• BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

ÖZNE BOLU !

N. Gürkan Yetkin

Son dönemde bazı dostlar Sayın Alaaddin Yılmaz ile aramda bir problem olduğunu düşünmüşler.Hele bazıları sağ olsunlar ziyaretimize gelerek durum hakkında bilgilenmek bile istemişler.Bu duruma biraz açıklık getirelim ve dostlarımızın gönüllere su serpelim.
Belediye başkanımız ile ilgili gündemi değerlendirirken iki ana unsura dikkat etmek zorundasınız!

1)Sayın Alaaddin Yılmaz ile Belediye Başkanımızı ayrı ayrı ve hatta birbirlerinden çok farklı iki insan olarak değerlendirmek zorundasınız!

Sayın Alaaddin Yılmaz ile aranız çok iyi olabilir.Akraba,arkadaş,dost,hısım partili, partisiz olabilirsiniz.Bu durum aynı şekilde Belediye Başkanı ile olan ilişkilerinizi yönetmez.Başkan herhangi bir konuda net bir biçimde kararını vermiş ise ,kararı yanlış olsa dahi asla geri adım atmaz.Karar alma konusunda artılar ve eksileri karar öncesinde çoktan analiz ettiği için sonuç ne olursa olsun sorumluluğuna sahiptir.Seçimler öncesinde bir dergide yayınlanmış olan röportajı hatırlar iseniz tüm samimiyetini açık bir biçimde görürsünüz.
Tam ters açıda söz konusu olabilir.Başkan ile ikili ilişkileriniz sağlıklı olmayabilir.Ancak konu ne olursa olsun bir sıkıntınız ya da bir sorunun çözümü hakkında bir fikriniz var ise aktardığınız konuyu can kulağı ile dinler.

2)“Özne Bolu” kavramını gerçekten anlamak durumundasınız!

Dikkat edilecek en önemli husus yüklemden önce özne meselesidir.Özne Bolu olduğu için Bolu ile uyuşmayan her türlü yüklem,Başkan Alaaddin Yılmaz ile aranızdaki en önemli sorununda temelini oluşturur.

Hizmetkarı olduğu şehrin bir hükümdarı gibi ,şehre zarar verecek her türlü hamleye doğal olarak karşı koyar.
Bolu Belediyesi resmi internet sayfasında pazartesi günleri canlı olarak yayınlanan ve arşivde de saklanan müdürler toplantısı dikkatlice izlendiğinde yaklaşım daha net anlaşılır.
İnternet imkanından yararlananlar bir izlesinler.Görüntü ve ses kalitesi çok iyi olmasa da durum açık bir şekilde anlaşılacaktır.
İlgili müdürlüklerce başkana sunulan raporlarla ilgili,başkanın sorduğu sorulara cevabı olmayan müdürler,konu hakkında ağzını bıçak açmayan sorumlu başkan yardımcıları!
Toplantı sonunda ortaya çıkan “güven” problemi!
Yeterli sayıda işçi var mı?
Yeterli malzeme var mı?
Yeterli para var mı?
Yeterli makine var mı?
Tüm bu soruların cevabı evet olduğu halde sonuç alınamıyorsa problem nereden kaynaklanmaktadır?
Metot!
İşleri kara düzen tabiri ile yürütmeye kalkarsanız projeniz açısından ciddi bir metot hatası içine düşersiniz.Yapılacak işlerin ne olduğu belli olduğu halde, bu iş ile alakalı iş programını oluşturamadığınız müddetçe sonucun ne sizi ne de bir başkasını tatmin etmesi, imkansız hale gelir.
Rutin bir biçimde her hafta pazartesi günleri yapılan bu toplantılarda ,inatla bu metot hatası manzaranın benzer olmasının ayrıca bir izahı da yoktur!
Kısaca bizim adımıza bizden yetki alanlarda ,özde bizler için çalışanlarda bu şekilde bir metot hatası olduğu ve sorunlar nedensiz bir biçimde çözümsüz kalınca ,bu şehirde yaşayan bizler açısından da iki seçenek ortaya çıkar!

1) sorunları görmezden gelip gündelik yaşantımıza devam etmek ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın gibi saçma sapan bir felsefenin peşinden gitmek!

2) Sorunları,yanlışlıkları ortaya koyup ,orada burada dedikodu yapmadan net bir dil ile çözümün parçası olmaya çalışmak!

Özne Bolu ise ,bu özneye uygun yüklemlerle hayata devam etmek kimseye sorun ve sıkıntı yaşatmaz!Yeter ki maksat aşılmasın!
Bu net tavır birilerinin hoşuna gitmeyebilir!
Nefsine ağır gelebilir!
Ciddiye alır ya da almayabilir!
Kimsenin umurunda olmayabilir!
Tüm olumsuz yanlarına rağmen başka birileri de bıkmadan usanmadan, en önemlisi korkmadan elinden geldiğince yazabilir!

Kısaca önemli olan niyettir!

Naziler, komünistleri götürdüklerinde sustum.
Çünkü ben komünist değildim.
Sendikacıları götürdüklerinde sustum.
Ben sendikacı da değildim.
Sosyalistleri içeri aldıklarında sesimi çıkarmadım.
Ben sosyalist değildim.
Yahudileri tutukladıklarında sustum.
Çünkü ben Yahudi değildim.
Beni götürdüklerinde, geride artık karşı çıkabilecek kimse kalmamıştı.


Alman Papaz Martin Niemöller

08.09.2011


Bu yazı toplam 1032 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim