• BIST 106.646
  • Altın 141,780
  • Dolar 3,5310
  • Euro 4,1134
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C

Olmuyor beyler olmuyor

İlhami Candemir

Sayın okuyucular, hatırlarsanız, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünden sonraki günlerde bu menfur hareketin siyaseten neler getireceğini ve neler götüreceğini - birkaç yazı ile -sizlerle paylaşmıştım. Bu yazılarımdan birisi “ puslu hava” diğeri OHAL ve bir diğeri ise “legal-illegal”di.

Her üç yazımda da öncelikle darbe teşebbüsünü lanetlediğimi belirttikten sonra bu legal görünümlü illegal terör örgütünü yani “kuzu postuna bürünmüş bu canavarı”  14 yıldır iktidarda olan AKP nin beslediğini-birinci ağızlardan yapılmış ikrarlara dayanarak- belirtmiştim. Olmuş bir kere, yapılacak şey bir daha böyle badirelerle karşılaşmamak için gerekli önlemleri almaktır. Görüldüğü kadarı ile bu önlemler alınmaktadır ve alınacaktır. Ne demişler atalarımız ”bir musibet bin nasihatten iyidir”.

Bu önlemler alınmaktadır ve alınacaktır ama nasıl alınıyor ona bir bakalım dedim;  Alınıyor da alınırken neler yapılıyor neler. Nasıl mı? Yine atalarımız-hepsinin ruhları şad olsun- “vur deyince öldürme” dememişiler mi? İşte şimdi işin vur deyince öldür safhasındayız.

Bu arada iktidarın üst düzey yöneticileri şöyle diyorlar;   OHAL uygulamaları için 17-25 Aralık MİLAT olacakmış. .Bu ne demek,17/25 Aralık(2013) tarihinden önceki eylemler bu OHAL uygulamalarının dışında kalacak. Peki bu ne anlama gelir, örneğin şu tarihten önceki hırsızlıklar suç değil, şu tarihten sonraki hırsızlıklar suçtur. Orada durun bakalım; Sizlerin dillendirdiği bu Miladı siyasiler değil YARGI belirleyecektir, o husus yargının görevidir. Yoksa 17/25 Aralık MİLAT denilerek yargıya telkinde mi bulunmak isteniyor. Veya kastedilen bu MİLATTAN önceki eylemler (suçlar) için af kanunu çıkarılmış da bizlerin haberi mi yok! Yargının uygulamalarına bakıyorum da böyle bir yasa varmış gibi hareket ediliyor. Eğer böyle bir yasa varsa veya çıkarılabilirse (peki çıkar mı, çıkar kardeşim çıkar çünkü burası Türkiye)  bu, AKP nin kendi kendisini aklaması demektir. İşte o zaman ben diyorum ki buyurun cenaze namazına, ne cenazesi derseniz “hukukun” cenazesine.  Eğer böyle bir yasa çıkmaz ise ve yargı da görevini bağımsız ve tarafsız yaparsa  “ne istedilerse veren AKP bakanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının vay haline.

Beyler görünen köy kılavuz istemez, AKP nin bu darbe teşebbüsünden yararlanarak ne kadar muhalif varsa öyle veya böyle susturma yoluna gittiğini üzüntü ile takip ediyoruz.

Medyadan takip ettiğim kadarı ile bilmem ne sendikasına üye olmuş, çocuğunu bilmem hangi okula kaydettirmiş, bilmem hangi bankaya para yatırmış vs vs gibi nedenlerle ve hatta daha vahimi gerek Ergenekon, gerek balyoz, gerek casusluk, gerek oda TV davalarından tanıdığımız İFTİRA FABRİKALARININ iftiraları ile binlerce hatta yüz binlerce vatandaş açığa alınıyor, ihraç ediliyor, tutuklanıyor, 30 günlük gözaltı süresinin son gününe kadar karakollarda tutularak manevi işkencelere maruz bırakılıyorlar. Binlerce öğretmenin, binlerce polisin, binlerce askerin, binlerce akademisyenin vs.vs nin bir gecede açığı alınmaları, ihraç edilmeleri, iş adamlarının gözaltına alınmaları, tutuklanmaları, mal varlıklarına el konulması HAYRA ALAMET olmayıp KARANLIĞA GİDİŞİN alametidir.

Yapmayın beyler yapmayın! Ülkücülerin dedikleri gibi TİTREYİN KENDİNİZE GELİN.

Hukuk da, inandırıcı, kesin, somut deliller olmadıkça hiç kimse yukarıda belirttiğim işlemlere maruz bırakılamaz. Herkes hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadıkça suçlu ilan edilemez.

O sendikalar, o banka(Bank Asya),o okullar 15 Temmuz tarihine kadar faal değiller miydi, faal idiler. EY  iktidar o zaman sizler neredeydiniz.

Bilindiği gibi küçük yaşta tahta çıkarılan Fatih Sultan Mehmet bir savaş arifesinde  babası  II.Murada “ eğer hala padişahsan gel ordunun başına geç,yok eğer ben padişahsam sana emrediyorum gel ordunun başına geç” dememiş mi,

Şimdi ben de diyorum ki ey iktidar mensupları, EY 14 yıldır bu ülkeyi yönetenler eğer sizler o sendikanın illegal,o okulların illegal,o bankanın illegal olduklarını bildiğiniz halde gereken müdahaleyi yapmamışsanız sorumlusunuz. Hatta suçlusunuz, yok eğer o kurumların legal olduklarını biliyorsanız- ki aksi halde kapatmanız gerekirdi- yasal olduklarını bildiğiniz,veya yasal olduklarını sandığınız  o kurumlarla yani yasal olan o kurumlarla o kurumların yasal olduğunu sanıp  şöyle veya böyle ilişki içinde olanların da lütfen yakasını bırakın. Hiç bir devlet hele hele hiçbir hukuk devleti vatandaşlarını cezalandırmak için PUSU KURMAZ.

Çoğu iş adamlarının “teröre finansman sağladıkları” gerekçesi ile mal varlıklarına el konulduğunu görüyoruz.Eğer bu el koyma teröre finans sağlayanların yargılanmaları ile ilgili 6415 sayılı yasaya göre yapılıyorsa o yasada EL KOYMA’dan değil  “mal varlıklarının dondurulmasından” söz ediliyor.Bu el koyma işini de anlamış değilim.

Ayrıca Türk Medeni kanunu’na göre “birlikte edinilmiş mallar”eşler arasında ortaktır.El koyma durumunda eşlerin hukukları gözetiliyor mu onu da bilmiyoruz.

Bu arada yeri gelmişken yargıya da bir çift sözüm olacak;Hani küçük çocukları ateşten veya bir başka zararlı nesneden korumak için  sız(cıs)deriz.çocuk da bir-iki tecrübe ile bunu öğrenir ve sız(cıs)deyince hemen elini çeker.Acaba diyorum AKP nin içindeki güçlü görünen siyasilere dokunacağınız zaman sizlere cıs(cız)diyenler mi var. AKPli tüm belediyelerin  Fettullahcı vakıf,dernek ve kuruluşlara ne kadar taşınmaz verdikleri (hatta parsel parsel verdikleri),ne kadar yardım ettikleri resmi  kayıtlarda mevcuttur. Bu durumun o kayıtların incelenmesi sonucu ortaya çıkarılması gayet kolaydır.Bunun yapılarak müsebbipleri hakkında her hangi bir işlemin yapılmadığını üzüntü ile izliyorum.Yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna ve yargı mensuplarının da  korkusuz olduğuna inanmak istiyorum. Şu hususun bilinmesini istiyorum,79 milyon Türk vatandaşının gözleri kulakları yargının vereceği  kararlarda.Türkiye’de CUMHURİYETİN savcıları,MİLLETİN hakimleri  varmış denilmesini istiyorum.  

 Yargı hususunda bir özdeyiş hatırlıyorum; Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan zordur.Saygı değer yargıçlar ,saygı değer savcılar birazda kendinizi yargılayın diyorum.Yine bir başka deyiş ise;İnsanları hep yargılarsan onları sevmeye zaman kalmaz.Ben de EY iktidar,hep yargılamayı bırak da biraz da sevmeye zaman ayır diyorum.

 Eski Yunan arenalarında aslanların arasına atılan insanlar gibi inim inim inleyen vatandaşların bu hallerini bizler de tribünden izliyoruz. Çok yazık insanlığımıza.  

Sayın başbakan yardımcısı Nurettin Canikli  ne diyor,”efendim bu uygulamalardan mağdur olanlar varsa  ayıklanacak” Bu neye benziyor,sen  aracınla kırmızı ışıkta geç,yaya geçidindeki adama çarpıp kolunu bacağını kır, sakatla, sonra onu hastaneye götürmene benziyor sayın Canikli.

Mübarek kurban bayramında masum insanların iftiralara kurban edilmemeleri dileği ile kurban bayramınızı kutluyorum.

Neyse vicdanımın isyanına engel olamadığım için uzattım. Sürçü lisan ettikse af ola.

Bu yazı toplam 2248 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim