• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Özgürlüğün sırrı

Mustafa Namdar

            23.06.2004

Özgürlük dendiğinde nedense hep kendi düşündüklerimizi sınırsız olarak yapabilmenin serbestliği aklımıza geliyor. Özgürlüğün serbestliği, yaşamı paylaştığımız insanlarla birlikte mi düşünülmeli, yoksa bireysellik egoizmi çerçevesi içine mi alınmalı? Özgürlüğü bireysellik kalıpları içine mahkum ettiğimizde, toplumsal yaşamın birlikteliğini bir türlü gerçekleştiremediğimiz ortada.

"Çiçek dalında güzel" deriz de onu dalından ayırmakta hiç tereddüt etmeyiz. Nedense başkalarının da o güzelliği seyretme hakkı olduğunu düşünmeyiz. Yorgunluğumuzu gidermek, stresimizi atmak için kırlara çıkar, doğal güzellikler içinde rahatlamak isteriz. İsteriz de o güzelliklerin yalnız kendimize ait olduğunu düşünür, çevremizde bulunanların da aynı ortamdan yararlandığını aklımıza getirmeyiz. Doğada bulunan herşeyin kendimize ait olduğunu düşünür, kır çiçeklerini bulundukları yerlerden sökerek sevdiklerin gönüllerine girmek isteriz. Hiç düşünmeyiz bizim dışımızdakilerin de o çiçeklere bakmaya, koklamaya hakları olduğunu. Kafalarda oluşan düşünce "Allah’ın dağında bir çiçek koparmak için etraftan izin mi alacağız?" bencilliği. Peki bizim dışımızdakilerin özgürlüğü nerede kaldı diye neden düşünülmez?

Doğada böyle de kent yaşamında, apartman birlikteliğinde olay farklı mı? Gecenin bir yarısında bir gürültü, bir şamata! Hastanız mı var? İş yorgunusunuz dinlenmeye mi ihtiyacınız var? Küçük çocuğunuzun uykusu mu kaçtı?Bu ve benzeri olaylar hiç mi hiç düşünülmez. Hele bir uyarıda bulunun da görün. "Evim değil mi istediğimi yaparım. Kendi evimde özgür olamayacak mıyım?" sertleşmesi. Peki ya her gün karşı karşıya kaldığın komşunun özgürlüğü?!

Parka bahçeye gidersiniz, durum aynıdır. Paylaşımdan yana hiç kimse olabildiğince cömert değildir. Trafik ayrı bir sorundur. Yolların özgürlüğü yalnızca yolları işgal edenlerindir. Kurallara saygıda herkes özgür, herkes haklıdır. Yollarda bulunan ışıklı levhaların pek de bir anlamı yoktur. Durmak, durmamak, yolun ortasında durup muhabbet etmek özgürlüğü magandalıkla sınırlıdır.

Caddelerin temiz olmasına aldırış etmeyen kirletme özgürlüğümüz. Çöpümüzü gelişi güzel dökme, bacamızdan simsiyah duman çıkarma özgürlüğümüz. Otobüs koltuklarını kesme, duvarlara yazı yazma, durakları tahrip etme, kabuklu yiyeceklerle meydanları kirletme özgürlüğümüzü kullanmakta şimdilik bir sıkıntımız yok.Bir gün mutlaka kendimizden başka yaşama hakkına sahip olanları da aklımıza getireceğiz. Ne de olsa üniversite şehri oluyoruz. Bilimsellik sınırı içinde özgürlüğün ne olduğu mutlak öğretilecektir.

Bu yazı toplam 346 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim