• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C

Okuma ile barışık olmak-2

Mustafa Namdar

Kitap en iyi dost dedik yıllarca. Ne var ki kitapla o dostluğun nasıl buluşturulacağını gösteremedik. Problemlerin çözümünü hep birilerinden bekleme alışkanlığımız okuma işinde de devam etti. Sanki aklımızı kullanmada tasarrufu yeğledik. Düşünce ufkumuzu genişletir dedik ama düşünüp uygulamayı hep başkalarından bekledik. Özgürlüklerin kullanılmasında ortak kararların çoğunluklar tarafından alınmasının önemini vurguladık, bu konuda sivil toplum örgütlerinin işlevsel özelliklerini anlattık, anlattık da uygulamada tabanın sesine aldırış etmeden başkalarının dediklerinin dışında fikir üretemedik. Düşüncelerimizi dar bir şablona soktuğumuzdan ne söyleyeceğimizi bilemedik.

    Görüşlere; alternatif görüşle karşı çıkabilmenin yolunu, kitaplardan alınacak bilgilerle olacağını öğretemedik.

    Okuyup öğrenerek mutluğu, güzelliği, refahı bulmak yerine acıları, çirkinlikleri yaşayarak öğrendik. Hukukun üstünlüğünü, cüzdanda ve bilekte güçlü olmanın üstünlüğü altında ezmeye çalıştık. Öyle bir noktaya geldik ki nasihatları deneylere tercih etmeye başladık.

    Bilerek bilmeyerek gelişen bütün bu olumsuzlukları gidermek, uygun taşları yerine koyabilmek düşüncesiyle okumanın önemini gündeme oturtmak, vitrindeki yerini almak için Kütüphaneler Haftası etkinlikleriyle insanları okumaya özendirmeye çalışıyoruz. Geç kalınsa da önemli bir uğraş.

    Hizmetin en güzel şekilde verildiği Halk Kütüphanemizin düzenlediği panelde manzara, iyi niyet çalışmalarının karşılığının alınmadığını salonun boşluğundan anlamak mümkün. Şurası bir gerçek; okuyup öğrenmiyoruz, öğrenip üretemiyoruz. Elin adamının ürettiği yeni teknolojileri kullanırken o tezgahlardan çıkan ürünlere, onların koyduğu isimleri kullanmak zorunda olduğumuzu bile bile şikayetçi oluyoruz da, yeni teknolojileri üretebilmek için ufkumuzu genişletecek, okumayı aklımıza getiremiyoruz.

    İnsanların güzel konuşmayı unuttuğundan bahsediyoruz. Güzel konuşmak için kelime dağarcığımızın dolu olması gerektiğini, bunun için de yerli yabancı eser okunmasının önemini hiç itibar etmiyoruz. Güzel konuşmanın sermayesi kelime zenginliğidir. Bu zenginliği kullanabilmek için insanları konuşturmak gerek. Konuşabilmenin antreman sahaları belli konularla gündem oluşturacak münazaralardır. Kompozisyon yazım işleridir. Şöyle bir düşünün, bunların hangisi gerektiği şekilde yapılıyor?

    Günümüz iletişim ağında dört yaşındaki çocuğun ulaştığı bilgiyi, ekranlarda izleyerek neyin ne olduğunu öğrenirken, bir kısım yasaklarla bir yerlere varılamayacağını umarım 21. asırda öğrenir, öğretiriz. Umarım okuma ile barışık olur, güzelliklerin oluşumuna, dostlukların kurulmasına, sevginin, güvenin, yaygınlaşmasına katkıda bulunuruz.

    İyi okumalar dileğiyle Kütüphanecilik Haftanız kutlu olsun.

05.04.2006

Bu yazı toplam 191 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim