• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

Orduyu yönetenlerin sorumluluğu

Mustafa Öz

Türk Ordusu, sayısal ve silah gücü itibarıyla dünyanın 3 ile 6. sıralarında yer alan bir özelliğe sahip. Ordunun ülke kamuoyundaki saygınlığı her türlü tartışmaya rağmen, yüksek düzeyde. Ülkeyi yönetemeyen siyasetçilerin basiretsizliği nedeniyle ORDU SİYASETE zaman zaman müdahale etmiş, demokrasi kesintiye uğramıştır. Ordunun müdahaleleri halk tabanında ve siyasette sorunları bitirmemiş, daha da tartışmalı hale getirmiştir. Ordu milletin değerleriyle çatışıyor imajı verilmek istenmiştir. Özellikle İNANÇLARA bakışta; dini siyasete alet etmek isteyenler orduyu dinsiz gibi göstermeli isterken: ordu laiklik hassasiyetini inançlara müdahale ediyormuş gibi kullanıyor durumuna düşmüştür. 28 Şubat, e-muhtıra gibi uygulamalar bu tartışmaları artırmıştır.

Ordunun Demokrasiye müdahale anlamına gelen bu çıkışları: Orduyu yönetenlere tam açıklamadığı için; orduyu hedef alan siyasetçilerin işine yaramıştır. Ordunun rejimi koruma ve kollama adına yaptığı çıkışlar, AKP'nin iktidara gelmesinin önünü açmıştır. AKP'nin iktidara gelişinde Brüksel'in (AB'nin) AMERİKA'NIN rolünün de unutulmaması gerekiyor.

AKP iktidarı iş başına geldiğinde: Temel İDEOLOJİSİ DEĞİŞİMDİ. Yani ülkenin rejimi kurumları, anayasası, yürütmesi, yargısı, ordusunu ciddi transformasyona tabii tutmalı üzerine kurulmuştu.

Peki, bunu nasıl sağlayacaktı?

—Devlet kurumlarını parti bürokrasisi ile teslim almak,

—Yürütmeyi başka Cumhurbaşkanı ve iktidar ile bir bütün olarak yapmalı: Birinin eksiğini diğerine tamamlatmalı.

—Yazılı ve görüntülü medyayı (4. kuvveti ) baskı altına alarak sanal gündemle ülkeyi oyalamak

—Yargıyı siyasetin emrine solumalı

—Orduyu siyasetin emrine solumalı

—Son hedef çoğunluğu dayanak göstererek Demokratik FAŞİZİM!

Bu hedeflere gitmek için kullanılanlar ne olacaktı?

—Cumhuriyeti tartışmaya açmalı

—Devletin uygulamalarını (Resmi ideoloji adı altında) tartışmaya açmalı.

—Orduyu ve Yargıyı tartışmaya açmalı.

—Bunları yok etmenin yolu olarak ise DEMOKRASİYİ ve insan haklarını geliştireceği vaadine bulunmalı.

Böylece içerde ve dışarıda oluşacak itirazlara karşı, bunlar Demokrasi ve insan hakları düşmanı suçlamasıyla susturmalı!

AKP yedi yıllık iktidarında oluşturduğu sanal gündemle ülkenin hiçbir kronik sorununu çözmemiştir. Sadece imiş gibi yapmış. Hangi soruna çözüm için el atmışsa içinden çıkılamaz hale getirmiştir.

—Ekonomi iç ve dış borçlarla ite kaka ilhalaf ile yürütülmektedir.

—Bölücülük SİYASİ temele kavuşmuş etnik temelli kalkışmaya dönüşmüştür.

—İşsizlik felaket boyuttadır.

—İnsanlar arasında (mutlu AKP azınlığı hariç) derin güvensizlik ve sosyal çöküntü oluşmuştur.

—Toplumsal değerlerde ciddi EROZYONLAR oluşmuştur.

—Ekonomik ve toplumsal suçlarda patlama oluşmuştur.

—1980 öncesinde olduğu gibi, devlet kurumları DİNLİ DİNSİZ, DARBECİ-DEMOKRAT-LAİK-ANTİ LAİK v.s adı altında bölünmüş ajan savaşına gerek kalmadan, yerli işbirlikçiler tarafından dinlemeler gizli belgeler, Darbe söylentileri, suikast haberleriyle iyice yaralanmış parçalanmıştır.

—Ülke DARBE KARŞITLARI-DARBE YANLILARI gibi bir açmaza mahkum edilmiştir. Demokrasi görüntüsü ile Demokratik faşizm uygulanmaya başlanmış, ileti ile dara güç verenler bu uygulamaları 'OH OLSUN DÜN ONLAR YAPTI ŞİMDİ SIRA BİZDE DİYE NİTELEYEBİLMİŞTİR'

Ordu siyasetin dışında kalması gerekirken, geneli ordunun içi gerekse siyaset orduyu kuşatıp teslim almak için her türlü çabayı göstermeye başlamıştır.

—Ne idiğü belisiz Darbe Söylentileri

—Ne idiğü belirsiz (Bazıları PKK'LI) itirazcılar tarafından suçlanan ordu mensupları faili meçhul cinayet suçlamaları.

—Dinlemeler, tutuklanmalar, ordunun bu hususlarda tutarlı ve kararlı açıklamalarda bulunamaması, içindeki farklı yapılanmaları (Cemaat yanlıları, varsa darbe yanlıları v.b) grupları tavsiye edememiş ZAAF görüntüsü sergilemesi, ordunun DEMOKRASİ dışına çıktığı izlenimine yol açmıştır. AKP ve onun uzantısındakiler (2. Cumhuriyetçiler, siyasi İslamcılar)

Bazı cemaatler yeni Liberaller, AB, AMERİKA VE ÜLKE düşmanlarının işine gelmiştir. Her zaaf görüntüsü onların iştahını artırmış, TAM TESLİM ALMA isteklerini tutku haline sokmuştur. Eğer ordu içindeki bu ZAAFLAR, BİR ANLAMDA DİSİPLİNSİZLİK, BASİRETSİZLİK yönetim eksikliğinden kaynaklanıyorsa, bu büyük orduya birileri yazılı ediyor. Şayet bilerek yapılıyor ise, bu iş ne orduya ne de millete yarar sağlıyor. Olsa olsa sıkışan AKP'nin YENİ GÜNDEM ile sıkışıklıkların kurtulmasına vesile olduğu gibi ASKER ÜZERİNDEN düşen siyasi grafiğini artırmaya vesile oluyor!

ORDU bilerek ve bilmeyerek siyasete alet olmamalı. Ordu milletin değerleriyle siyasetçilerin değerlerini karıştırmamalı. Demokrasi dışına çıkıyor. imajı vermemeli. Kendi insanına karşı hukuk dışı hiçbir eylemde bulunmamalı. İktidarın ekmeğine yağ sürerek TESLİM ALINMASININ yolunu açmamalı. Özel karargâhlarına kadar girilip aranmasına vesile oluncaya kadar, açıkça milletiyle oynanan oyunların ne olduğunu paylaşmalı. Kısaca ne kendi üzerinden siyaset yaptırmalı ne de siyaset yaparak tartışmaya girmemeli. Milletin değerlerine sahip çıkan, devletin BEKASI için var olan milletin ordusu olduğunu göstermelidir.

İktidara yeni cephe açmak, onların oyununa gelmek, iktidarın ekmeğine yağ sürecek işler yapıyor imajı vermek. Demokrasi dışılık içinde bulunuyorlar kanaati oluşturmaktan kaçınılmalı. En kısa sürede 15 asırlık tecrübe gereği derlenip toparlanmalıdır. Milletin KAHİR EKSERİYETİ bunu beklemektedir.

Demokratik faşizm görüntüleri bazılarını ASİTASYONA sokabilir. Ajitasyonlara gelmemeli, sükûnette olaylara yaklaşılmamalıdır. HAKKA SIĞINARAK ZALİMLİK YAPANLARIN ZULMÜNÜN KALICI OLMASI HAKKIN ANLAMINA UYMAZ. Bu hukuk temelli görüntülü zulüm bir gün bitecektir. Zulümsüz kalıcı olduğu hiçbir zaman dilimi yoktur!

01.01.2010

Bu yazı toplam 879 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim