• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -8 °C

Papa 16. Benedict'in Türkiye ziyareti

Mustafa Öz

Papa aynı zamanda Hıristiyan âleminin önde gelen ruhani ve siyasi lideri. Katolik mezhebinin tartışılmaz lideri. Ayrıca 16. Benedict laiklik karşıtı, İslamiyet'e ve onun peygamberi HZ. MUHAMMET'E (Müslümanlara) karşı ön yargılı bir din adamı. Hıristiyanlar arasında özellikle Katolikler arasında DİYALOĞ dan yana samimi olmayan tavır ve görüşleri ve söylemleri var.

Türk milleti İslamla şereflendikten sonra: İslam'ın yayılması, İslam adaletinin hâkim kılınması için çalışmıştır. Peygamberimiz ve ashabının dönemi dışında İslam'a en çok hizmet etmiş bir millettir. Katolikler haçlı ordularını Ortodokslardan sonra Müslüman TÜRKLER için düzenlemişlerdir. Türkler Hıristiyan tebasına inanç, hak, hukuk yönünden son derece adaletle hükmetlerine rağmen: Hıristiyanlarca hep öteki olarak algılanmışlardır. Avrupa'da, Amerika'da, Rusya'da Müslüman deyince son döneme kadar hep TÜRK akla gelmiştir. Türk insanının Anadolu'yu yurt yapmasını, Viyana önlerine kadar gitmesini Afrika'yı Ortadoğu'yu fethetmesini bir türlü içlerine sindirememişlerdir. Her buldukları fırsatta aleyhimize hareket etmişlerdir.

Sadık tebamız Ermenileri kışkırtmaları: Rumları, Yahudileri kışkırtmaları. Ortodokslar için hamilik yapmaları hala yapıyor olmalarını hep bu bilinç altına attıkları MÜSLÜMAN TÜRK FOBİSİNDEN kaynaklanmaktadır. Hıristiyan ülkelerin bugünkü zenginliklerinin temelinde sömürgecilik, kölelik ve zulümden edindikleri sermaye vardır. Günümüzde globalizim adı altında uluslar arası sermaye gücü dünyayı yine esir almıştır. Globalleşme sermaye gücünü elinde bulunduran Hıristiyan bloğun (AMERİKA VE AVRUPA DEVLETLERİNİN) çıkarlarına hizmet etmektedir. Uluslararası sermaye, barış, adalet, kardeşlik adına hiçbir şey yapmamaktadır. İnsanlar bu sermayenin gücü karşısında karın tokluğuna modern köle olarak çalışmaktadır. Bu şirketlerin bir tanesinin cirosu ülkemizin milli gelirinin üç katıdır.

Özellikle AMERİKA ulusal gücünü korumak için Müslümanları hedef seçmiştir. Çoğu iç problemleriyle uğraşan krallıkla, emirlikle ve FAŞİST idarelerle yönetilen bu ülkeler petrol rezervi yönünden zengin olmaları nedeniyle sömürgecileri cezp etmektedir. Ortadoğu'da özellikle Irak'taki karışıklığın temelinde PETROL vardır.

Müslüman ülkelerinin geri kalmışlığı, iyi yönetilememeleri. Küresel adaletten yararlanamamaları sonucunda hakkın elde edilmesinin TEK YOLUNUN silahlı MÜCADELE olduğunu ortaya koyan ÖRGÜTLER kurulmuştur. Hizbullah, el kaide, hamas v.b. Bu örgütlerin faaliyetleri çoğu kez Hıristiyan dünyasınca İsrail ve Amerika tarafından desteklenmiştir. Her yaptıkları eylem sonucunda BARIŞ VE KARDEŞLİK dini olan İslam'a karşı tavır alınmıştır. İslam eşittir TERERÖZİM noktasına insanlığı getirme gayretine girmişlerdir.

Papa 16. Benedict de İslamı bu çerçevede değerlendirmiş, Hollanda ve Danimarka da İslam'a ve onun peygamberine hakaret edilmiştir. Müslümanlar topyekûn incitilmiştir. Bu nedenle papa'ya karşı Müslümanlarda intifal uyanmıştır.

Özellikle ülkemizde Hıristiyan azınlığın dini faaliyetlerinde kısıtlama baskı yoktur. Ortodoks fener patrikhanesinin Rus kilisesine ve diğer Ortodokslara rağmen AVRUPA'NIN ve Amerika'nın desteğiyle kendini EKÜMENİK ilan etmesinin doğurduğu rahatsızlık dışında ülkemizdeki GAYRİMÜSLİMLERLE sorunumuz yoktur.

Papa'nın ziyareti işte bu birikim üzerine oturduğu için önemli hale gelmiştir. Papa Müslümanlara karşı ön yargılı bakışını ziyaretinde bir miktar düzeltecek tavır göstermiştir. Ülkemizi ziyaretinin esas amacının KATOLİK kilisesinin Ortodoks kilisesi yakınlaştırılması olduğu yani Hıristiyanlar arası diyalog olduğu kesin anlaşılmıştır. İnsanımız ve ülkemiz hakkında söylediği güzel sözler bizi memnun etse de kafamızdaki soru işaretlerini bitirmemiştir.

Papa fener Rum patriğini EKÜMENİK olarak ilan etmesi. Ülkemizdeki Katoliklerin sayısını olduğundan fazla gösterip Katoliklerin bir takım sıkıntısından bahsetmesi. Ülkemizdeki Katolikleri SÜRÜ olarak niteleyip teşkilatlı olmaya yönlendirmesi dikkatlerden kaçamamıştır.

Diyanet işleri başkanlığını ziyareti ve Müslümanlarla diyalogdan bahsetmesi. Sultan Ahmet Camisindeki saygılı duruşu, anıt kabir ziyaretinde deftere yazdıkları ile Türk insanını sevdiğini belirtmesi de kafamızda olumlu duygular olarak kalmıştır.

Hıristiyan âleminin gerçek diyalogu yakalaması Müslümanlara karşı ön yargılardan arınmasına ve küresel adaleti gerçekleştirecek samimi çalışmalarına bağlıdır. İnsanlar açlıktan ölürken, geri kalmış ülkeleri sömüren. Bu ülkelerin insanlarını sivil toplum çalışmalarını ve misyonerlikle Hıristiyanlaştırma planlayan ülkemizde binlerce ev kilisesi açan, her konuda Müslümanları aşağılayan bir anlayışla gerçek diyalog sağlam zor görünüyor.

Medeniyetler çatışmasına son vermek için geçmişinde medeniyetlerle diyalog yaşamış Türk insanına ön yargısız yaklaşılmalı. SEVRİ HORTLATMA, AB sevdamızı zaaf kabul etme. Bizi bir avuç Rum'u kullanarak boğma taktiklerinden vazgeçmeleri lazımdır.

Sonuç olarak Papa'nın ziyareti siyası ve ruhani yönleriyle her iki taraf içinde yaralı olmuş en azından ön yargıların biraz dağılmasını sağlamıştır.

Ülkeler arasında ebedi düşmanlık, ebedi dostluk yoktur…! Karşılıklı çıkarların korunması ve müzakeresi vardır.

08.12.2006 

Bu yazı toplam 258 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim