• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 2 °C

ÖLÜM TUZAĞI

Mustafa Namdar

Tuzaklar vardır. Düşmanlar tarafından kurulur. Düşmanı bilirseniz önlem almaya çabalar, korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı tercih edersiniz, ederiz. Tuzaklar vardır, düşüncelerinizi dondurduğunun farkında olmadan keyif alarak yakalanır çok zor kurtulursunuz. Yaşam için gerekli olan nefes gibidir. Solumadıkça yaşamı boz bulanık edersiniz. Tuzaklar vardır, dost yüzüyle gülücükler saçarak sırlarınıza ortak olur ayağınızın altındaki kumları özenle eşeleyerek birden çukura düşmenize neden olur. Böylesi tuzakların kimine bilerek, kimine bu konuda görmüş geçirmiş insanların uyarılarını dikkate almadan, ben bilirim edası ve çevre koşulları nedeniyle yakalanır. Ama kurtulma kilidini ben bilirim formülüyle açamazsınız…
Tuzaklar vardır. Teknoloji yarışında hep önde olan kolaylıkları insanlara sunmak üzere vitrinlerde yerini alır. Amaç iletişimi kolaylaştırmaktır. Haberleşme ağında kaybolmadan sevdiklerinizin sesi, kulaklarınızda, görüntüleri gözünüzün önündedir. Sıla hasretini nispeten hafifletir, elektronik ağ gücüyle bilgi işleme erişimi sağlar. Tıpkı uyuşturucu bağımlılığı gibi, doğru zaman ve yerde kullanılmadığında gerçek yaşamdan çıkıp sanal alemin göbeğine düşersiniz. Olması gereken sıcak temasın, alınması gereken damak tadının yerini sanal alem alır. Oyunun içinden bizzat çıkar, oynatmak için yeni oyuncuları bulmaya çalışır, gerçek yaşamdan uzaklaşırsınız.
Bu son yeniliklerle beraber vücudumuza manyetik alan etkisi ile radyasyon dalgalarıyla zarar verdiğini bile bile gerekli gereksiz elimizden düşürmediğimiz cep telefonlarımız! Çok çeşitli türleriyle yanımızdan hiç ayırmadığımız telefonlar, sağlığımızdan bir şeyler götürdüğü gibi bazen insan yaşamını da sonlandırabiliyor.
Trafik kazalarına neden oluyor diye yasaklanmasına rağmen, bir el direksiyonda bir el kulakta seyir hali. Sokak adabını bir tarafa atarak dangır dangır konuşmalar. Hem yürüyüp hem konuşurken önündeki kişiye ya da ağaca, direğe çarpmalar sonucu istenmeyen kazalar ve ölümler. En ufak bir dalgınlığın neden olduğu bu konuşmalar durup bir yerde sakince konuşulamaz mı?
Geçenlerde yaşadığımız bir olay. Pırıl pırıl hayat dolu, kültürlü gencecik bir yakınımızı Ankara'daki bir alışveriş merkezinde telefonuyla konuşurken üç kat aşağıya düşerek öldüğünün haberiyle sarsıldık. İyi bir eğitim, iyi bir kariyer ve doktora ünvanı ile hayata tutunmaya çalışan hayat dolu bir insanın yaşamında mal olan bir küçük dalgınlık… İşte bunun da doğru kullanılmadığında nasıl bir ölüm tuzağı olduğunu gördük. En yakın dostun yaşamına son veren ölümcül iş kazası… Ölüm Tuzağı… Dalgınlık…

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim