mecidiyeköy escort mersin escort bayan bodrum escort adana escort adana escort seks hikayeleri türk porno izmir escort bayan hatay escort

  • BIST 109.156
  • Altın 153,325
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 5 °C

Olmazsa olmazzzz....

Serkan Erkan

Sabahları evimizde veya iş yerimizde sabah çayını yudumlarken gazete okumak ne keyiflidir. Bazılarımız gündemi takip ederiz, bazılarımız da yazarları okuruz, bazılarımız da spor haberlerini, bazılarımız da falımıza bakarız, ama hepimizin ortak bir noktası gazete okuruz. Basın olmadan bir hayat düşünsenize. Neler oluyor bu hayatta, biz ne yapıyoruz? Kulaktan dolma haberler, hayalperest bir yaşam, zifiri bir boşluk, monoton bir hayat, gündem denen bir şey yok. Vay vay neymiş bu basın, elimiz, kulağımız. Emeğin kıymetini bilmemiz lazım, emeğe saygı göstermek lazım. Peki bir gazete nasıl oluşur, bu işin gereği nedir?

    Gazetecilikte temel ilke, basın ahlakına bağlılıktır. İşte her ciddi gazetecinin hiçbir an aklından çıkarmaması gereken temel kaide, bu kısa cümlede ifade edilmektedir. Gazetecilik mesleğini seçmiş herkesin, bu kurala tam olarak riayet etmesi ahlaki bir zorunluluktur. Basın ahlak kurallarının, bir toplumda yüzyıllar içinde, o toplumu oluşturan ve birer sosyal varlık olan bireylerin, ait olduğu kültürel ve sosyal çevrenin şartlarına uygun olarak birbirlerinden etkileşiminin sonucunda oluşan ahlak kurallarına paralel olarak, şekillendiği görülür.

    Sorumluluğunu bilen bir gazeteci, saklı kalması kaydıyla kendisine verilen bir bilgiyi, mesleki açıdan kendisine büyük yararlar sağlayacağını bildiği halde, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmediği müddetçe yayınlamamalıdır. Verilen sözde durma, insanları incitmekten sakınma gazeteci için uyulması gereken bir ahlaki kuraldır. Gazetecilik mesleği bir güven sözleşmesine dayalıdır.

GAZETECİ OLMAK ZOR ZANAAT.....

    PEKİ nasıl oluyor bu gazete, bu işin saati yok mu? Bu işin tatili yok mu? Bu işin şakası yok mu, evet yok.

    Bir gazetenin elinize ulaştığı sürede neler oluyor, buyrun kısa bi şekilde bakalım :

    Sabahın ilk ışıklarında gündem oluşturuluyor, toplantılar yapılıyor, haber akışı sağlanılıyor, muhabirler haber ve röportajlar için koşuşturmaya başlıyor, yazarlar o günkü yazıları getiriyorlar, durmak yok yorulmak yok. Bu geçen süre sonunda akşam saatlerinde haberler toplanıyor, başlıklar belirleniyor, sayfalar planlanıyor. Tek tek haberler sayfalara yerleştiriliyor, resimler basılıyor, haberler yazılıyor, tek tek inceleniyor. Oradan yazı işlerine devreye giriyor. Burada mizanpaj çiziliyor, hatalar düzeltiliyor, ve işte baskı gece geç saatlere kadar sürüyor. Bu süreç ve sabah ilk ışıklarında dağıtım. Lafı fazla uzatmayayım, bu işler her gün tekrarlanıyor.

    Dedim ya zor zanaat.

    1951 yılında sayın Bedrettin MARADİT uzun ve zorlu bir yolda ilk adımını attı. Düşünsenize tam tamına 54 yıl. O gün bu gündür, aynı duruşla, bu yayın, bu günlere kadar gelmiş.

    Dile kolay, yarım asırdır bu koşuşturma hiç bitmemiş.

    Sahipleriyle, çalışanlarıyla, yazarlarıyla, okuyanlarıyla.....

    NİCE YILLARA BOLU GÜNDEM........

28.11.2005

Bu yazı toplam 421 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim