• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 24 °C

OKULUMDA 24 KASIM

Mustafa Namdar

1928 Yılında Cumhuriyetin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e verilen başöğretmenlik unvanının bir anlamı olmalıydı. Kurtuluş savaşının başkomutanı zaferden sonra şimdi “İzmir'den Erzurum'a eğitim seferberliği” başlatılacaktır diyordu. Bunun için olmalı ki, başkomutana başöğretmenlik unvanı verilerek eğitim seferberliğinin de komutanı ol deniyor. Başlatılan bu seferberlikle geleceğin ülke mimarlarını yetiştirecek öğretmenlere getirilen reformlarla bayrağın dalgalandığı vatan köşesinin her yerinde eğitim ordusunun öğretmenleri kara tahta başında genç beyinleri bilgilendirmeye başlıyorlar. “İlim Çin'de de olsa gidiniz” buyruğuna vatan topraklarında bütün hızıyla devam ediyor…
Yıl 1928 başöğretmen komutasındaki öğretmen ordusuna da aradan geçen 51 yıl sonra 1981 yılında 24 Kasım Türk öğretmenine öğretmenler günü olarak armağan ediliyor. Gününüz, günümüz kutlu olsun öğretmenim…
2012 yılında 31. Günümüzde İzzet Baysal Teknik Ve Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri öğretmenleri Cevat Kırlı ve Özgür Sevimsoy'un kurdukları Türk Halk Müziği korosuyla bir gün öncesinden günü kutlamak için bir konser verdiler. Hani meşhur sözdür “Tıbbiyeden her şey çıkar. Arada sırada da Doktor çıkar.” Sözünü hatırladım. Heyecanlıydım, kulakları makine sesine alışmış, ellerinde çekiç, testere, tornavida eğeye yön veren öğrenciler, sazın telinde gezinip türkü türkü kulaların pasını sileceklerdi. Sildiler de…
22 kişilik bir gurup çaldılar söylediler. İnandım ki bizden de her şey çıkıyor. Arada sırada sanatkâr… Teşekkürler sevgili öğrenciler…
Yirmi üç günü akşamı da Köroğlu otelde yemeğimiz var dediler. Memuru, hizmetlisi, teknisyen ve öğretmeniyle bir hayli kalabalık olan kadronun yemeği de güzel olurdu. Çalıştığım dönemlerden bilirim. Bir başka olurdu bizim yemekli toplantılarımız. Okul marşımız bile bir başkadır bizim. Dizeleri, birlik beraberlik üzerine sıralanmıştır. “biriz birliğiz yoktur ikilik./ Her zoru yeneriz yaşasın teknik./ Kolları bükülmez gençler ocağı./ Şan şeref doludur onun bu çağı”… gibi. Bolu da bilinen belli bir özelliğimiz vardır. Kol kırılır yen içinde kalır. Gündüz tartışıp, sertleşsek bile okuldan çıkışımız el ele dostluk içinde güler yüzle olurdu… Yemekte bu birlikteliği göremedim. Birkaç aile emekli öğretmen dışında okul personelinden 60-65 kişi eşleriyle 130-035… Neredeydi bu kadronun geriye kalanı??? Maya bozuldu da hamurumu kabarmıyor???
Anarşinin en yoğun olduğu dönemlerde bu okulda sabah mesaisi günaydınla, selamla başlar akşamın paydosunda iyi gün, iyi akşamlar dileğiyle insanlar ayrıldı birbirinden. Ne oldu bu gelenek göreneğe??? Bu okulda bırakın öğretmeni örgenciler arasında selamlaşma, abi kardeş kucaklaşması sevgisi vardı. Usta çırak ilişkisi içinde çalışma düzenine alışkın bu kurumlarda, işin bitiminde ortaya çıkan sevinç paylaşılır mutluluk beraber yaşanırdı. Ne oldu bize diyor öğretmenler günümüzü kutluyorum…
23 Kasım 2012
M. Namdar

Bu yazı toplam 582 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim