• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C

Okul açılırken Milli Eğitim ve sorunlarımız

Mustafa Öz

Ülkemizde adı MİLLİ ile başlayan iki kurum kaldı...! Milli Eğitim ve Milli Savunma. Peki adı milli ile başlayan bu kurumlarda gerçekten milli özellikler ön planda mı?

Savunma için bunu söylemek mümkünse de; milli eğitim için çok zor görünüyor. Tür-kiye'de eğitim,adalet,güvenlik ve sağlık devletin temel görevlerinden sayılmaktadır. Devlet, cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar EĞİTİME öncelik vermeye çalışsa da; sistem olarak, fiziksel şartlar ve okullaşma olarak arzulanan istenen sonucu elde edememiştir.

MİLLİ EĞİTİMİN TEMEL ŞARTLARI

1. Herkese genel olarak ve eşit olacak

2. Ferdin ve toplumun ihtiyaçlarını dikkate alacak

3. Yöneltme özelliği olacak

4. Fırsat ve imkan eşitliği sağlama ve herkese eğitim hakkı

5. Demokratik olma. Atatürk ilke ve inkılaplarına, Atatürk milliyetçiliğine bağlı kalma

6. Laiklik, bilimsellik, planlılık, karma eğitim yapılacak (erkek kız ayrımı yapılmadan)

7. Okul ile aile birliğine açık,ülkenin her yerinde verilen eğitim şekli olacak

EĞİTİM:ÖRGÜN ve YAYGIN EĞİTİMLE verilmektedir.

YAYGIN EĞİTİM:Örgün eğitim kurumlarından birisine hiç girmemiş veya bu kurumların bir kademesinden ayrılmış olan bireyleri kapsar.

ÖRGÜN EĞİTİM:Belli yaş gruplarındaki bireylere verilen eğitimdir. Okul öncesi, ilköğretim ve yüksek okul öğretimini kapsar.

OKUL ÖNCESİ ÖĞREETİM(KREŞ...): 3-5 yaşındaki çocuklara verilen eğitimdir. Ülkemizde bu alanda hizmet veren 17.634 okulda 549.604 çocuk eğitim ve öğretim almaktadır. Eğitim ve öğretimin kalitesi aslında okul öncesi eğitimin yaygınlığı ve kalitesi ile bağlantılıdır. Özellikle çalışan ailelerde çocuklar emin ellere teslim edilmediği için ciddi sıkıntılar doğmaktadır. Çocukların zekasının %65’i 3 yaşına kadar, % 85’i 5 yaşına kadar şekillenmektedir. Geri kalan %15’i ise bluğ çağına kadar şekillenmektedir. O zaman nitelikli insan yetiştirmek istiyorsak,okul öncesi eğitime önem vermemiz gerekiyor.

İLK ÖĞRETİM:6-14 yaş arasındaki çocuklarımızın iyi bir vatandaş olarak gerekli temel bilgilerini alması, milli ve manevi değerler kazanması, ilgi ve yeteneklerine göre hayata ve yüksek öğrenime hazırlamayı hedefler. 2005-2006 yılında 34.990 okulda 10.152.000 öğrenci öğrenmiş görmüştür.

ORTA ÖĞRENİM:En az dört yıllık genel ve mesleki öğretim veren tüm okulları kapsar. Amacı öğrencilere temel bir kültür vermek, toplumsal kimlik kazanmak sosyo ve ekonomik kalkınmada yerlerini almak üzere ilgi ve becerileri doğrultusunda YÜK-SEK ÖĞRENİME hazırlamak.

Ülkemizde en önemli sıkıntı kaynaklarından birisi de ORTA ÖĞRENİMDE yaşanmaktadır. Öğrenciler ilgi ve becerilerine göre ülkenin ihtiyaçları da dikkate alınarak; Genel orta öğretimde mi; yoksa mesleki orta öğretim mi öğrenim görecekler tam yönlendirilmedikleri ve yüksek öğrenimin sıkıntıları nedeniyle, genel orta öğretimin tercih edilmesine yol açmaktadır. Üniversite kapısına yığılmış bir sürü gencimiz heba olmaktadır.

O nedenle orta öğretimin planlaması ülke gerçekleri dikkate alınarak yapılmalıdır.

ÖZEL EĞİTİM:Özel durumları (engelleri) nedeniyle farklı bir eğitime tabi tutulan bireyleri kapsamaktadır. 2005-2006 yılında 25.238 öğrenci bu okullarda öğrenim görmüştür.

YÜKSEK ÖĞRENİM: Orta öğretimden sonra en az iki yıllık olmak üzere verilen öğrenimi kapsamaktadır. Üniversite, fakülte, yüksek okul, konservatuar, meslek yüksek okulları ve araştırma merkezleri bu kapsamdadır. Ülkemizde 53 devlet üniversitesi, 26 vakıf üniversitesinden toplam 2. 073.428 öğrenci öğrenim görmektedir.

Milli eğitim politikamız incelenirken, her kademesi sorunlarıyla, ülke ve dünya gerçekleriyle değerlendirerek belirlenmelidir. Maalesef iktidarların her döneminde diğer konularda olduğu gibi bu konuda da YAP-BOZ şeklinde politikalar belirlendiği için: eğitim kalitemiz son derce düşüktür. Bölgeler arasındaki çok fazladır. Hala zorunlu eğitim çağına gelen çocuklar okula gönderilmemektedir. Okullaşma oranı, okulların kalitesi,araç-gereç durumu,öğrenim için gerekli asgari derslik sayıları yetersizdir. %100 eğitim destek kanunu sayesinde özel okullardaki artışa rağmen yılların biriken sorunları çözülememiştir. Köylerde okullaşma oranı tamamlanamadan mevcutları çürümeye terk edilmiştir. Şehirlerimizde plansız ve programsızlık okul alanlarının iyi tespit edilmemesi nedeniyle hem okul miktarı yetersizdir, hem de okullar eğitim için uygun değildir. Okula ulaşmak için saatler önceden yollara düşülüyor.

Öğretmen kalitesi ve öğretmen sayısı yetersizdir. Öğretmenlerin özlük haklarında iyileştirme sağlanmalıdır. Çocuk okutmak özellikle şehirde çok masraflı hale geldi.

Kitapların devlet tarafından verilmesi çok isabetli olmuştur. Ancak yeterli değildir. Zorunlu eğitimle çocuğunu okutan her aileye devlet parasız burs vermelidir. Okul çağına gelen her çocuğun okula gitmesi sağlanmalıdır. Öncelikler ülke ve dünya gerçeklerine göre tespit edilmelidir. Her il ve bölge kendi şartlarında planlanmalı, özel eğitim ve öğretim denetim bırakılmadan teşvik edilmelidir.

Hiperaktif ve zeki çocuklar için özel eğitim ve öğrenim alanları yaygınlaştırılmalıdır. Adı milli olan eğitim ve öğrenimimiz parti çekişmelerine alet edilmemeli, gerçekten milli ve manevi değerlere bağlı müsbet ilimle donatılmış yabancı fikirlere kapalı demokrat kişilikli ve kimlikli bireyler yetiştirilmelidir. Okul aile işbirliğine önem verilmeli, aileler de çocukların öğrenimini ve öğrenim sürecini takip etmelidir.

Okullarda yarış atı gibi sınavlara hazırlanırken, hayata dair (insani değerler, hayatın gerçekleri) şeyler de eğitimle verilmelidir. Çocuklarımız kötü alışkanlıklara karşı uyanık olmalıdır. Hayatın gerçeklerini öğrenmelidirler. Eğitim herşeyin ANASI olduğuna göre; nüfusunun büyük çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan ülkemiz bu çocukları, her şartta iyi yetiştirilmeli nüfusumuzun olumsuzdan olumlu hale getirmeliyiz.

Yeni öğretim (eğitim diyemiyorum üzgünüm) yılının milletimize öğrencilerimize ailelerine öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

15.09.2006 

Bu yazı toplam 270 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim