• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Özal başlattı sanıyordum

Nadir Garipoğlu

            27.04.2005

İşadamları ile yurtdışı seyahatlerini merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal başlattı sanıyordum.

Rahmetli yabancı devlet adamlarıyla görüşmek için yurtdışına giderken işadamlarını da yanına alır, uçağa doldurduğu gibi gittiği ülkelere götürürdü.

Tüccarlarımıza, işadamlarımıza, müteahhitlerimize o ülkelerden iş bağlamaları için kapıyı açardı.

O dönemlerde ANAP Bolu İl Yönetim Kurulu üyesiydim. Diğer partilerin bütün tenkitlerini takip eder ve yorumlardık. Bilhassa muhalefet bu konuyu yadırgar, menfi yönde işler, sanki yurtdışına devlet parasıyla turistik seyahat yapılıyor izlenimi verirdi.

Şunu çok iyi biliyorum ki, pekçok müteahhit ve tüccar o dönem yurtdışında döviz getirici çok işler aldı.

Geçtiğimiz günlerde gazetenin birinde "Avrupa, Türkiye Cumhuriyeti’yle bu gemi güvertesinde tanıştı" başlıklı çok ilgimi çeken bir yazı okudum. Yazının özeti şu:

Yıl 1925. 2 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin kendini tanıtmasının, dış ticaretini geliştirmesinin zamanı gelmiştir. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, emir verir. Bir gemi seyyar sergi haline getirilecek ve Avrupa’nın belli başlı limanlarını gezecektir. Araştırma başlar. Sonunda Seyr-i Sefa-in idaresinin Hollanda’dan aldığı Karadeniz gemisi seçilir.

Hazırlıklar 1 yıl sürer. Mimar Naci Bey’in yönetiminde iç dekorasyonu yapılır, dışı süslenir. Dokuz dilde broşürler basılır, belgeseller hazırlanır, hatıra pulları bastırılır. Tüm harcamalar Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından üstlenilmiştir. Oda, memlekette Avrupalılar’ın ilgisini çekebilecek ne varsa koyar gemiye. Hacıbekir’in lokumlarından Pertev kremlerine, Sümerbank kumaşlarından Beykoz Kundura’nın ayakkabılarına, Sanayii Nefise’nin resimlerinden, doldurulmuş yaban domuzu ve keçiye kadar yok yoktur. Atatürk’ün İbrahim Çallı tarafından yapılan bir portresi de sergi stantlarında yerini almıştır. Hatta İş Bankası gemide bir şube açar.

Bir amaç ticaretse, diğeri de Türkiye’nin modern yüzünü göstermektir. Birçok aydın yolcu olarak gemiye davet edilir. Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası ya da o dönemdeki adıyla Riyaset-i Cumhur orkestrası da, İstiklal Marşı’nın bestecisi Zeki Üngör yönetiminde 47 kişilik ekiple sefere katılmıştır.

Ülkenin uluslararası alanda halkla ilişkiler operasyonu başlamıştır.

Karadeniz gemisi ayrılışından 86 gün sonra İstanbul’a döner.

Toplam maliyet ise 600 bin lira (bugünkü değerde yaklaşık 5 milyon dolar) tutmuştur. Harcamaların 100 bin lirasını Bakanlık, 500 bin lirasını ise İTO karşılamıştır.

İşte 1925 yılında genç Cumhuriyetin büyük önderi Atatürk ülkeyi tanıtmak, dış ticareti geliştirmek, insanlarımızın ufkunu açmak, yabancıların Türkiye’ye bakış açısını değiştirmek için yaptığı çalışmayı görüyor musunuz?

Meğer büyük Atatürk her şeyde olduğu gibi ticarette, sanayide ve ülkenin tanıtımında dışarıya açılımın öncülüğünü de yapmış.

80 sene sonra bugün ise dış devletlerle yapılan görüşmelere işadamlarını, tüccarları, müteahhitleri götüren liderleri hala kınıyoruz.

Bu yazı toplam 296 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim