• BIST 106.711
  • Altın 143,580
  • Dolar 3,5587
  • Euro 4,1404
  • Bolu 28 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C

Ortak aklın karıştırıcısı

Mustafa Namdar

Değişik düşüncelerin bir araya gelerek, her kesimi memnun edecek bir eserin, bir uygulamanın, bir buluşun ortaya konmasında ortak aklın önemi vardır. Bireysel düşüncelere şartlanmışlık içinde baktığımızda, ortak aklın kullanılmasından söz etme hakkımız olamaz.

Ortaklıklar; sermayenin çoğaltımı, dayanışmadan meydana gelecek gücü, yapılacak işin üretimde değişik yeteneklerin değerlendirilmesi ve becerinin en uygun şekliyle, üretimde kullanılması için kurulur. Ortaklıkta; güzellik yarışması gibi sahnedeki fiziki görünümün albenisi değil, değişik düşüncelerin bir araya gelerek, vitrine konulacak ürünün en kalitelisini, en güzelini, en kullanışlısını ve en ekonomik olanını üretebilme felsefesi vardır. Günümüzde alanında ihtisas yapmış işini bilen yöneticiye duyulan ihtiyaç bunun için önemlidir.

Demokrasilerde gönüllü kuruluşlar diye adlandırılan sivil toplum örgütleri; dernekler, vakıflar, odalar, ve siyasi kuruluşlar devletin ekonomik, siyasi ve askeri alanda güçlü olmasını sağlayan ortaklarıdır. Bu kuruluşlarda ortaya konan ortak aklın amacı devletin güçlü, bireylerinin mutluluğudur. Burada ortak aklın mikzeri anayasadan şekillenen hukuktur. Düşüncelere şartlanmışlık içinde bakılmaz. Kaşa göze, fiziki yapıya, cüzdana göre değerlendirme yapılmaz.

Yenilikçi görüş üretebilmek için, yaratıcı tarafından kafamızın içine yerleştirilen küçücük beyin denen et parçasından oluşan düşüncelerimizi, başka beyinlerde üretilenlerle aynı karıştırıcıya koyup, en doğruda, en güzelde buluşturmak üzere homojen hale getirebilmek görevimiz olmalı. Aynı konu hakkında değişik düşüncelerin ortaya atılmasında ne kadar sabır gösterip, kabullenebiliyoruz? Yönetimde söz sahibi birinci kişiliğimiz varsa, kendi doğrumuzun dışında başka doğruların da olabileceğine, ne kadar hoşgörüyle bakabiliyoruz? Bulunduğumuz görevlerin gereği seçilmiş yada atanmışlığın kuralları içinde birbirimize ne karda güvenebiliyoruz? Gücümüzü yasalarda, ortak düşüncelerin süzgecinden mantık ölçüsünü de hesaba katarak, doğru olan başarılara ne kadar yönlendirebilme olgunluğunu gösterebiliyoruz? Her birey kendi bulunduğu ortamı şöyle bir değerlendirse, örneğini çoğaltabileceği bu davranışlarda ortak aklın ne kadarını kullanabiliyor görecek görev de başarıyla yerine gelecektir.

Üst düzey yöneticisi, kamu personeli ve siyasetçisinde, ortak aklın kullanılmasında bu kadar göze batan, hoş olmayan davranışlara rastlamak mümkün olmasa da, piramidin tepe noktasından tabana inildikçe, tepe noktasını zorlayan tabanda yerini almış siyasetlerin, bu konuda baskı unsuru olarak davrandıkları gözden kaçmıyor. Oysa siyasetçi; çoğunluk sayısına göre de olsa, çıkardığı yasaları ortak akıl imbiğinden geçirerek uygulamaya konuyor. Kamu yöneticisinde de, çalışma rehberi bu diyor.

Hal böyle iken kamu çalışanı, yöneticisi ile siyasetçisi neden barışık olamıyor? Neden taraflardan biri güç bende egosuyla olaylara bakış getirip, baskı kurma sezgisi yaratıyor? İnsanlara düşündüklerini açıklama fırsatı tanındığında, doğru yanlış değerlendirilmesi kişinin yakasındaki rozeti yerine, ortaya koyduğu fikrin doğruluğu dikkate alınsa. Değerlendirmeye şartlanmışlık içinde bakılmadan son noktanın konmasına fırsat verilse demokrasi kuralı yerine daha güvenli getirilmiş olmaz mı? Düşüncelerimizi benim dediğim doğru mantığından çıkarıp bilge değerlendiremiyorsak ortak akılda kullandığımız mikzer, düşünceleri sadece karıştırmaya yarıyor.

17.08.2006

Bu yazı toplam 245 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim