• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

ÖSYM

Mustafa Öz

Bu ülkede iki kuruma güven duyuluyordu. Birisi Türk Silahlı Kuvvetleri, diğeri de yaptığı sınavlarda siyasi kayırma, torpil olmaması ve güvenli oluşu ile ÖSYM ( Merkezi Sınav Sistemi)
İktidar partisi 8 yıldır iş başında: Muktedir olmak için gösterdiği metodu sağır sultanlar bile bilmektedir. Parti arpalığı haline getiremediği kurum, kuruluş ve Anayasal yapılandırmalarla önce basın önünde tartışma yaratılıyor. İçi karıştırılıyor. Ödenekleri kesiliyor. Güvensizleştiriliyor, itibarsızlaştırılıyor ve bulanık suda balık avlanarak HAP DİYE yutuluyor.

2002 yılında daha objektif olma düşüncesiyle 57. Hükümet tarafından Devlet dairelerine alınacak işçiler ve memurlar için merkezi sınav yönetmeliği hazırlandı. Bu yönetmeliğe göre sınav yapma yetkisi ÖSYM'ye verildi. İşlem iyi gidiyordu. AKP iktidarı iş başına geçince bu sınav ile ilgili dedikodular dilden dile dolaşamaya başladı. Ardından pis kokular geldi. Ne hikmetse sınavda başarılı olanlar bir CEMAATA yakın ve AKP yandaşı hüviyetini taşıyordu. Polis okulu sınavında pislik iyice yayıldı. Cemaatin dersinde verilen eğitim soruları sorulanlarla aynı çıktı. Sınav iptal edildi.

5 yıldır şu veya bu şekilde soruların servis yapıldığı dilden dile dolaşıyordu. İktidar bu yapıyı sevdiği için ne tahkikat yaptırdı ne araştırma. Türk Eğitim Sen sendikası son öğretmen sınavında soruların satıldığını, servis edildiğini örnekleriyle kamuoyuna açıklayınca mızrak çuvala sığmadı. Pislik iyice döküldü.

ÖSYM'nin içinin boşaltıldığı iyice ortaya çıktı. İktidarın istediği bir göz iken, bir anlamda iki göz sahibi oldu. ÖSYM başkanı istifa etti. Yerine ise meteoroloji mühendisi ve malum cemaate yakın olduğu ortaya çıkan bir profesör getirildi. Biat kültürü ile yetişmiş sayın profesörün millete biat edeceği hususun da şimdiden kuşkuları doğdu.

Yeni yönetimin tamamen yandaş ve cemaatten oluşması halinde artık soruların servis edilmesinden, objektif sınava yapmaktan bahsetmeye, sınavın inandırıcılığına vurgu yapmaya, Adapte, inanca yer kalır mı bilemeyiz.

Zaten daha siyasi hareket edebilmek ve kendi adamlarını kadrolara doldurabilmek için; Kurum ve kuruluşların kendi sınavlarını yapma yönünde çalışma yapıldığı gazetelerde yer aldı.

Bunun anlamı şudur. İster üniversiteye, ister Devlet kurumlarına girmek için yandaş dershanelere gideceksiniz ve orada size ıkınmadan, sıkılmadan sorular verilecek sizde %99 başaracaksınız. Yaşasın Demokrasi, yaşasın inanıp iki yüzlülük yapmak, yaşasın yandaş adaleti. Ne güzel değil mi?

Bu tespitler basında yapılmakta umarız bilim tahsil etmiş ve vicdanı olanlar bu şekilde değil de ADALETLİ ve OBJEKTİF bir yapı oluştururlar. Ancak geçmiş tecrübeler bunun olmayacağını gösteriyor. Çoluğu çocuğu, iş, aş istikbal bekleyenler size daha çok görev düşüyor. İzleyin, iyi takip edin. Münafıklıkla başka türlü baş edemezsiniz!

15.10.2010


Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim