolar 3,8311
  • Euro 4,5213
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Öğretmenlik, Meyvesi Olan Meslek

Nizamettin YILDIRIM

 

Her şeye rağmen öğretmenlik mesleği hala itibarını koruyor.

Pazarda limon satmak zorunda kalsa da, güç şartlarda görev yapsa da, hakkıyla bu mesleği icra edenler onun hazzını ömür boyu hisseder.

1978 Bolu Eğitim Enstitüsünden mezun olduk. Bu okullar o dönem 2 yıllık yüksekokullardı. Bir nevi bu günün meslek yüksekokulları, ancak eğitim kalitesi bu günküyle kıyaslanamayacak kadar iyi. Her şeyden önce eğitim kadrosu tecrübeli.

İsimlerini hatırladığım bazı hocalarımız  rahmetli olan Şirin Eroğlu, Ayten Kilitçi, eşi Mehmet Kilitçi, Durmuş Çakıroğlu ve diğerleri.

Okula başladığım ilk günlerde pek istekli değildim. Zaman geçtikçe hocalarımızın da bizi motive etmesiyle (mesleği sevdirmede ve benimsemede çok büyük katkıları var) idealist birer öğretmen olarak Anadolu yollarına düştük.

Ankara’da çektiğimiz kura sonucu Kahramanmaraş’a, orada da   kura sonucu merkeze bağlı Yeşildere köyünün bir mahallesine atandım. Köy merkeze bağlı ama merkezden 3 saatlik araç yoluyla yakınında bir köye, oradan da yaya olarak yarım günlük yoldan sonra ulaşabildik.

Bütün bu sıkıntıları öğretmenlerimizin bize verdiği motivasyonla bu zor şartlarda görevimizi severek yaptık. İki yıl görev yaptığım bu köyden Bolu- Gerede Çağış köyüne tayinim oldu ama 15 gün görev yaptıktan sonra istifa edip ayrılarak tekrar üniversiteye başladım.

Bu anılarımı neden mi anlattım?

Geçen hafta facebook’ta bir arkadaşlık isteği geldi. Ortak arkadaşlarımızdan Yeşildere’den bir öğrencim olduğunu anladım. Mesajlaşmak istediğini iletti. Telefonumu yazdım az sonra aradı. Kendisini çok iyi hatırlıyordum. Babası bir an önce okulu bitirsin diye 6 yaşında okula yazdırmıştı. Ancak ailenin en küçük oğlu olduğundan biraz serbest bırakılmıştı. Sınıfta huzuru bozuyordu. Mesela sıraların altından gelip ön sıradaki arkadaşlarının ayaklarını gıdıklıyordu. Sınıfta kalmak olmadığı için babasına söyleyerek devamsızlıktan bıraktım.

Hal hatır sordum, annesi çok önce ölmüş, babası tekrar evlenmiş, çok küçük olduğu için de ailede ezildiğini anlattı ve ağlamaya başladı. Ne oldu bir şey mi var dedim. Hocam kusura bakma birden duygulandım dedi. Tabi ben de çok duygulandım. 37 yıl öncesine gittim.

Epeyce sohbetten sonra, hocam bize leblebi şekeri getirmiştiniz dedi. Ben de o leblebi şekeri değil fındık şekeridir dedim. Bize de dağıtmıştınız o zaman, bizler böyle şeyler görmemiştik bizim için büyük bir şeydi, onu hiç unutamıyorum dedi.

Ben bu olayı hatırlamıyorum.  Ancak benim önemsiz gördüğüm şimdilerde hatırlamadığım küçük bir jest, öğrenciler için  ne kadar önemliymiş. Ve 37 yıl öncesinden bir öğrencim adı Murat Topal, arayıp beni buluyor.

İşte meyvesi olan meslek dediğim  olay bu. Bizler insan yetiştiriyoruz. Nasıl yetiştirirsen karşına öyle çıkıyor.

Bu yazı toplam 3729 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim