• BIST 96.142
  • Altın 241,787
  • Dolar 5,8833
  • Euro 6,5648
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C

Özcan ilk kez polemiğe girdi

Özcan ilk kez polemiğe girdi
Tüm seçim stratejisini kimse ile söz dalaşına girmeme üzerine kuran Millet İttifakı CHP Bolu Belediye Başkan Adayı Tanju Özcan düzenlediği basın toplantısında Ak Partili siyasetçilerin kendisi hakkında söylediği tüm iddialara yanıt verdi.

foto-galeri-20180904094448-068.jpg

Tanju Özcan, “İnşallah Pazar günü sandıklar kapanıp oylar sayılınca netice ortaya çıkacak. Allah’ın izni, milletimizin teveccühü ile yeni başkan olacağımı biliyorum. Bunda tereddütüm yok. Bütün anketlerde ortak olarak çıkan sonuç da bu. Demek ki bazı arkadaşlarımız da görüyor. Bu sonucu değiştirmek adına bizleri karalayıp, çamur atmaya çalışıyorlar. Bugüne kadar bundan bir menfaatte sağlayamadılar. Bolu halkı böyle şeylere prim de vermez” şeklinde konuştu. 31 Mart mahalli ve idari seçimlere sayılı günler kala Ak Partili siyasilerin gündeminde Millet İttifakı CHP Bolu Belediye Başkan Adayı Tanju Özcan vardı. Ak Parti İl Başkanı Nurettin Doğanay, Özcan’ın Sağlık Mahallesi’nde konteynırdan kurduğu seçim irtibat bürosu hakkında eleştirilerde bulunurken, Cumhur İttifakı Ak Parti Bolu Belediye Başkan Adayı Fatih Metin ise Özcan’ı projelerin icraatı konusunda başarılı olamayacağını, noterden imzalı belgesi için “Hukuk katliamı”, Ankara’da iş bitirebilme konusunda da başarı gösteremeyeceğini iddia etmişti.

Ak Partili siyasetçilerin bu iddialarına ise Tanju Özcan’dan cevap geldi. Eleştirilerin hedefi olan Sağlık mahallesindeki seçim irtibat bürosunda basın toplantısı düzenleyen Özcan, kendisi hakkındaki tüm iddialara yanıt verdi. Özcan ilk olarak kurdukları büronun belgeli olduğunu ispat ederek, Sağlık mahallesinin kendisinin kalesi gibi olduğunun altını çizdi. Özcan, “Bugün Bolumuzun en büyük mahallesi olan Sağlık mahallesindeyiz. Sağlık mahallesi benim hayatımın önemli bir kısmını geçtiği, önemli bir mahalle. Sadece seçim dönemi değil, seçim haricinde de çok geldiğim bir mahalle. Tabi bu dönemde de son 3 buçuk ayda da 2 ayını geçirdiğim bir mahalle burası. Son günlerde de bu mahallemizde de bir irtibat ofisimiz olsun istedik. Biliyorsunuz ki Bolu’nun hiçbir yerinde açmadık. Biz Bolu’yu bütün olarak gördük. Sağlık mahallesinin bizim açımızdan da ayrı bir önemi var. Sağlık mahallesi bizi bu dönemde daha çok bağrına bastı. Bütün mahallelerimiz bizi bağrına bastı ama Sağlık mahallesinde özel bir hukukumuz daha oluştu. İşte o yüzden bir anlamda siyasi karargahımızı burası olarak belirledik. İşte bu alana bu konteynırı kurduk. Bu konteynırı koyarken de mal sahibimizden gerekli iznimizi aldık. Belgelerimizi imzaladık. Buranın elektriği ile ilgili de SEDAŞ’a müracaat ettik. SEDAŞ’ta ücreti karşılığında elektrik talep ettik. Birileri bir şeyler söylüyor ama burada kaçak göçek bir şey yok. Burası zaten 4-5 günlüğüne kurulmuş Cumartesi günü de kaldırılacak bir seçim bürosu. Bundan neden rahatsız olunduğunu ben anlıyorum aslında. Yani Sağlık mahallesini birileri kalesi gibi görüyordu, şimdi ise Tanju Özcan’ın kalesi gibi oldu. Bizimle ilgili herhalde söyleyecek başka bir şey bulamadılar, böyle şeyler söylüyorlar” ifadelerini kullandı.

Açıklamaların devamında ise kendisi hakkında söylenen sözlerin kaybetme psikolojisi ile söylendiğini belirten Özcan, “Biz polemiğe girmiyoruz. Kaybetme psikolojisi ile söylenmiş sözler olarak değerlendiriyoruz. Çokta ciddiye almıyoruz. Yaptığımız iş yasal bir iş. Bolu’nun her tarafında büro açmışlar zaten. Açsınlar 20 tane daha açsınlar. Şehrin merkezi noktalarına, meydanlarına kimseden izin almadan her şeyi koymuşlar. Bütün bilboardları kapatmışlar. Şimdi bunu buraya koymuşuz son günlerde suç mu olmuş? Konuşulacak laflar bile değil bunlar. Biz başından itibaren söyledik polemikten uzak duracağız. Bolu için yapacaklarımızı Sağlık, Sümer mahallelerimiz için yapacaklarımızı, gençlerimize nasıl iş bulacağımızı en başından itibaren bunları öne çıkarttık. Bolu’yu nasıl sanayi ve turizm kenti yapabiliriz bunları öne çıkardık. Bugüne kadar hiçbir aday arkadaşımızla ilgili de niye sen bunu söyledin diye eleştiri de yapmadık. Bu bizim tarzımız. Boluluların zaten duymak istediği de polemik değil. Belediye başkan adaylarından nasıl bir Bolu hayal ettiklerini duymak istediler. Bugüne kadar da bu düşüncemizin doğru olduğunu gördük” dedi.

Tanju Özcan, “İnşallah Pazar günü sandıklar kapanıp oylar sayılınca netice ortaya çıkacak. Allah’ın izni, milletimizin teveccühü ile yeni başkan olacağımı biliyorum. Bunda tereddütüm yok. Bütün anketlerde ortak olarak çıkan sonuç da bu. Demek ki bazı arkadaşlarımız da görüyor. Bu sonucu değiştirmek adına bizleri karalayıp, çamur atmaya çalışıyorlar. Bugüne kadar bundan bir menfaatte sağlayamadılar. Bolu halkı böyle şeylere prim de vermez. Bence bu son günlerde yapacaklarını anlatmalarını tavsiye ediyorum. Ben böyle yaptım böyle yapmaya devam edeceğim” şeklinde konuştu.

Belediye çalışanlarına verilen taahhütname hakkında da konuşan Özcan, tavırlarının emekten yana olduğunu söyleyerek, “Belediye çalışanlarımıza bir taahhüt verdik. Taahhütname bu. Şimdi arkadaşlar 19 Aralık’ta Bolu’ya geldim ve ilk konuşmamı yaptım. Konuşmam da dedim ki; ‘Belediye çalışanı arkadaşlarımız tedirgin olmasın. Hele hele bizden kaynaklı hiç tedirgin olmasın.’ Yeni belediye başkanları gelince belediye çalışanların da bir tedirginlik olur. İşiniz, ekmeğiniz ile ilgili kimsenin bizden kaygısı olmaması gerektiğini söyledik. Belediye çalışanlarımız da bize itibar ettiler çok şükür. Çünkü bu işlerde geçmiş çok önemli. Geçmişte o 117 kişi işten çıkarılırken, onlara en çok sahip çıkanın Tanju Özcan olduğunu herkes çok iyi biliyor. 117 arkadaşımız ile hala dostluk ilişkimizi sürdürüyoruz. Ailecek oturmaya gidip gelmelerimiz var. Dün tavrımız emekten yanaydı, bugünde emekten yana. Bunu her yerde söylüyoruz. Cuma günü kalktım söz uçar yazı kalır atasözünden yola çıkıp notere gidip bir beyanda bulunmak istediğimi söyledim. Eğer belediye başkanı seçilirsem, hiçbir belediye çalışanını işten çıkarmayacağım dedim. Bunu söyledim. Bunu da arkadaşlarıma verip bunu cebinize koyup saklayın dedim. Devamında da bazı şeyler söyledim. Mesela biz Eskişehir modelini örnek alacağız dedim. Başından beri bunu anlatıyorum. Eskişehir modeli ne demek, üreten bir belediye demek. Eskişehir Belediyesi üretip hizmetini satıyor. Büyük para kazanıyor. Daha çok istihdam ediyor. Benim amacım çalışanların ekmeği ile oynamak değil. Benim amacım bin çalışanın üzerine bin çalışan daha koyabilmek. Bin kişinin daha belediye aracılığı ile evine ekmek götürmesini sağlamak. Çalışanlarımız da teşekkür ettiler. Güzel olan bu. Bunu eleştirenler niye eleştiriyor, ben bunu anlamıyorum. Ben diyorum ki ben işçi çıkarmayacağım. Zaten benden önceki başkanlardan Alaaddin Yılmaz dışında hiç biri bunu yapmamış. Bir tek 117 işçi ile ilgili Bolu’da geçmişte bir sıkıntı yaşandı. Bunda ki rahatsızlık nedir inanın çözemedim” ifadelerini kullandı.

Gerede’de Tabakhane işçilerine verilen sözler hakkında da konuşan Özcan, bu sözlerin CHP’nin iktidara gelmesi durumunda gerçekleşeceğinin söylendiğini hatırlatarak o dönemde verilen taahhütnameyi okudu. Özcan, “CHP iktidara geldi de benim mi haberim yok” diye sorarak, “O noter beyanı ortada. İşçi arkadaşlarıma onu da verdim. Biz o zaman milletvekili adayı olan Yusuf Renkli bey ile gittik. O zaman daha parlamenter sistem var. Eğer partimiz iktidara gelirse biz şunları taahhüt ediyoruz deyip, bunları işçi arkadaşlarımıza dağıtmışız. Milletimiz bizim partimize değil bir başka partiye yönetim görevi vermiş. Ama biz buna bunları milletvekilliği kürsüsünden dile getirmeye devam etmişiz. Buna ne yazıldığını okuma yazması olan herkes anlar. O taahhütün arkasındayız. Ayrıca deri işçileri ile ilgili bana söylenebilecek hiçbir şey yok. Gerede’deki deri işçilerinin sorunlarına sahip çıkan tek milletvekiliydim. TBMM’de defalarca konuşa konuşa bugün deri işçilerimizin bir kısım sorunlarını çözdük. Dörtte üçü sigortalı bile değil. Demişiz ki CHP iktidarında o dönem verdiğimiz sözlerin gerçekleşeceğini söyledik. Bu dönemde CHP iktidara geldi de benim mi haberim olmadı? Şimdi burada da ne deniyor, belediye başkanı olduğumda sizleri işten çıkarmayacağım deniyor. Buna itiraz eden niye ediyor? Bunları iddia edenlerin belediye işçileri hakkında farklı bir düşüncesi mi var? Bu soruların aslında muhattabı ben olmamalıyım. Bu soruyu soranlar kendileri cevap vermeli” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz gün Kılıçdaroğlu’nu suçlayarak “Bolu Tüneli’ni patates deposu yapacaklardı” sözleri için konuşan Özcan, bu fikrin de Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’a ait olduğunun altını çizerek, “Ben bu konuyu TBMM’de de söyledim. Maalesef sayın cumhurbaşkanımızı bu konu hakkında doğru bilgilendirmemişler. O öneri bizim önerimiz değildi. Bizim arkadaşlarımız yada genel başkanlarımız tarafından söylenmedi. Bu öneri şu an hali hazırda Bolu Belediye Başkanı olan Alaaddin Yılmaz tarafından söylendi. İkincisi belki de Alaaddin Yılmaz’ın en parlak fikriydi. Orada atıl bir durumda olan bir tünel var ve patates deposu olması için gayet uygun. Mevcut tüneli de patates deposu haline getirelim de demedi. Çöken kısım dışında kalan kısmı depo haline getirelim dedi. 15 yıl boyunca Alaaddin Yılmaz’dan duyduğum en parlak sözdü. Sayın cumhurbaşkanına başkası söylemiş gibi lanse ettiler. Böyle bir şey söz konusu değil. Sayın cumhurbaşkanı da yıllardır söylüyor bunu. Fikir doğru bir fikir miydi doğru bir fikirdi. Mevcut tüneli yapalım demiyor, atıl durumda olan kısmı söylüyor” şeklinde konuştu.

 Son olarak bakanların Bolu’ya seçim sürecinde gelerek yatırım anlamında ilimiz için verdikleri sözlerin sonuna kadar takipçisi olacağını belirten Özcan, “Bakanlarımız, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin bakanlarıdır. Onlar bir partinin yöneticileri değillerdir. Biz onları bu ülkenin bakanları olarak görüyoruz. Onların Bolu’ya gelmesinden dolayı da çok memnunuz. Hemen hemen bütün bakanlarımız da geldi. Hepsi de gelişlerinde birer söz verdi. Bu sözler Bolu’ya verilmiş olan sözlerdir. Allah nasip ederse Pazar günü Bolu halkı beni başkan seçerse, ben ilgili bakanlarımıza gidip ‘Sayın bakanım bu tarihte Bolu’ya geldiniz ve şu sözü verdiniz. Bolu halkı da bu yetkiyi bize verdi. Ben bu sözü yerine getirmenizi istiyorum’ diyeceğim. Israr da edeceğim bu konu da Bolu halkına. Vaat edilen paralar hepimizin vergileri. Boluluların da burada payı çok büyük. Verilen sözler Bolumuzla ilgili. Bu sözler herhalde şu kazanırsa yapılır, bu kazanırsa yapılmaz diye verilen sözler değil. Dolayısı ile sonuna kadar takipçisi olacağım” şeklinde konuştu.

Basın toplantısı sonrası Özcan’ın yanına gelen çocukla yaşadığı diyalog ise dikkatler çekti. Özcan, daha önce karşılaştıklarını söyleyen ve kendisi ile fotoğraf çektirmek istediğini söyleyen çocuğu eli boş göndermedi. Fotoğraf çekimi sonrası ise çocuk, Tanju Özcan’dan kendisini sosyal medya hesabından takip etmesini istedi. Tanju Özcan ise çocuğun bu sevimli isteğini kırmayarak kabul etti. İkili birbirlerini sosyal medya hesabından takip etti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Gençlik Buluşması’nda eğlendiler24 Nisan 2019 Çarşamba 15:33
  • Oran; “CHP Genel Başkanı’na yönelik linç girişimi dönüm noktasıdır!”24 Nisan 2019 Çarşamba 13:25
  • “Evdeki Bisikletine Can Ver”24 Nisan 2019 Çarşamba 13:08
  • 14 Burda AVM’de Koltuk Çocukların24 Nisan 2019 Çarşamba 13:02
  • Bu nasıl bir kutlama24 Nisan 2019 Çarşamba 12:04
  • Tır ile tanker çarpıştı24 Nisan 2019 Çarşamba 10:07
  • İşte belediyenin borcu24 Nisan 2019 Çarşamba 00:07
  • 23 Nisan coşkusu yaşandı24 Nisan 2019 Çarşamba 00:05
  • Andımız’a 2’nci darbe24 Nisan 2019 Çarşamba 00:05
  • İki aynı model araç ama aynı plaka24 Nisan 2019 Çarşamba 00:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim