• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

Öz mü yoksa söz mü?

Mustafa Öz

Toplum o kadar göreceli bir şekilde bozuluyor ki, insan şaşırıp kalıyor. Hangisini örnek alacağız sözü mü yoksa özünü mü? Herkes bir yerlerden nemalanıyor. Kimi Dini kullanıyor, kimi vatan-millet sevgisini, kimi de parayı, makamı siyaseti kullanıyor. Kullanan aynı zamanda da kendinin kullanılmasına zemin hazırlıyor.

Topluma önderlik eden yöneticiler, siyasetçiler, ilim adamları, inanç önderleri, zenginler, sanatçıların özleri ile sözleri örtüşmelidir. Konuştuğu başka eylemi başka olan insanlara nasıl güven duyacağız? Onlar mademki toplumun göz önündeler, her türden hareketleri izleniyor, her sözleri dinleniyor, hem konuşmalarına, hem de hareketlerine dikkat edecekler ki iyi örnek olarak alabilelim.

İnsanları en kolay kandırmanın yolu onlara duymak istediklerini söylemektir. Nasıl olsa dilin kemiği yok.

Her istediğini söyle bunları yapıp yapmadığın o kadar da önemli değil diye; Gerçekler yerine, gerçek dışı şeyler söylemekle hem kendimizi hem de toplumu kandırmış oluruz.

Özü sözü bir olmak çok mu zordur? Günümüzde çıkarların öne geçmesi nedeniyle özü sözü bir olmak gerçekten zorlaşmıştır. İnsanlar için belki en güvenilecek olanlar kim dendiğinde, ailesi akla gelmekte iken, son dönemde aile bireylerinin ilişkilerinde bile tutarsızlıklar artmış orada da güven sarsılması olmuştur..

Güvensizlik her türden toplumsal ilişkiye derin yaralar açmıştır. Akrabalar arası ilişki bozulmuştur. İşveren-işgören ilişkisi, Amir-memur ilişkisi, Ticaret ilişkisi, ev sahibi-kiracı ilişkisi vb. yara almıştır.

Eskiden özü sözü aynı olmayana DÖNEK, FIRILDAK, DALKAVUK denirdi.

Şimdilerde ise bu tip insanlar için ne kadar UYUMLU insan her ortama uyum sağlayabiliyor denerek baş tacı ediliyor. Döneklik Adam satmayı, vefasızlığı da körüklüyor.

Döneklik bir başladı mı hiçbir değer ve kural tanımıyor. İnançlar, Toplumsal değerler, insani vasıflar feda ediliyor, ilişkiler şahsiyetsizleşiyor, vıcık-vıcık oluyor. Şahsiyetsizlik, tutarsızlık, samimiyetsizlik, kin, nefret, gasp, sömürü gibi toplumsal kanserleri davet ediyor.

SÖZ sadece konuşulan dildeki harflerin birleşmesiyle ortaya çıkan cümleler topluluğudur. Eğer Kalbin, beynin (VİCDANININ) sesini aksettirmiyorsa bir anlam ifade etmez.

İnsanları tanımak için sözlerine ve hareketlerine bakmak zorundayız. Sadece söze kananlar da, sadece davranışa kananlar da çoğunlukla yanılırlar.

İnsanları değerlendirirken özü ve sözüyle bütün olarak değerlendirmek en doğru olanıdır.

Sözün ve özün değeri, kıymeti eskiden daha anlamlı imiş! Yani söz öze hükmettiği dönemde kıymetli imiş.

O dönem Türk insanının inancına, kültürüne, ahlakına, örfüne, adetine ve ananelerine bağlı olduğu dönem imiş. Yani tarihin derinliklerinde kalmış. Bir nostalji gibi. Kimilerince yaşatılmaya çalışılan bir nostalji.

Yaşatanlara ENAYİ-APTAL diyorlarmış. Ne antika insan diyorlarmış.!

Özü ve sözü bir kılan bu değerler öldüğünden; insanların özü yok boş kovana döndü, sözü olanın sözleri de KARGA sesine döndü.!

KRAL ÖLDÜ YAŞASIN YENİ KRAL.! ÖZ ÖLDÜ SÖZ ÖLDÜ YAŞASIN DÖNEKLİK, YAŞASIN KİŞİLİKSİZLİK!

05.10.2007

Bu yazı toplam 694 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim