eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C

OKMEYDANI’NDAN AŞAĞI KASIMPAŞA

Mustafa Öz

                Bu başlık Anadolu insanına sanıyorum hiç yabancı değil. Halk arasında RAJON kesme anlamında kullanılan bir deyim halini almıştır. KASIMPAŞA İSTANBUL’un eski semtlerinden birisidir. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden gelip yerleşen insanlarla tam bir kültürel mozaik oluşturmuştur. Bu mozaiğin içinden SAF ve TEMİZ HALK KABADAYILARI çıkarmış bir semt olarak ünlenmiştir.

                Bu semtte çeşitli inanç grupları, etnik gruplar bir ahenk içinde yaşamışlardır.

                Günümüzde KASIMPAŞA’nın anlamı ve rajonu ahengi bozulmuştur.

                Kasımpaşa deyince sahte kabadayılar, halktan görünüp halka tepeden bakanlar, inançlı görünüp başka inançları dışlayanlar, teröre yardım ve yataklık edenler KASIMPAŞ’dan çıkmaya başlamıştır.

                KASIMPAŞA TÜRK SİYASİ TARİHİNE de ağırlığını koyan iktidar partisinin başkanını çıkaran ünlü semttir.

                Şimdilerde ise PKK’nın alternatifi olarak ülkemizin başına bela edilmek istenen bir örgütün en önemli merkezi hareket noktası haline gelmektedir. Bu örgüt DHKP-C örgütüdür.

                1980 öncesinde sosyalizm hayali kuran Marksistler, halkların kardeşliği, sınıfsal dayanışma sloganları ile ülkenin içinde bulunduğu zaafları kullanarak örgütlenmişler ve sosyalizmi HALK İHTİLALİNE çevirmenin mümkün olmadığını gördüklerinde ise, yurt dışı destekçilerinin de yardımı ile TERÖR ESTİREREK amaçlarını gerçekleştirmeyi amaçlamışlardır.

                Kürtleri, Alevileri bu amaçla örgütlemeye yeni tartışma ve kırılma noktaları oluşturmaya başlamışlar. Bir yandan da komunizmi egemen kılmak için kurumları işgal etmek (fabrikalar, okullar, üniversiteler) sokağı kullanmak için gereğini yapmışlardır. Ülkeyi bir kaos alanı haline getirdiler. Karşılarına kim çıktıysa hedef kabul ettiler. O dönemde karşılarına ülkücüler çıktı! Hedeflerine engel oldu 5000 şehit verdi. Ancak o gün de bugün de ülkücülerin verdiği bu mücadeleyi anlamayan anlamak istemeyenler oldu.

                Başta bugünkü iktidarı oluşturanların o dönemdeki fikri ve ideolojik tabanları, bu mücadeleyi anlayamadı.

                1980 ihtilalinden sonra özellikle ülkücüler sindirildi. Darağacına çekildi. Birçok sol örgüt tasfiye oldu. Ancak gerçek amaçları etnik ve mezhep amaçlı bölücülük olan örgütler ya yurtdışına çıktılar ya da örgütlerini bir müddet uykuya aldılar. PKK ve DHKP-C örgütleri 1980 öncesinde işbirliği içinde idiler. Öcalan beka vadisinde toplanan PKK ile 1984 yılı eruh baskını ile sesini duyurdu ve hızla bölge ülkeleri ve ABD, AB ülkeleri sayesinde örgütünü büyüttü. DHKP-C örgütünün liderlerini Bekaa’da toplayıp onlara birlikte bölünme için çalışmayı ve teşkilatlanmayı vaat etti. Bu birliktelik her yönüyle sağlanamadı ise de DHKP-C de ses getirici eylemler yapmaya başladı.

                PKK Kürt etnik kimliği temelinde bölücülük yapıyordu. DHKP-C  ise Alevi temelinde örgütlenip alevi kardeşlerimizin haklarını korumayı amaçladığını belirtse de, aynen PKK gibi Marksist bir örgüt, Aleviliği kullanıyor ama alevi inancını yaşamıyor.

                İktidar, toplumdaki kırılma noktalarını dikkate alarak bu hususları tamir etmek, toplumsal mutabakatla düzeltmek yerine, her konuda olduğu gibi düzeltmek yerine KUTUPLAŞTIRMAYI bir metot olarak benimsedi. Çözüyormuş gibi yapıp çözmeyerek, kendisine karşı olanları hedef göstererek, kutuplaşmayı adeta körükledi.

                Toplum AKP’liler ve AKP dışındakiler (Terörist ve farklı grup hiç fark etmeksizin) olmak üzere kategorize oldu. PKK ile ucuz hesaplarla masaya oturduklarında siyaseten her şeyi alabileceğini gören PKK yerine ülkenin başına birlikte ANA RAHMİNDE büyüdükleri kardeş örgüt DHKP-C’yi devreye soktular.

                Tıpkı bütün Kürtleri PKK temsil etmediği halde terör ile baskı ile temsil ediyormuş durumu yaratıldığı gibi. Bütün Alevileri  temsil etme özeliği olmayan DHKP-C örgütü de hem AB ülkeleri özellikle Fransa ve Almanya ile İran-Suriye-Irak-Ermenistan tarafından ve PKK tarafından Türkiye’nin başına bela edilmek istenmektedir.

                Maalesef iktidar geriliminden nemalandığı için bu örgütün palazlanmasını sağlayacak söz, davranış ve uygulamalar yapmaktadır. Sayın Başbakanın MİT’inin bu durumu bilmemesi mümkün değildir. Hele Kasımpaşa’da büyüyen Başbakanın. Yine Kasımpaşa’yı (Okmeydanını) merkez tutmuş bu örgütün giderek alevi kardeşlerimizi provoke ettiğini görmemesi mümkün değildir. Ancak gören gözün tavrı, söylemi de ona göre olmalıdır.

                Alevileri temsil etmeyen hatta Alevilikle ilgisi olmayan bu örgüt ile Alevileri bütünleştirici incitici söylem yerine bu örgütü alevi kardeşlerimizin baş belası olarak ortaya çıkan bir yapı olduğunu deşifre edip, alevi kardeşlerimizi kucaklamalıyız.

                Suriye’nin geldiği durum sonucu birbirleriyle ilgisi olmayan Caferi, Alevi, Nusayri ve diğer inanç gruplarının hepsini bir kefeye doldurup incitici, itham edici cümle, davranış bu kirli örgütün işine yaramaktadır.

                İktidar: iktidarda kalma adına tabandaki toplumsal ayrışmayı göremiyorsa yine MİT’ine görev versin basit bir raporla cevabını alsın. Türkiye AKP ve dışındakiler olarak karpuz gibi bölünmüş görüntüsü veriyor.

                Bu bölünme Kasımpaşa’dan çıkan iktidarın işine yarıyor. Ama yine Kasımpaşa’yı mesken tutan DHKP-C’nin de işine yarıyor. Bir gerilim çıkarıyor. İktidara (cam çerçeve kırarak) yarıyor. Kendisi de büyüdükçe büyüyor.

                Siz üç beş çapulcu da diyebilirsiniz. Ya da Kasımpaşa’dan aşağı Okmeydanı da diyebilirsiniz.

                Durum iktidar hırsı ile görmemezlikten gelinecek noktayı çoktan aştı. Bu yıkıntının altından yara almadan siz de kurtulamazsınız! Kasımpaşa’ya ve Kasımpaşa’lılara dikkatli ve özenli yaklaşım gerekli.

31.05.2014

Bu yazı toplam 2058 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim