• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -10 °C

Okul öncesi eğitim ve toplumsal gelecek, Okul Öncesi Eğitimin tarihçesi

Mustafa Öz

Küçük çocukların eğitilmesi düşüncesi, M.Ö 400 yıllarına kadar gitmektedir.

Özellikle Rönesans ve aydınlanma düşüncesinden sonra büyük düşünürler ve eğitimciler, çocuk eğitiminin önemi üzerinde durmuşlardır.

18. asırda 36 yaş çocukları için anaokulları açılmıştır. Osmanlı devletinde de sübyan mektepleri açıldığı bilinmektedir. 1915’de ana mektepleri nizamnamesi yürürlüğe konmuştur. Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 yılında 80 anaokulunda 5.580 çocuk ve 136 öğretmen mevcut idi.

1960 yılında kız teknik okullarında çocuk gelişimi bölümü açılmıştır. 1961 yılında çıkarılan ilköğretim ve eğitim kanunu ile okul çağına gelmemiş çocukların eğitimi isteğe bağlı hale getirilmiştir. İsteğe bağlı olduğu içinde istenilen arzu edilen gelişme sağlanamamıştır. 1973 yılında temel eğitim kanununda yapılan değişiklikle okul öncesi eğitim ÖRGÜN EĞİTİM içerisine alınmıştır. 1992 yılında Milli Eğitim Bakanlığı OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Genel Müdürlüğünü kurmuştur. 1992 yılında okul öncesi genel müdürlüğü kurulduğunda 3.625 okul, 6.624 öğretmen ve 113.338 çocuk bu sınıflarda eğitim görüyordu. Son dönemde okul öncesi eğitimin öneminin de kavranması ile gerek devlet, gerekse özel kuruluşlarca açılan kreş, anaokulu sayısında ve okul öncesi eğitim yüzdesinde belirgin artışlar olmuştur. Okul öncesi eğitim oranı % 8,5 civarındadır. Bu oranın en kısa sürede AB ortalaması olarak kabul edilen % 22 seviyesine ve daha yukarılara taşınması gerekmektedir.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE ÖNEMİ

Ülkemizin nüfusu yaşlı AVRUPA kıtasındaki ülkelerin nüfusu ile karşılaştırıldığında, %65’i gençlerden oluşmaktadır. Çocuklarımız ülkemizin geleceğidir. Ülkemizin bekası için çevremizdeki ülkelere göre bu genç nüfusunu iyi ve donanımlı yetiştirirsek, bir adım öne geçme imkânı vardır. Eğer başıbozuk, donanımsız, işsiz, aşsız bırakırsak da toplumsal çöküntü için hazırlıklı olmalıyız demektir. Okul öncesi eğitim: çocuklarımızı zorunlu eğitim çağına gelinceye kadar fiziksel, duygusal, dil, inanç ve sosyal yönden bireysel farklılıkları, yeteneklerini dikkate alarak eğitmektir. Okul öncesi eğitimin önemi nerden geliyor? İnsanoğlu zekâ gelişiminin % 50’sini 4 yaşına kadar %30'unu 48 yaş arası, % 20'sinde 817 yaş arasında kazanmaktadır. Bu bilimsel sonuç dikkate alındığında, 0-6 yaş arası çocuğun gelişiminin hızlı bir şekilde yönlendiği ve yönlendirilebildiği yaştır. Çocuklarımızı bu yaşlarda beden sağlığı ve ruh sağlığı, kişilik, kimlik açısından iyi yetiştirebilirsek: ileri yaşlarda bu temel üzerine gelişmesini sürdürme şansı çok yüksektir. Bu yüzden çocuğun sağlıklı bir birey olması; toplumun sağlıklı bir temel üzerinde yükselmesi için okul öncesi eğitime önem verilmelidir.

Okul öncesi eğitim genellikle çalışan anne-baba çocukları için mecburiyet gereği doğmuş gibi görülüyor. Gelişmiş ülkelerde okul öncesi eğitime diğer eğitimlerden daha çok önem verilmektedir. İşin ehli olmayan kişilerce (anneanne, babaanne veya benzeri kişilerce) çocuklara bakılması çocuğun sosyal gelişimini arkadaş uyumunu kendisine sağlanan eğitim imkânlarını, düzenli bir programı verememektedir. Kısaca okul öncesi eğitim adına bir anlam ifade etmemektedir.

Çocuklarımız geleceğimiz dedik: toplumdaki karışıklıkları, soygunu, talanı, vurmayı, kırmayı, kötü alışkanlıkları, inanç ve kültür boşluğunu, dil yozlaşmasını, tatminsizliği yok etmek istiyorsak: beşikten, mezara kadar özelliklede “AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR” atasözünde olduğu gibi çocuklarımızı okul öncesi eğitimle şekillendirmeliyiz.

Devlet eğitim içinde YAP-BOZ ilkesini bir türlü terk edemedi. Kimi nasıl, nerede, kiminle eğiteceğine karar veremedi. Eğitimdeki hata maddi sonuçlar kadar manevi sonuçlarda doğurmaktadır. Maddi kayıpları telafi etmek mümkün iken, manevi kayıpları (insani değerleri) telafi etmek çoğu zaman mümkün değildir. Nasıl ülkenin bir çakıl taşı bizim için kıymetli ise, her bir çocuğumuz, her bir ferdimiz de kıymetlidir. Yaratılmışların en şereflisi insandır. İnsana yapılan yatırım halkı ve hakkı memnun eder. Mutlu günlere.

Bu yazı toplam 415 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim