• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C

ÖSS kulvarındaki yerimiz

Mustafa Namdar

Toplum içine karışmalarda büyükler tarafından, başını derde sokma amaçlı yapılan nasihatler vardır. “Aman evladım; öne çıkma kafana, arkada kalma kıçına vururlar. Başına bir dert gelmesin. Sen ortalarda dur.” Beladan uzaklaştırma amaçlı söylene bu sözcük, başarı ve başarısızlıkta da uygulanıyor, ne güzel (!) Oysa devlet diyor ki, çağdaş ülke olabilmek, ileri teknolojiyi yakalayabilmek için gençler iyi bir eğitim yapmalı.

Devletin eğitimden yetkili sorumlusu diyor ki, ey millet beni yalnız bırakmayın. Eğitime destek verin. Vatandaş diyor ki al sana destek. Ben hem okul yaparım hem de içini donatırım. Yetkililer diyor ki, durun bakalım ben eğitim öğreti yuvalarını bir tasnif edip Anadolu, Genel ve Meslek Liseleri diye sınıflara ayırayım. Meslek liselerinin de bölüp benden senden olanları sıraya sokayım. Bir de katsayı farkını gündemde tutup akıllısını ayırayım. Ana babanın okumuşu, zengini de diyor ki, benim çocuğum benim gibi olmalı. Onu küçük yaşta hazırlamalıyım geleceğe. Burada olmazsa yurt dışı. Fakiri orta hallisi diyor ki, o benim gibi olmasın. Okusun adam olsun. Gerekirse yavan ekmek yer, sırtımda taş taşırım. Öğretmen de diyor ki ben, dersimi anlatır zil çaldığında çıkar giderim. Akşam evime giderken elimde ekmeğim olmalı. İdareci diyor ki, 657 içinde fazla yetki kullanılmıyor, personel sözleşmeli olmalı. Hem de benim ne memurum ne de hizmetlim kadrolu. Nasıl hizmet üreteceğim düşüncesinde. İdarecinin idarecisi diyor ki, ben başarı istiyorum. Olayla ve gelişmelere seyirci kalmayın. Tribünden sahaya inin takım içinde rol alın. Öğrenci de demiş olmalı ki sizin nasihatinizi tutuyorum, ne ilerdeyim ne de geride. Ortalarda beladan uzakta duruyorum. En önemlisi de demokrasi kılıcı gibi siyasetin kılıcı tepeden inmiş abanın altında. Arada bir etek aralayıp ucunu gösteriyor kılıcın.

Söylemle eylem birbirinin hiç tutmuyor. Hani ilk öğretimlerin 8. sınıflarında rehberlik servisleri hizmete girip yetenekleri tespit ederek yönlendirme yapılacaktı? Öğretmen usta bir sanatçıdır, aynı zamanda bir modeldir deniyor. Öğretmen yetiştirme politikasına bakalım olması gereken öğretmenlik nosyonu yaratıcılık, tebliği etme ve bilimsel araştırma olarak hangisine ağırlık verilerek model öğretmelik üzerinde yoğunlaşıyor?

Gelişen teknolojiler sonucu bazı olaylar uzaktan kumandalı yönetmek mümkün. Ne var ki eğitimde vizonu, misyonu okul duvarlarına yazılı olarak asmak yeterli olmuyor. İnsan ilişkilerinde barışık olmanın önemi çok büyük. Bu görüntüyü tavandan tabana gösteremiyorsak, herkes kendi doğrusunu kavgasını yapıyor sevgi ve saygıyı köreltiyorsa güveni yok ediyoruz demektir. Güvenin olmadığı yerde gösterilen adrese ulaşmak zor oluyor. Buluşma noktası hep aksi istikamete oluyor. Güven yoksa başarı zorlaşıyor.

Gençlerin geleceğini belirleyen sınav sonlarındaki tartışma sayısal, sözel, eşit ağırlık üçlüsünden sayısaldaki başarı için mutlu olmamak mümkün değil. Ancak OKS sınav sonlarındaki tabloya baktığımızda sağlama olmayan bir zeminde yükselen bir değer gibi olabileceğini düşünerek karamsarım.

Üçün birinde görülen bu iyileştirme diğer ikisinde de yakalandığında da sanki gerçek başarı çıkacak gibi. Bir diğer konu da ilköğretimlerde başlayan öğrenci merkezli eğitim sisteminin getireceği sonuçtur. Orada da istenen sonuç alınamazsa yeni bir sistem mi denenecektir.

Hem şunu düşünüyorum. Tecrübe sahibi olmak için acıyı yaşamak şart değil. Dünyadaki gelişmeleri akıl süzgecinden geçirmek suretiyle hedefe ulaşıla bilinir. Eğitimde başarıyı sağlamak için birimler arasındaki güven bu güvenin öğrenciye veliye yansıması çok önemli. Bir başka önemli olanda çocuklarımızın mükemmeli yakalayabilmeleri için motive edilmesi bu konuda velilerle ortak hareket edilmesinin psikolojik uğraşı önemli olmalı. Ekonomik durumu yerinde olanlar için sorun yok. Onlar yurt dışında en güzelini buluyor. “Bizi hep zenginler mi idare edecek” diyorsak çocuklarımızın başarısı için öğretmen, öğrenci ve veli üçgenini oluşturmak zorundayız. Başarıların devamlı olması dileğimle.

27.07.2006 

Bu yazı toplam 210 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim