• BIST 89.270
  • Altın 147,050
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 15 °C

Özlem ve kaygı

Mustafa Namdar

Geçmişten gelen bazı davranışların yeterli olmadığı gün gibi ortada. Çoğalan dünya nüfusuyla birlikte, insanlar hem yiyeceklerini daha kaliteli, hem de yetiştirdiği ürününü kendi ambarından komşularına da yetecek şekilde hazırlamak durumunda. Tarımla uğraşanlar, dededen kalma yöntemi uygulamak yerine, önce tohumu saçacağı toprağının kalitesini, hangi ürüne daha uygun olduğunun tahlillerini yapıyor. Yapmak zorunda olduğunu koşullar zorluyor. Artık bismillah deyip avucuyla tohumu gelişigüzel saçarak, sonucu bir kenarda oturup beklemiyor. Günümüz insanı ne istediğini bilecek. Ne yapmak istediğini bilen insanlar da, hedefe ulaşmak için neleri yerine getirmek gerektiğini bilecek.

2007-2008 eğitim-öğretim yılının başlamasına çok az bir zaman kaldı. Şu anda okullarımızda yeni öğretim yılına hazırlık amaçlı hummalı bir hareketlilik var. Bunların en önemlisi de, öğrenci kayıtları. Öğrenci kayıtlarında velinin en çok sıkıntısı, okullara göre mahallelerin bölge bazında belirlenmiş olması. Velinin okul kadrosunu, laboratuvar durumunu, ders araç ve gereç imkanlarını dikkate alarak okul seçme imkanı yok. Eğitim-öğretimde çok söz edilen eşitlik ilkesi içindeki okul seçme özgürlüğü, bölge uygulamasıyla elinden alınıyor. Aynı durum diyelim, koşullar uydu, istenen okula kayıt yaptırıldı, bu sefer de birinci sınıfta çocuğunu, teslim edeceği öğretmenini seçme şansı olmuyor. İsteklerin bu anlamda yerine gelebilmesi için illegal yollardan sorun çözme yöntemlerine ait bir koşuşturma başlıyor. İşte trafik bu noktada tıkanıyor ve şikayetler başlıyor. Bunun çözümü, okul donatılarının birbirinden farklı olmayacak şekilde olmasıdır. İkincisi ve en önemlisi de, öğretmede öne çıkan başarılı öğretmenlerin okullara dağılımı, eşit ölçülerde yapılmasını sağlamak olacaktır. Yok birbirimizden farkımız düşüncesine velimizi inandırmaktır.

Okul açılışlarında yaşanan sıkıntı, yalnız öğretmen ve okul tercihi midir? Veliyi ekonomik olarak, öğretmen ve yöneticiyi de, işlevsel olarak en büyük sıkıntıya sokan kayıt parası adı altında elin cüzdana gitmesine zorlanmasıdır. Okulların açılışında kabus gibi çöken bu sıkıntı yıllardır yaşanır ama, bir türlü çözüm bulunamaz.

Okullarımıza gelen ödenekler bellidir. Okullarda memur kadroları yeterli değildir. Büro hizmetleri için hizmet satın alınacaktır. Amma; bu konuda ödenek yoktur. Okul İdaresinin, öğretmenin, velinin en çok titizlendiği konuların başında hijyen gelir ama, bunun sağlanması için hizmetli yoktur. Hizmetin satın alınması için ödeneğe ihtiyaç vardır ama; ne kadrolu elemanınız, ne de bu konuda bir harcama kaleminiz yoktur.

Denetleyicilerin en başta aradıkları temizliktir, öğrenci başarısıdır, bürokratik işlemlerin yerine getirilmesidir. Onlar bunları hep ister amma; koşulların yerine gelebilmesi için ellerinde reçeteleri yoktur. Olsa da pek dikkate alınmadığı için, tedavi hep yarım kalır. Sonuçta pansumanı yapmak zorunda kalan idareci, gönüllü olarak bağış adı altında veliden yardım talebinde bulunur. O da kayıt parası diye soruşturmaya tabi tutulur.

Peki bunun çözümü için formülü yok mu? İlköğretim okullarımız için olmalı diye düşünüyorum. Nasıl mı? Şöyle: İlköğretimler mecburi mi? Mecburi. Mecbur edilen yerde koşullar hazır olmalı mı? Olmalı. Olmadığında devletin bazı birimleri devreye girmeli. Nasıl mı? Yerel yönetimlerde İl Özel İdareleri. Buraların ilköğretimlerle ilgili bakım, onarım, ders araç gereciyle ilgili yaptırımları oluyorsa. En azından bu okullardaki temizlik işlemlerini satın alabilir. Elde mevcut hizmetli kadrosunu sınıf ve salon durumuna göre dağıtımı yapılır. Geride kalan okullardaki hizmet de özel idarelerce yerine getirilebilir. Belki o zaman kadrolu personel masrafından daha ucuza gelebilir. Bir zamanlar yaptığım bu teklif, ilin valisi tarafından kabul görmüş, istenen mali tablo Milli Eğitimce bir türlü çıkarılıp gönderilemedi. Olay da unutuldu gitti.

Her yıl sene başında kaşınarak kanatılan bu yarayı en azından ilköğretim okullarımızda tedavi etme imkanımız olur. Bu durum tabii ki büro hizmetleri için de geçerli olabilir.

24.08.2007

Bu yazı toplam 321 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim