• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

ÖĞRETMENSİZ SINIF TOPLANTISI

Mustafa Namdar

Öğretmen; sınıfa bilgi aktaran yönetici, lider konumundadır. Değişik aile bireylerin kültürleriyle gelişen çocukların toplandığı sınıfa hükmeden, yönlendiren kişidir.
Öğretmen sınıfta güzelliklerin model rolünü üstlenmiştir. Bir arada bulunmanın kurallarını öğretendir. Ahlaki değerlerin, demokratik ve şeffaf davranışların mimarıdır. Sınıfın yönetiminden sorumlu yöneticidir.
Öğretmen liderdir çünkü; liderlik yöneticilik vasıflarını üzerinde taşıyandır. Kendine özgü üslubuyla toplulukları peşinden sürükleyendir. Konuşmasıyla beden diliyle insanları etkileyendir.
Dünyada birçok lider ismi saymak mümkündür. Bulunduğu döneme damgasını vuran Hitler de bir liderdir, Mussolini de sonuçta bunlar insanları peşlerinden sürüklemesini bilmişlerdir. Yanlış olduğunu söyleme cesaretini bulamayanları, hamasi söylemlerin etkisinde bırakarak biat etmesini bilmişlerdir.
Dünyanın kabul ettiği son yüzyılın en büyük lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk dür. O; parçalanmış bir imparatorluğun parçalarını, saatçi ustası becerisiyle bir araya toplamasını bilmiş, yeni bir ulus yaratmıştır.
 

O; çalışkan olmayı, yaşam koşullarını her alan yükselmesini düşünmüş milletin kendi değerleriyle özgür, bağımsız, vatan, bayrak sevgisiyle bir arada kenetlenip sevgi ve saygı içerisinde olmasını düşünmüştür. Onardığı saat hala çalışmaktadır. Çalışacaktır…
Cumhuriyet öğretmeni; ülkenin geleceğini hazırladığı gençleri, liderlerinin ilkeleriyle bilgi ve beceri yükleyerek yetiştirmeye çalışmaktadır.
Bu hazırlık çalışmaları çoğu sınıfta, laboratuarda, atölyede olur. Koşullar uygun olduğunda bazen açık alanda bazen, gezilerde öğretim devam eder.
Bazen öğretmen öğrettiklerini test etmek amacıyla öğrencileri yalnız bırakır. Kendi özgüvenleriyle hak, hukuk ve adaletli davranışların ne ölçüde geliştiğini göstermek ister. Bu uygulamalardaki kazanımlar, hayat okulu dediğimiz ortamlarda devam eder.
Gönüllülük esaslarına göre yaşam içinde bir dizi dernek vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarında görevler alınır. Her yerde olduğu gibi dün de, bugün de, yarın da olabilecek başarılı güzel çalışmalar olduğu gibi düşünce farklılıkları da olabiliyor. Ortak akıl düşüncesi dışında ağır basan “ben” duygusu, bireysel çalışmalarda sapmalara, hatta kuruluşları dağıtacak dedikodu zeminlerinde arayışlara yönlendirir.
 

Böylesi durumlarda yöneticiler huzursuz, topluluklar huzursuz. Kavganın; hiçbir olumsuzluğun çözümünde faydasız olduğu bilinmesine rağmen iletişim kurmaktan kaçanlar, konuşma ve ikna becerisine sahip olmayanlar tırnak kaşımalarıyla yangının büyümesine neden olurlar.
Böylesi durumlarda sivil toplum kuruluşlarındaki yöneticilerimizde tıpkı sınıfını boş bırakan öğretmen gibi üyelerini, sorunlarını çözümlerinde yalnız bırakabilirler.
Bu durum üyelere olan özgüvenden kaynaklıdır. Üyelerin yönlendirilmesine yönelik işaret etkisinde kalmadan doğruyu bulacaklarıyla, özgür iradenin yolunu açmak için olabilir.
Öğretmensiz sınıf taktiğinin iyi niyetli haller uygulandığına inanarak, vakfımızın olağanüstü iç hizmet yönetmeliğine ait toplantının başarıyla geçeceğine inanıyorum.
Başarıya giden yolda çekilen çilenin kutsallığı inancımla bardağın dolu tarafına bakıyor, bakılmasını istiyorum.

18.10.2012

Bu yazı toplam 510 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim