• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

OHAL

İlhami Candemir

Sayın okuyucular, Millet olarak bir haftadır çok sıkıntılı saatler ve günler geçiriyoruz.

Öncelikle şu hususu belirtmek istiyorum/Tanrıya dua ediyorum ki, damarlarında asil kan dolaşan bu milleti bir daha böyle bir musibetle karşılaştırmasın, böyle bir musibetle imtihan etmesin dedikten sonra gelelim güncelliğini koruya bu konuya;

Kral çıplak diyorum. Nasıl mı izaha çalışayım;

Düşünüyorum da bu kişilere ve kuruluşlara bu ortamı yani darbe ortamını kim hazırladı? Bu kadar subayı, bu kadar hakim ve savcıyı, bu kadar kamu görevlisini kim atadı? Bu kadar vakıfın, bu kadar üniversitenin, bu kadar okulun,bu kadar dershanenin,bu kadar öğrenci yurdunun kurulmasına ve faaliyetlerine kim izin verdi?Ben bu soruları sizlere soruyorum ama bildiğiniz halde susuyorsunuz.Hepimiz üç maymunu oynuyoruz.(Görmedim,duymadım, bilmiyorum).Kral çıplak dedim ya ben söyleyeyim; AKP iktidarı verdi.Var mı itiraz eden,varsa söylesin.Hani padişahın oğluna aşık olan  nedime, saraydaki tozlu aynaya şunu yazmış” seni seven neylesin” padişahın oğlu bu yazıyı gördüğünde altına” adını söylesin” yazmış,nedime de bu yazıyı görünce sevinçle şunu yazmış” korkarsa neylesin”, bu yazıyı gören oğul da” korkmasın söylesin” yazmış ama nedimeyi görmek için gizlenerek beklemiş ve nedime aynanın yanına geldiğinde karşısında oğul”u görünce heyecandan ölmüş derler.İşte ben de nedime misali  yurdumu  çok sevdiğim için bu düşüncelerimi tozlu ekrana yazıyorum.

Gelelim ikinci konuya; Bir milli irade, milli iradedir gidiyor. Nedir bu milli irade; Halkın yönetenleri seçerken ortaya koyduğu iradedir. Bu iradenin milli olabilmesi için seçimin eşit şartlarda ve şaibesiz yapılması gerekir, öyle değil mi? Aksi halde bu iradeye milli irade değil KİRLİ İRADE denir. Örneğin Saddam Hüseyin’in, Esad’ın, Kaddafi’nin seçimlerde aldığı oyların milli irade değil KİRLİ İRADE olduğu gibi.

Bu kez gelelim üçüncü konuya; Biliyorsunuz iki gündür OHAL ile yönetiliyoruz.

Daha kaç ay veya aylar bu şekilde yönetileceğiz, bilmiyoruz. OHAL İLE İLGİLİ YASAL DÜZEENLEMELERİN ÇERÇEVESİNE BAKACAK OLURSAK; İlk hüküm Anayasanın 15.maddesidir.Maddenin başlığı “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması”dır.Dikkat edilirse KALDIRILMASI değil DURDURULMASIDIR.Maddenin metninde özetle” Olağanüstü  hallerde  milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla(önemli), temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen DURDURULABİLİR veya Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. İkinci fıkrada ise birinci fıkrada belirtilen durumlarda da kişinin yaşama hakkına, MADDİ  ve manevi varlığının BÜTÜNLÜĞÜNE DOKUNULAMAZ deniliyor.  Metindeki MADDİ VARLIK’tan kasıt nedir,bedensel maddi varlık mıdır yoksa mamelek hukukundan doğan maddi varlık mıdır tartışılabilir.Bu hususta bu güne dek herhangi bir ihtilaf olmadığı içindir ki bir içtihat bulamadım.Keza yine Anayasanın  “olağanüstü hallerle  ilgili düzenleme” başlığını taşıyan 121.maddesinde  özetle” Anayasanın 15.maddesindeki ilkeler doğrultusunda şu,şu,şu düzenlemeler yapılabilir denilmektedir. Görüldüğü gibi OHAL uygulamalarında Anayasa’nın 15.maddesinde belirtilen ilkelere uyulması gerekmektedir. Umarım bu ilkelere uyulacaktır. Aksi halde işlemler tartışılır hale gelir ki kaş yapalım derken göz çıkarılmış olur. İşte o zaman her gün her saat meydanlarda demokrasi diye haykıran kitlelere bunu izah etmekte sıkıntı yaşanabilir. Şimdi Hükümet 2935 sayılı OHAL yasasına dayanarak (667 sayılı)“Kanun hükmünde kararname” çıkardı. Buna göre Şu kadar üniversiteyi,şu kadar okulu,şu kadar dershaneyi,şu kadar derneği,şu kadar sendikayı,vs,vs(saymakla bitmeyen) kurum ve kuruluşların kapısına kilit vuruldu.Bunların mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Hazineye devredildi.Bu uygulama Anayasanın 15.maddesine uygun mudur değil midir bunun tartışılması gerekir.Bunu neden söylüyorum, hiç bir kurum ve kişi hukukun dışına çıkmasın , yapılan işler hukuka uygun olsun istiyorum.

OHAL kanunu, adından da anlaşılacağı gibi olağan dışı bir durumun düzeltilmesine yönelik düzenlemelerin ve tedbirlerin alınması içindir. Alınan kararların,yapılan iş ve işlemlerin olağan üstü durumun düzelip olağan duruma geçildikten sonraki durumu büyük ölçüde etkileyici mahiyette olmaması gerekir.Ancak kararnameye ve uygulamalara  bakıyorum da şimdilik “yangından mal kaçırırcasına” Türkiyenin geleceğini şekillendirecek hükümlerin ve uygulamaların olduğunu” görüyoruz.  Bu uygulamalarda mümkün olduğunca hassas davranılması gerekir diye düşünüyorum. Yukarıda değindiğim gibi yasanın amacı ve ÇERÇEVESİ  olağan duruma geçişi sağlamaktır. Çerçevenin dışına çıkılarak bazı uygulamalara geçilmesi tehlikeli sonuçlar doğurabilir.  Kararnameye göre(Md.6) soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili hükümlerin olağan üstü hal devamı süresince uygulanacağı belirtilmektedir ki yerinde bir hükümdür.Örneğin  göz altı süresi 30 güne kadar uzatılabiliyormuş.Buna itiraz yok.Ancak yukarıda belirtilen tüm kurum ve kuruluşların mal varlıklarının bedelsiz olarak vakıflar genel müdürlüğüne ve hazineye devredilmesi ve hatta bu kurum ve kuruluşların borçlarından vakıflar genel müdürlüğünün ve hazinenin sorumlu tutulamayacağı hükmünün hukuki tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.(Anayasa Madde 15).

Bakalım görelim,  bu vesile ile yani darbeye kalkışma bahane edilerek Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek ne gibi kararname ve uygulamalarla karşılaşacağız merak ediyorum.

Temennimiz geleceğimiz karanlık değil aydınlık olsun.

Bu yazı toplam 1066 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim