eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C

Papatya falı gibi

Mustafa Namdar

Gönlü sevdalanan herkesin yaptığı gibi seviyor, sevmiyor yerine, verecekler, vermeyecekler diye koparılıyor papatya yaprakları. Bir Özel İdare binası nazar boncuğu gibi her kurum yakasına takmak istiyor. Haklılar da. Şehrin göbeğinde her tür ihtiyacı karşılayabilecek güzellikte. Çoğu birimin gözünü kamaştıracak durumda. Birçok kurumla ilgili yeni oluşumlarda, sanki boş gibi görünüyor ama, mülkün sahipleri geleceği düşünerek ihtiyatlı davranmaya özen gösteriyorlar gibi. Haklılıklarını zaman gösterecek.

Bina ile ilgili talepler vardı. Merak edenleri vardı. Yurtkur istemişti olmadı. Üniversite istemişti olmadı. Şimdi ise Bolu Başsavcılığı'na tahsisi ve kiralanmasına ait istem vardı. Ne olacaktı? Nasıl bir karar çıkacaktı? Merak ediyordu insanlar. Kimileri olumlu, kimileri olumsuz bakıyordu. Trafik sorunu olur deniyordu. Caddede zaten bir trafik karmaşası vardı. İyice içinden çıkılmaz olur deniyordu. Adliye binasını rahatlama adına böyle bölük pörçük hizmet üretmek yerine, ne olurdu bütün güçlerimizi birleştirebilsek de, başka illerin sahip olduğu adliye sarayları gibi görkemli bir binamız da bizim olsa diye çalışabilsek deniyordu. Haksız da değillerdi hani. Ellerin görkemli adliye sarayı oluyordu da, bizim niye olmasındı. Görüşme açıldığında İl Genel Meclisi üyemiz şöyle söylüyordu: “Bolu'da bir İzzet Baysal'ımız olmasaydı, bizim hiçbir şeyimiz olmayacak mıydı?”

Sanki nerde bu devlet der gibiydi. Mevcuda el uzatılacağına, devlet tutuverse uzanan eli ne olur der gibiydi.

Bir başka üyemiz de; “Herkes haklı olarak kendi sıkıntısını dile getiriyor. Yerel Yönetimler Yasası kapımızda. Buna göre gelecekte bizim de ihtiyacımız olacak. Adliyemize yardıma çalışalım ama, biz aynı duruma düştüğümüzde kimin kapısını çalacağız, çok iyi düşünmemiz gerek” diyordu.

Başkan bu konuda gerçekten hassas davranıyor, hemen bütün üyelerin düşüncelerini alıyordu.

Sırasıyla konuşuyordu üyeler.

-Adliyemize yardımcı olalım olmasına da, bu binayı vererek değil. Onlara arsa veya başka bina bularak ya da siyaseten ağırlık koyarak yeni bir bina yaparak.

-Talepte bulunan kurumları saygıyla karşılıyoruz ama, onlar da bize hak versinler. Burası boş gibi görünse de, boş değil. Kendi birimlerimiz için gerekli.

-Talebin reddine ait karar vermek zor. Hoş görülsün ki gerçekten bizim bu binaya ihtiyacımız var.

-Tesellimiz o ki, Belediyemizin bu konuda çalıştığı duyumlarını aldık. Umarız sorun çözülür.

-Ve konuşmayan birkaç üye de görüşlere katıldıklarını beyan ettiler.

Sonuçta teklif oylamaya sunuldu. Teklifi kabul edenler! Hiçbir el yerinden kımıldamadı. Teklifi kabul etmeyenler sorulduğunda, bütün eller aynı anda havaya kalktı. İstem oy birliği ile kabul görmemişti.

Görüşme konusunun çok hassas olduğu bütün üyelerce biliniyordu. Konuşmacılar yanlış bir anlama neden olmasın diye kelimeleri özenle seçiyorlardı.

Sonuçta bir karar verilecekti. Verildi de. Ama öyle verildi ki kırıyor muyduk acaba bu konuda kapımızı çalanları diye de bir burukluk gözleniyordu üyelerde.

27.11.2007

Bu yazı toplam 350 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim