• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

ORTAYA KARIŞIK!

N. Gürkan Yetkin

Sayın Cahit Çıngı Beyi meslektaş olduğumuz için tanırım.Son derece kibar ve nezih bir insandır.Yıllardan beri Bolu'da hizmet verdiğinden ve yerel siyasette göz önünde olan bir insan olarak kimseyi kırdığını ,kaba kelimeler ve hakaret içeren sözcükler kullandığını, ne gördüm ne de duydum.
Şahit olmak istemediği olaylar karşısında dahi, sükunetini kaybetmeden ve beyefendi çizgisinden uzaklaşmadan davranışlar sergilemiş olan bir kişidir takip edenlerinde onaylayacağı üzere.
Meclislerde konusu geçtiğinde hakkında söylenen olumsuzluk Bolu doğumlu olmaması ve bürokrat geçmişinden dolayı duruşu “halk adamı” “içimizden biri” dediğimiz aslına baktığımızda kaba saba olan kişilerle örtüşmemesidir.
Bir çok kişi siyasi kimlik taşıyan kişilerin topluma örnek olması gerektiğini ve her hareketine ,giyime kuşamına dikkat etmesi gerektiğini düşünse de ,aynı oranda kişiler de aksine bu tur kişileri itici bulmakta ve kasıntılı olarak nitelendirmektedir.
Sarf ettiği sözcüklerde argo kelimeler bulunan ,kravatı medeniyet yuları olarak niteleyen kişilerin pek makbul olduğu günümüzde Cahit Çıngı gibi kişiler ,”sosyetik” olarak değerlendirilmekte ve kalantor zümre olarak görülmektedir.
Peki gerçekten istediğimiz nedir?
Gün yüzüne çıkmamış küfürler sarf eden valiler ve daire müdürleri ,lafın sözün nerelere gittiğinden bihaber seçilmişlerle muhatap olmak mıdır beklentiler ya da aksine son derece nezih,kibar ve herkese örnek olacak bir Türkçe kullanan örnek kişilerle muhataplık mıdır?
“Asarım !Keserim !Çizerim!Sadistçe ezerim!” cümleleri ile Bolu Beyi edası mıdır hoşa giden yoksa saygı ve sevgi kelimelerinden hiç uzaklaşmayan bir çizgide seyreden beyefendiler midir ?
Şiddet içeren söylemler elbette şiddeti ve direnci doğurur .İster istemez ne söylerseniz söyleyin ,doğru dahi olsa tüm sarf ettiğiniz tespitler karşınızda şiddetli bir muhalif ordu görmenize sebep olur.
Durum öyle bir hal alır ki sevgililer gününde dahi sarf edeceğiniz sözler sevgi değil nefret içerikli olur.
Bolu'da yaşayanlar olarak dileğimiz daha güzel bir Bolu ve daha güzel bir Türkiye'dir elbet!Biz çok seviyoruz ancak diğerleri hiç sevmiyor demek ne kadar komik bir söylem ise ötekileştirme çabaları da bir o kadar komik ve nafile bir çaba değil midir?
Örneklersek,Bolu'yu ve ülkeyi sevenler sadece Ak Partililer diğerleri hain!
Kimileriniz gülüyordur ancak gerçek bu değil mi?
Sayın Belediye Başkanımıza göre Bolu'ya en büyük hainliği kim yapmaktadır?
Siyonistler!Masonlar!Bilmem hangi ülkenin ajanları!değil!
Bizzat Bolu'nun seçilmiş milletvekilidir bu sözlerin muhatabı!Kendisi gibi düşünmeyen herkeste aynı zihniyetin şövalyeleridir.Şu ana kadar yazmış olduğum cümleler dahi beni bile bu kategoriye sokmaya yeter de artar bile.
1999 yerel seçimlerinde Belediye Meclis Üyesi olarak Bolu yerel siyasetinde ismini duyuran Sayın Tanju Özcan ,kendisinin ifadesi ile o tarihlerde en iyi anlaştığı muhalif meclis üyesidir Sayın Alaaddin Yılmaz.2004 tarihine gelindiğinde yerel seçimlerin galibi olarak çıkan Sayın Alaaddin Yılmaz Bolu Belediye Başkanı ,sayın Tanju Özcan ise muhalif parti meclis üyesidir.İkilinin yolları bu tarihten itibaren keskin bir çizgi ile ayrılır.
Gazete arşivleri karıştırılırsa o tarihten günümüze bu ikilinin karşılıklı söylemleri sayfa sayfa çıkar karşınıza.
Sayın Alaaddin Yılmaz'ın ifadesi ile hainlikle suçlanan Sayın Tanju Özcan ,yürüttüğü kendisine göre başarılı çalışmalar sonrasında 2011 Genel seçimlerinde de Bolu Milletvekili olmuş ,Sayın Tanju Özcan'ın ifadesi ile başarısız olarak nitelendirilen Sayın Alaaddin Yılmaz ise 2009 Yerel Seçimlerinde yine gariptir Sayın Tanju Özcan'ı seçim sonuçlarına göre yenerek tekrar belediye başkanı olarak seçilmiştir.
Bu sonuç bize karşılıklı olarak yapılan söylemlerin vatandaş olarak ciddiye alınmadığının icraata bakıldığının ve buna göre kişilerin değerlendirildiğinin en büyük örneğidir.
Kısaca “çalışan kazanır!”söylemi doğrulanmaktadır.
Vatandaşın değerlendirmesi laflar üzerinden değil gördükleri ve şahit oldukları üzerindendir.
Tekrar Sayın Cahit Çıngı'ya dönersek CHP İl Başkanlığı görevini kim ne derse desin başarı ile yürütmüş bir kişi olan Sayın Çıngı kendisinin de ifadesi ile başta meslektaş olarak sayın Alaaddin Yılmaz'ın gayreti ile İnşaat Mühendisleri Odası Bolu Temsilciliği Başkanlığına atanmış ve uzun süre bu görevi yürütmüştür.Kendisi ile tek uzlaşamadığımız konu budur.Demokrasiye inanmış ve özgürlükler adına mücadele etmiş bir kişiye atama ile seçkin bir topluluğu uzun süre temsil etmek,aslında seçin olsa büyük farkla kazanacağı bir mevkide uzun süre atanmış sıfatıyla bulunmak şahsım tarafından yakışık bulunmamış ve kendisine de bu düşüncem açık bir şekilde ifade edilmiştir.
İşte bu handikap sadece yaşanan bu süreç ,Bolu Belediye Başkanlığı'na aday bir kişinin samimiyetini sorgulattırmaya yetmektedir benim açımdan.Özgürlük ve demokrasi söylemleri hikaye gibi bir kulaktan girip diğerinden teğet geçmektedir.
Vatandaşında lafları değil icraatı dikkate aldığını daha önce belirttiğimize göre bu handikabın sayın belediye başkanı aday adayı için nasıl aşılacağı tek merakımdır.
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim.Bu handikap konusunda sayın adayın yaptığı ve bu konu sorulduğunda yineleyeceği söylem şudur:
Efendim genel merkezin bu yönde kararı var!
Yani Türkiye'nin en büyük demokratik kitle örgütlerinden biri,özgürlükler konusunda sınırlar tanımayan en eğitimli örgüt demokrasi karşıtı bir tavırla mı örgütü yönetmektedir?Bu anti demokratik eyleme direneme nedendir? Aynı çatıda bulunan Bolu Mimarlar Odası temayül niteliğinde de olsa seçimle yönetimini oluşturabildiğine göre İnşaat Mühendisleri Odası Bolu temsilciliği bunu neden yapamamaktadır?
a) Koltuk sevdası
b) Kendine ve örgüte duyulan güvensizlik
c) Başka nedenler
d) Hiçbiri
e) Hepbiri

Doğru cevap hangi şık?
Gelelim işyeri saldırılarının bir diğerine:
Sayın Cahit Çıngı'nın sahibi olduğu işletmelerden Biber Restaurant ve Mado işletmeleri son derece nezih ortamlar sunan ve kalitesi ile kendisini ispat etmiş mekanlar olarak yıllardan beri Bolumuzda hizmet veren bence iki önemli işletmedir.Özellikle şehir dışından gelen misafirlerin ağırlanmasında birinci tercihlerden olan işletmelerden bence en önemli işletme bence Biber'dir.
Biber bir isyan bayrağıdır!Geleneklere ve alışılmışlıklara isyan!Kurulduğu yılları hatırlarsanız bölgenin ilk işletmesidir.İlk günlerinde burada bu iş yapılır mı?Bu işletme burada kurulur mu ve tutar mı sorularına bu gün dahi adam gibi işletirsen olur dercesine dimdik durur.Bölgede daha sonra kurulan diğer işletmelere örnektir ve bir ağabey pozisyonundadır.Bu sebeple özeldir!
Bilinçli bir provokasyonla nadide bir işletme siyasallaştırılmak isteniyorsa bu konuda baş sırayı malumunuz bir dernek alır.Ekmek teknelerini başka işlere karıştırmaya çalışmak ise siyaseten ne kadar etiktir?
Geçmişte ortak hareket edebilen ,karşılıklı saygıda kusur edilmeyen bu ikili arasına neden kara kedi girmiştir?
Cevap gayet basit!
Sahiplenilen bir koltuğa aday adayı dahi olsa göz dikmek!
Bu affedilemez bir durumdur!
Buna benzer durumlarla yakında aday adaylığını açıklayacak olan Sayın Mehtap Özcan Mısırlıoğlu'da emin olun karşılaşacaktır.Ana konumuzdan ayrılmamak adına rotamızı doğrultursak tüm bunlar dışında asıl merakım; bir hikayenin doğruluğu sorgulandığından, farklıdır.
Hikayeleri sevdiğimden birileri tarafından La Fontaine Nadir olarak tanımlansak da bundan bir gocundu duymaz aksine büyük bir üstatla ismimiz bir alındığı için gurur duyarız.
Konu meşhur karınca ile ağustos böceği hikayesi!
Hikayeyi bilmeyen yoktur!
Ancak gerçek hayat böyle midir?
Hikaye gerçek olsa yıllar önce Ağustos Böceği neslinin tükenmesi gerekirdi!Yani?Günler hatta aylar öncesinden 2014 martında yapılacak yerel seçimlere aday olabilme adına karınca misali kenardan kenardan çalışan Cahit Çıngı mı isteğine kavuşacaktır yoksa ağustos böceğinin biri sonradan gelip tahta kurulacak mıdır?
Karıncanın çalışkanlığını mı takdir edeceğiz ,ağustos böceğinin çakallığını mı konuşacağız?
Benim merak ettiğim budur!
Gerçek hayatta şu an izlediğimiz ve mart 2014'e kadar izleyeceğimiz hikaye kahramanlarının maceraları bize ibretlik bir hikayeyi mi doğrulayacak yoksa farklı bir hikaye mi doğuracak?
Hikayeye bir karınca yiyen mi karışacak yoksa Ağustos böceğinin nameleri mi hoşa gidecek ne dersiniz?
Onu bunu bilmem de “biberde kahvaltı” keyfini uzun zamandır gitmediğimden unutmuşum hatırlamam gerek en kısa zamanda!
Aday olsun ya da olmasın,başkan seçilsin ya da seçilemesin Cahit Çıngı gibi beyefendilerin sayısı çok daha fazla olsun bu şehirde ve “Biber” de ziyafet ,torunlarımıza da nasip olsun İnşallah!
Söz kahvaltıya bağlanınca ,İl Genel Meclis Başkanımız Milletvekilimiz Sayın Ali Ercoşkun ile istişare edip aynen onun yaptığı gibi faaliyetleri hakkında bizleri bilgilendirirse hoş olur kanaatindeyim.
III.dönemine hazır mıdır ,değil midir bilmek isteriz!
Siz siz olun güzel havaları kaçırmayın!Bazıları gibi eve kapanıp ,saç, sakal uzatıp, bunalımdan kafayı kırmayın!

Bu yazı toplam 943 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim