• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -7 °C

ORTAK DEĞERLERDE BULUŞMAK

Mustafa Namdar

Kahramanlarımızı anmak, kahramanlarımızı gönüllerde yaşatmak onları marka yapmak güzel. Kahramanlarımızla övünmek gururlanmak güzel. Onları sonsuza kadar yaşatacak felsefelerini topluma benimsetecek etkinliklerle gündemde tutmak güzel.
Bütün bu güzelliklerin yanında bizim görevimiz de; yüreği insan sevgisiyle dolu kahramanları yetiştirmek olmalı. Yerde ayağına takılan nesneyi kaldırıp bir kenara koyan sorumluluktaki kahramanları yetiştirmek olmalı. Bilim laboratuarlarını kafalarda kuran genç kahramanları yetiştirmek olmalı. Yediği bir lokma ekmeğin içinde alın teri olan kahramanları yetiştirmek olmalı. Yürekleri vatan sevgisiyle çarpan, bırakılan emaneti yücelten, koruyan kahramanları yetiştirmek olmalı. Hak terazisini dengede tutan, hakkı hak edene veren adil kahramanları yetiştirmek olmalı. Çalışan üreten kahramanları yetiştirmek olmalı. Mümkün mü? Atalarımız o günlerin zor koşullarında Cumhuriyeti nasıl kurmuşlarsa dile getirdiğim kahramanları yetiştirmek mümkün. Yandaş gözetimden uzaklaşır herkes kendi işini olması gerektiği gibi yaparsa mümkün. Alın teri kazançla sofra kurmayı öğretebilirsek mümkün. Birbirimize karşı saygılı, birbirimizle barışık olursak mümkün. Helali haramı birbirinden ayırt edebilirsek mümkün. İktidarı muhalefeti, güçlüsü güçsüzü, zengini fakiri, güzeli çirkini bir araya gelip ortak aklı senden benden ayrımcılığı gütmeden uygulayabildiğimizde mümkün…
YİNE SES DÜZENİ SORUNU
Belki de sorunumuz, sorumluluk bilincini geliştiremediğimizden. Belki de geldiğimiz yerlere başkalarının omzuna basarak geldiğimizden. Belki de, kapımızın eşiğini atlatmakta zorlanırken, yüksek atlamaya heveslenmiş olmamızdan. Belki de verilen görevin hesabını soramamamızdan. Gümbür gümbür, pürüzsüz bir ses düzeniyle bayram kutlayamıyoruz. Ne dendiği anlaşılmayan bir ses düzeni hiç mi hiç yakışmıyor. Hele de Sn. Valinin Belediye Başkanının milletvekillerimizin ve Bolu bürokratlarının bulunduğu mekanda Bolu'ya yakışmıyor. Köroğlu'nun narası Cumhuriyet konuşmalarını bastırdı. Bize yakışan bir ses düzeni almanın zamanı gelmiş gibi…
Bir destanın Bolu dağlarında dalaşması gibi öğrencilerimizin, günün anlamını ifade eden konuşmaları, şiirleri halk tarafından anlaşılmasın diye mi bozuk bu ses düzeni diye, bir şüphe dolaşmaya başlıyor düşüncelerde. Tarih sadece sınıflarda değil meydanlarda, yaşlıların çenelerinin altında öğreniliyor. Toplumların buluştukları alanlarda yaşadıklarımızla tarih öğreniliyor. Sevgi ve dayanışma yumak olup sarmalanarak büyüyor. Bir servetin korunması; üzerine titrenerek, değeri üzerindeki kaybedeceklerimizin kazandıklarımızın kar zarar hesabını yaparak sağlanır. İnsanların tarihten ders almaları için aynı acıyı yaşaması mı gerek? Yöneticinin görevi, dün ile bugünü kıyaslarken dünün üzerine neler koyabildik hesabını yapıyor olmasıdır. Karanın üzerine beyaz örtülürken dikkatli olmak gerekiyor. “Bu çocuklar anlamaz” devri geçti. Torunlarımızın dünyası bir başka. Onların oyuncağı; yalınayak sokakta çember çevirip çelik çomak oynamak değil. Onlar; manyotalı telefon kolunu dakikalarca çevirerek iletişim kurmuyor. Onların dünyasındaki elektronik ağ, ellerinden bırakmadıkları telefon ve bilgisayarlarla örülmüş, anında okuyabiliyor, görebiliyor olmasını sağlıyor. Tarih bunun için önemli. Dün ile bugünü anlatmanın yolu gelişen teknolojileri üretmekten geçiyor. Tüketen değil üreten toplumları yaratmak bizim görevimiz olmalı. Gülen yüzleri çatık kaşlarla karartmaktan kaçınmak en büyük görevimiz olmalı.

Bu yazı toplam 381 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim