• BIST 94.258
  • Altın 209,583
  • Dolar 5,3138
  • Euro 6,0895
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C

Orman Mühendisleri Odası eski Başkanı Sönmezışık, Abant için destek istedi

Orman Mühendisleri Odası eski Başkanı Sönmezışık, Abant için destek istedi

“DAVOS DEĞİL, ABANT’I İSTİYORUZ”

Bolu eski Valisi Halil İbrahim Akpınar ve İl Özel İdare eski Genel Sekreteri Ak Parti Bolu Milletvekili Aday Adayı Tahsin Akduman’ın yargılanması için hukuk mücadelesi veren Orman Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı Salih Sönmezışık, kamuoyundan Abant konusundaki duyarlılığın sürdürülmesini istedi.
Önceki gün Abant’ta incelemelerde bulunduğunu ve ağır doğa tahribatı ile karşılaştığını ifade eden Salih Sönmezışık, endemik türlerin yok olduğunu, geniş bir kesimde görülen kardelenlerin artık 5-6 metrekarelik bir alanda görüldüğünü, kuruyan pek çok ağacın ise kesildiğini söyledi. Sönmezışık, Abant’ı eski haliyle görmek istediklerini açıklayarak, “Abant’ı Davos yapmak için bulunulan girişimlere karşı bizler, “Biz Davos istemiyoruz. Abant istiyoruz” demeliyiz. Abant’ı eski haliyle geri istiyoruz. Doğal haliyle, bozulmamış, endemik türleri yok edilmemiş bir Abant istiyoruz” dedi.

Haber: Mehmet Korkusuz

Orman Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı Salih Sönmezışık, Abant konusunda aylardır verdiği hukuk mücadelesinin ilk aşamasını kazanarak yeni bir yargı yolunun açılmasına zemin hazırlayan isim oldu. Danıştay kararına göre, Bolu eski Valisi Halil İbrahim Akpınar ve Bolu İl Özel İdare eski Genel Sekreteri Ak Parti Bolu Milletvekili aday adayı Tahsin Akduman’a yargı yolu gözüktü. Sönmezışık yaşanan bu gelişmenin ardından yaptığı açıklamada Bolu kamuoyuna çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:
“Abant’ta gerçekleşen tahribata yönelik kamuoyu tepkileri son dönemde azalmış durumda. Geçtiğimiz yıl tepkiler oldukça yüksek boyuttaydı. Şu an bölgedeki inşaat çalışmaları durduruldu, iş makineleri bölgeden çekildi. Doğa her ne kadar bazı bölgeleri kendiliğinden yeşile bürüse de içerideki gerçek tahribat insanlar tarafından gözardı edilmeye başladı. Benim merak ettiğim dünyada sadece Abant’ta bulunan Abant nilüferi yeniden oluşacak mı? Abant’taki son incelemelerimde Abant nilüferine hiç rastlamadım. Halkımızın, köylümüzün ve konuya duyarlı bürokrat çevrelerin yargı sürecinde bizi yalnız bırakmamalarını istiyoruz. Eğer Bolu halkı disiplinli bir kararlılık içerisinde olursa, bu duruş başka bölgelerde yapılacak tahribatlara da engel olacaktır. Bu tip çalışmaların yapılmasının planlandığı illerdeki valiler Bolu’da yaşananları gördüklerinde böyle bir şey yapmaya cesaret gösteremezler. O nedenle Abant konusunda halkımızdan desteklerini sürdürmelerini istiyorum”

“BİZ DAVOS İSTEMİYORUZ, ABANT İSTİYORUZ”
Önceki gün incelemelerde bulunmak üzere Abant’a gittiğini açıklayan Sönmezışık, Abant’ta ağır doğa tahribatlarıyla karşılaştığını söyledi. Sönmezışık, “Önceki gün Abant’ta incelemelerde bulundum. Endemik türlerden bazılarının bulunduğu bölgede artık olmadıklarını fark ettim. Aynı şekilde Abant’ta geniş bir alanda rastlanan kardelenlere de artık sadece 5-6 metrekarelik bir bölgede kaldıklarını gözlemledim. İncelemelerimi Abant çevresinde bulunan köyler ve yaylalarda yaşayan insanlarla yaptım. Bölgede karşılaştığım insanlar Abant’ta yapılan çalışmalar nedeniyle pek çok ağacın kuruduğunu; kuruyan ağaçlarında kesilerek yok edildiğini söylediler. Abant’ı Davos yapmak için bulunulan girişimlere karşı bizler, “Biz Davos istemiyoruz. Abant istiyoruz” demeliyiz. Abant’ı eski haliyle geri istiyoruz. Doğal haliyle, bozulmamış, endemik türleri yok edilmemiş bir Abant istiyoruz” dedi.

“ABANT’IN ÇEVRESİ OTOYOLUNA DÖNMÜŞ”
Sönmezışık, Abant’ın çevresinin TEM otoyoluna dönüştüğünü ifade ederek, şu açıklamada bulundu:
”Bugün Abant’a gittiğinizde göl çevresinde tur atan otobüslerle karşılaşıyorsunuz. Abant çevresi adeta TEM otoyoluna dönmüş durumda. Böyle bir milli park olmaz, olmamalı. Tamamen yapaylaştırmaya çalıştılar Abant’ı. Orası bir Nişantaşı mı, Beyoğlu Caddesi mi? Orası parke taşlarıyla döşeli bir yer değil, doğal olmalıdır. Şu an yaban hayat bölgede oldukça azaldı. Bakıyorsunuz çevreye her bir yanda elektrik direkleri. Abant turizme konu edilmemeli, kültüre konu edilmelidir. Orası bizim kültürel bir değerimizdir. İnsanlar alkol almak istiyorlarsa, meyhaneye gitsinler. Abant’ta alkol alıp, araç teyplerinin sesini sonuna kadar açmak, çevreye alkol şişeleri fırlatmak o bölgeye zarar verir” diye konuştu.

“BOLU’DA HES’E KARŞI MÜCADELE VERİLMELİ”
Açıklamalarının devamında doğanın korunmasına yönelik diğer faaliyetlerinden de bahseden Sönmezışık, gündemlerindeki bir diğer mücadele konularının ise hidroelektrik santralleri (HES) olduğunu söyledi. Mevcut maden yasasının emperyalist bir yasa olduğunu ve yabancılara su satışının önünü açtığını dile getiren Sönmezışık, “Mevcut maden yasası nedeniyle bizim halkımızın artık içebilecekleri, tarlalarını sulayabilecekleri suları kalmadı. Bugün Türkiye’deki tüm derelerin suları borularla taşınıyor ve yüksek bir yerden boşaltılarak enerji üretimi için kullanılıyor. Oysaki üretilen enerjinin ülke enerji ihtiyacına hiçbir katkısı yok. Ama bu sular uzun yıllar yabancıların eline geçiyor. Şu anda Türkiye’de 2200’e yakın HES bulunuyor” dedi.

Bolu’da bir tane HES olduğunu açıklayan Sönmezışık, şöyle konuştu:

”Şu an bir tane de Bolu’da var. Bolu’daki o kadar büyük ölçüde doğaya zarar vermemiş olsa da Doğu Karadeniz’de HES’ler dere yataklarını kurutma noktasına kadar getirdi. O nedenle deredeki ve dere çevresindeki tüm eko sistemin dengesi bozuluyor. Enerji üretimi adı altında Türkiye’nin dereleri kurutuluyor. 21’inci yüzyıl artık petrol savaşlarının bittiği, ancak su savaşlarının başladığı bir yüzyıl olacaktır. Su konusunda fakir olan ülkemizde şu an sularımızın tamamı yabancılara verilmiş durumda. Bugün HES konusunda sıra Bolu’ya mı geldi? şeklinde tartışmalar başladı. Şu an Türkiye’de bulunan HES’ler enerji ihtiyacının sadece yüzde 2’sini karşılıyor. Bolu’da bu HES projelerinin hayata geçmemesi için mutlaka mücadele verilmelidir”

“AKKUYU SANTRALİNİN SAHİBİ RUSLAR”
Mersin’in Gülnar İlçesi’nde Rus-Türk ortaklığıyla yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile ilgili görüşlerini açıklayan Sönmezışık, söz konusu santralin Ecemiş Fayı’nın üzerinde kurulacağını ve bunun da büyük tehlike arz ettiğini söyledi. Sönmezışık, “Santral yapımında oluşabilecek tüm tehlikeleri üstlenmiş durumdayız. Söz konusu santralin Ecemiş Fayı’nın üzerinde kurulacağı açıklandı. Akkuyu santrali bizim değil, sahibi Ruslar. Biz toprak verdik. Ruslar bize enerji satmak için ülkemize santral kuruyorlar. Santralin sahibi onlar ama yerini biz veriyoruz. Bu ülke bu şekilde satılık olamaz” diye konuştu.
 


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dörtdivan MHP’de Durmuş Ünal sesleri19 Kasım 2018 Pazartesi 16:11
  • Polisten fuhuş operasyonu19 Kasım 2018 Pazartesi 15:03
  • Jandarma aracı nerdeyse yanıyordu19 Kasım 2018 Pazartesi 14:19
  • Final ailesi kahvaltıda bir araya geldi19 Kasım 2018 Pazartesi 14:13
  • Tarım ve Orman Müdürlüğünün bütçesi görüşüldü19 Kasım 2018 Pazartesi 14:09
  • Türk Ocakları’nda mini konser19 Kasım 2018 Pazartesi 13:37
  • Alemdar İnşaat’tan iki yeni kampanya19 Kasım 2018 Pazartesi 13:35
  • Bu abladan Allah razı olsun19 Kasım 2018 Pazartesi 13:32
  • Ziraat Odası değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi19 Kasım 2018 Pazartesi 13:18
  • Doğanay’dan, Fatih Metin değerlendirmesi19 Kasım 2018 Pazartesi 13:05
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim