• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

ÖZCAN: BENİM AYAĞIMI KİMSE KAYDIRAMAZ

ÖZCAN: BENİM AYAĞIMI KİMSE KAYDIRAMAZ

CHP İl Başkanı Tanju Özcan'la son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdik. Özcan çarpıcı açıklamalar yaptı.

RÖPORTAJ: ZEKİ ERCİVAN

Genel seçimler için geri sayım başladı. Genel seçimlerde ön plana çıkacak adaylar siyasi arenada ısınma turlarına başladı. Saadet Partisi İl Başkanı Abdullah Uzun'la geçen hafta yaptığım röportajda Uzun, hem AK Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun, hem de CHP İl Başkanı Tanju Özcan hakkında çeşitli değerlendirmeler yapmış ve çeşitli iddialar ortaya koymuştu. Özcan iddialara cevap verdi.

Geçtiğimiz hafta görüştüğüm Saadet Partisi İl Başkanı Abdullah Uzun, sizinle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Deniz Baykal'ın başına gelenler, Tanju Özcan'ın da başına gelecektir. Tanju Özcan'ı o koltukta oturtmazlar” dedi. Siz bu değerlendirme ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle Sayın Abdullah Uzun'un bu konuşmayı neye dayanarak yaptığını anlayamadım. Sayın Uzun yetenekli bir siyasetçi, akıllı bir adam ama her nedense İstanbul'dan geldiğinden beri siyaseti yanlış yapmaya başladı. Abdullah Uzun mevcut AKP iktidarını eleştirmek yerine muhalefet partisi başkanı üzerinden polemik yaratmaya çalışıyor. Bu durumun siyaseten ona bir şey kazandırmayacağı belli. Böyle bir durumdan siyaseten rant sağlayan hiç kimse olmamış. Abdullah Uzun'la polemiğe girmek istemiyorum, ancak bazı söylemleri haddi aşar hale geldi. İşine baksın diyorum. Abdullah Uzun genel başkanın başına gelenler Tanju Özcan'ın da başına gelecektir derken şunu kastediyorsa, Tanju'nun ayağını birileri kaydırabilir endişesi ise ve bu durum Sayın Uzun'a üzüntü veriyorsa, bu konuda endişelenmesin rahat uyusun. Şu konjektörde şu süreçte Tanju Özcan'ın ayağını kimse kaydıramaz. Bu konuda rahat olsun. O beni düşünmeyi bıraksın da kendi işine baksın.

Ülkenin son dönemine referandum tartışmaları damgasını vurdu. Bazı sivil toplum örgütleri referanduma 'Evet' bazıları ise 'Hayır' diyeceklerini söyledi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Değişiklik vatandaşın hayatında somut olarak neyi değiştirecek?

Referandum süreci Anayasa değişikliği ile ilgili olsa da, bu referandumun özü AKP'nin sekiz yıllık iktidarının sorgulanacağı bir referandum. Yani bu sekiz yıllık süreden memnun olanlar 'Evet' diyecek. AKP'nin sekiz yıllık icraatlarından memnun olmayanlar, yapılanların ülkeye zarar verdiğini düşünenler, ülkem sekiz yıldır gelişemedi ilerleyemedi diyenlerin de 'Hayır' demesi gerekiyor. İşin özü bu. Anayasa değişikliği ile ilgili AKP'nin söylediklerine bakınca gülüyorum. Anayasa hukukuna özel ilgi duyan bir hukukçu olarak şunu ifade etmeliyim ki, AKP'nin bu anayasa değişikliği 'Vatandaşın hayatını kolaylaştıracak, insanların önünü açacak, insanlar daha özgür olacak' söylemlerini kabul edebilmek ya da ciddiye almak bile söz konusu değil benim açımdan. Anayasa referandum paketindeki 26 maddenin hepsini biliyorum. Bu maddelerin yirmi dört tanesi ile ilgili zaten tüm siyasi partiler hem fikir. Bu düzenleme dün de yapılabilirdi, yarın da yapılabilir, bugün de yapılabilir hiçbir şeyi yok. Örneğin “pozitif ayrımcılığa hayır” söylemine kim hayır diyebilir. Sendikal haklarla ilgili bir iyileştirme var ama yeterli değil.

Kastettiğiniz ve desteklemediğiniz maddeler neler?

Yani işin özü şu iki madde dışında zaten herkes hem fikir, diğer maddeleri CHP'liler olarak biz de evet diyecektik. AKP'nin vatandaşımızın önünü açacağını söylediği halkımızı zenginleştireceğini, yoksulluğa son vereceğini söylediği iki maddeden biri anayasa mahkemesinde bulunan üye sayısını on birden on yediye çıkartmak ki; amaç aynı zamanda yüce divan görevi yapan Anayasa Mahkemesi'ne yandaş yargıç atayıp yarın gerçekleşecek yargılama sürecinde kendilerine beraat kararı verdirmek. AKP'nin yaptığı icraatları beraat ettirmeye dönük çabalar bunlar. Kendilerini kurtarmak için bunları yapıyorlar. Hâkim Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısını değiştiriyorlar. Hâkim Savcılar Yüksek Kurulu savcı atamalarını gerçekleştirir. Tek görevi budur. Özü budur. Türkiye'de yargılama sürecini hızlandıracak bir yargı reformu falan değil. Türkiye'de hâkim savcı açığı devam ettiği sürece, kadroların üçte ikisi boş olduğu sürece, Türkiye'de davalar yavaş seyreder. Bu Anayasa Değişikliği Türkiye'nin önünü ne ekonomik anlamda açacak ne siyasi anlamda açacak ne demokrasi anlamında önünü açacak, sadece hükümet kendini düşünerek böyle düzenlemeler yaparak kendini tatmin ediyor. Ancak bu işler tehlikeli işler. Bu anayasa değişiklikleri referandumda sonuçlansa bile bir sene sonra yürürlüğe girecek. Referandum süreci 'Evet'le sonuçlansa dahi bu değişiklikler bir yıl sonra yürürlüğe girecek.

Bir yıl sonra farklı bir iktidar olursa ne olacak?

AKP kendi kazdığı kuyuya kendi düşecek. Bu düzenlemeyi CHP de yapsa yanlış, bu düzenlemeyi MHP de yapsa yanlış. Bu iş sıkıntı doğurur. Kimse bu konuda vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıracak, ekonomik anlamda önünü açacak, dış politika olarak Türkiye'nin önünü açacak, 12 Eylül düzenlemelerini ortadan kaldıracak böyle şeyler yok. Kimse kimseyi kandırmasın. Dediğimiz gibi biz Anayasa maddelerinin içeriğini tartışma peşinde değiliz. Bu süreç çok açıktır ki güven oylamasıdır. AKP'nin icraatlarını insanlar beğeniyorlarsa evet diyecekler. Beğenmiyorlarsa da hayır demek için sarı kart göstermek için iyi bir fırsat. Bu dönemde halinden memnun, bu dönemde cebini doldurmuş olan gelir adaletsizliğinden faydalanarak zenginliğine zenginlik katmış bir vatandaş olsam, bu referandum sürecinde evet oyu kullanırım. Ancak vatandaş olarak ben bu dönemde yoksullaştım. Kredi kartı borcum arttı. Çocuklarıma iş bulamadım, üç kuruş tasarrufum vardı onu da yedim bitirdim diyorsa gidip hayır diyecek. Bizim köyde oturan çiftçimiz mazot alamıyoruz diyorsa hayır diyecek. Referandum süreci aynı zamanda bir uyarıdır. Sokakta iş bulabilmek için çalmadık kapı bırakmayan üniversite mezunu gençler, sırf tüketim ekonomisine yöneldi diye AKP iş bulamıyorsa, gidip AKP'ye hayır diyecek. İntibak yasalarında herhangi bir değişiklik olmadığı için satın alma gücünde önemli bir düşüş yaşayan emekli vatandaşlarımız bu referandum sürecinde AKP'ye dur diyecekler. Biz CHP Genel Merkezi ve CHP il örgütü olarak bu seçimi erken seçimin provası olarak görüyoruz ve inanılmaz heyecanlıyız. Biz bu referandum sürecinde Bolu İl Örgütü olarak gecemize gündüzümüze katarak çalışacağız. Herkese ayrı sloganla gideceğiz. Köydeki vatandaşımızın hayır demesi için geçerli bir gerekçe bulacağız, şehirdeki vatandaşımızın hayır demesi için geçerli bir gerekçe bulacağız. İşsiz kardeşimize, emekliye herkesin hayır demek için bir gerekçesi olacak.

13.07.2010

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bu tuzağa sakın düşmeyin22 Eylül 2018 Cumartesi 01:15
  • Highway 7. Yılını kutluyor21 Eylül 2018 Cuma 14:41
  • Bahçeye Hint keneviri ekmişler21 Eylül 2018 Cuma 14:29
  • Akıllara durgunluk veren dolandırıcılık olayı21 Eylül 2018 Cuma 14:10
  • PTT gişe memuru alacak21 Eylül 2018 Cuma 14:04
  • 400 Hastane yöneticisi Bolu’ya geliyor21 Eylül 2018 Cuma 14:02
  • İsraf Değil, Mama Olsun!21 Eylül 2018 Cuma 13:34
  • “Yerel seçimlere çok daha hazırlıklı ve tecrübeli gireceğiz”21 Eylül 2018 Cuma 13:27
  • Boş arazide yangın çıktı21 Eylül 2018 Cuma 11:47
  • Başkan Bulut, kampüs alanında21 Eylül 2018 Cuma 11:45
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim