• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

Ölüm taşıyıcıları keneler

Mustafa Namdar

Belki de, teknolojik gelişmelere karşı doğal yaşamın içindeki canlıların isyanı. Belki de, doğal dengeyi bozan insanoğlundan alınan intikam.

Kimbilir, bir zamanlar haberleşmede ön sırada tutulan güvercinlerden bu görevin alınmasına öfkelenen barış simgeleri, şimdi kuş gribini taşıyor dünyanın dört bir yanına kanat çırparak.

Nadasa bıraktığınız toprağı alt üst ederek yerinden yuvasından ettiğimiz kene; şimdi diyar diyar dolaşarak insanlardan intikamını alıyor.

Dört mevsimin her birinde, ayrı bir korku dolaşıyor insanların yüreğinde. Baharın piknik heyecanını sonlandırıverdi küçücük cüssesiyle bir kene. Kene artık asalak yaşam kimliğini bıraktı, ölümcül olarak korku salmakta piknik alanlarında…

Kırım Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı; şimdi insanların korkulu rüyası olmaya başladı. İlk olarak 1944 yılında ortaya çıkan hastalığın tarlada çalışan Sovyet askerlerinde görüldüğü tespit edilmiş, aynı hastalığa 1956 yılında Kongo'da rastlanmış.

Uzakdoğu ülkelerinden yayılarak dünyayı tehdit eden bu hastalık, ülkemiz sınırlarına kadar gelmiş, 2002 yılında Tokat ilinde ateş ve baş ağrısıyla ortaya çıkmış. 2003 yılında Kırım Kongo teşhisi konmuş.

Yaz aylarında artış gösteren hastalığa ait 1103 vaka, %30 ölüm oranı, 850 çeşit kene ve 30 çeşidi öldürücü virüs taşımakta. Kene, bir batınla 7 ila 15 bin larva üreterek çok hızlı çoğalmakta.

Adı kırım Kongo ya da telaviv Tokyo olmuş önemli mi? Değil! Önemli olan, bu kenenin varlığı. Önemli olan, yapıştığı yeri bırakmaması, önemli olan ölümcül sonuca neden olması.

Mücadele etme şansı; çok zor. Aşısı; yok. Tedavisi; erken olursa belki cevaplarının alındığı bu kenenin büyük ve küçükbaş hayvanlarda, kuş türlerinden özellikle kargalarda, yaban hayvanlarında tavşan ve sincapta, doğada piknik yerleri çalılık, çayır ve meralarda bulunuyor olması.

Mantar açacağı tirpişon gibi sivri ağzıyla deri altına başını sokan kene, uygun bulduğu bölgede bir sıvı salgılamak suretiyle bölgeyi uyuşturup, acı vermeden deri altına başını sokarak kan emmeye başlıyor. Keneyi gördüğünüzde başına yakın boyun kısmından, uygun bir pensle çekip alamadığınızda içindeki virüsü vücuda veriyor. Alkol veya başka bir kimyasalla vücuttan koparıp almak son derece tehlikeli ve de zaten ayıramıyorsunuz.

Pikniğe giderken oldukça kapalı elbiseler giyilmesi ve beyaz renkte olması, pantolon paçalarının çorap içine sokulması, ayrıca sivri sinek spreyleri ile açık bölgelerin ilaçlanması, piknik dönüşü tamamen soyunarak vücudumuzda, elbisemizde olup olmadığının kontrol edilmesi tavsiye ediliyor uzmanları tarafından.

(TÜTEV)'in Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı Bolu Şubesinin organize ettiği konferansı, Bolu İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Bölümünden Dr. Selami Konyalıoğlu ve Tarım İl Müdürlüğü'nden Veteriner Hekim Olgun Yazar'ın verdiği bilgilendirmede ne yazık ki, salon gene boştu. Böylesi ciddi çalışmalarda duyarsız davranabiliyorsak, yaşanacak acı olaylar sonunda gözyaşı dökmenin de hiçbir anlamı olmamalı dersem yanlış olmaz sanırım. Konuşmacılara ve organizatörlere teşekkürler.

15.06.2007

Bu yazı toplam 438 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim